<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>The SAINT</title>
	<atom:link href="http://thesaint.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://thesaint.wordpress.com</link>
	<description>Tatlı Sert</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 15:57:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='thesaint.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>The SAINT</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://thesaint.wordpress.com/osd.xml" title="The SAINT" />
	<atom:link rel='hub' href='http://thesaint.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Düşene gülme, sızım sızım sızlar</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/27/dusene-gulme-sizim-sizim-sizlar/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/27/dusene-gulme-sizim-sizim-sizlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 01:40:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[no comment]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[tam.buesnada]]></category>
		<category><![CDATA[şa'kı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5649</guid>
		<description><![CDATA[Liseyi yerlerde, sürünerek geçirdim. Mecazi olarak değil (tersine, çok güzeldi lise), gerçek anlamında. Birçok zaman yerde olurdum. Şimdi nasıl olurdu, durumlar nasıl gelişirdi anlatmak güç, ama yere düşmekten hiç çekinmezdim. Bazen çeşitli oyunlar, sportif faaliyetler, denge denemeleri: mesela etüdde sandalyede otururken sandalyenin çeşitli ayakları üzerinde durma denemeleri -bazılarında direk kendini arkaya bırakış. Birçok grup resmi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5649&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#800000;">Liseyi yerlerde, sürünerek geçirdim. Mecazi olarak değil (tersine, çok güzeldi lise), gerçek anlamında. Birçok zaman yerde olurdum. Şimdi nasıl olurdu, durumlar nasıl gelişirdi anlatmak güç, ama yere düşmekten hiç çekinmezdim. Bazen çeşitli oyunlar, sportif faaliyetler, denge denemeleri: mesela etüdde sandalyede otururken sandalyenin çeşitli ayakları üzerinde durma denemeleri -bazılarında direk kendini arkaya bırakış. Birçok grup resmi sırasında da kendimi yerde bulurdum. Sınıfçak enerjimiz boldu.</span></p>
<p><span style="color:#800000;">Kaleciliğin de çok payı var tabi. Uçmaktan, yerden yere atlamaktan çekinmeyen bir kaleciydim. Betonda bile. Hepsinin etkisiyle kedi dedikleri bir dönem olmuştu.</span></p>
<p><span style="color:#800000;">Bu akşam topallayarak eve dönerken bunu düşündüm. Bu düşüşü o zamanlar yaşasam böyle mi olurdum acaba sonrasında, çünkü bir keresinde merdivenlerden düşmüştüm de sonra birşey olmamış gibi kalkmıştım. </span></p>
<p><span style="color:#800000;">Tansaş&#8217;a gitmiştim eve giderken. Dönerken pek denemediğim deniz tarafında otobüse bineyim dedim (biraz sohbetimizin olduğu bir çalışanla aynı anda çıktık, onun gittiği tarafa gittim, sonra yönlerimiz ayrıldı). Karanlıkça bir bölge, kaldırımları da dar ve düzensiz. Bir an kaldırımın ya kenarına bastım veya kaydım. Böyle şeyler olur da sonraki adımda toparlarsınız, az kalsın düşüyordum dersiniz. Ben sonraki adımda da toparlayamadım, bir sonrakinden sonra da uçtum. 2 elimde de torba vardı, tutunamadım, anlatamayacağım şiddette bir düşüş oldu. Bir süre de düştüğüm durumdan kıpırdayamadım. Garip bir şekilde düşmüştüm. Dizimi çarpmıştım, ve o dizim kıvrık, kaldırımın kenarındaki su birikintisini içindeydi, parmağımı da kötü çarpmıştım, torbalar tabi bir taraflara uçmuştu, içlerinde yoğurt, sütler, yumurtalar duruyordu ama.  </span></p>
<p><span style="color:#800000;">Etrafta kimse yoktu. Arkadaki apartman tümden insin, beni kuş gibi kaldırıp evime bıraksın istedim. Kimse gelmedi. Hiç alışık olmadığım bir süre kıpırdayamadıktan sonra doğruldum. Sonra da bir süre ayağa kalkamadan yerde oturup hasar tesbiti yaptım. Kırık vardır sanmıştım, yoktu galiba. Sonra zar zor hemen ilerideki durağa geldim, duraktakiler garip garip baktı. Otobüs, 2 durak zaten ev, topallayarak girdim eve. Çok kötü düştüm dedim anneme. Girerken merdivenden inen birileri vardı. Mehmet&#8217;i tanımadın mı, selam verseydin, dedi annem. Ne Mehmet&#8217;i anne ya dedim. Biraz sonra pantalonu çıkardığımda diz kapağının üzerinde deri kalmamıştı, o görüntünün televizyonda gösterilebileceğine emin değilim.</span></p>
<p><span style="color:#800000;"> Tendürdiyot-büyük acı (yakmayanına rağmen), bant. Büyük kare tipli bantlar var ya, bulamadım evde, küçüklerinden 7 tane anca yetti. Şimdi acısı geçti, çok tatlı bir sızısı var, cidden hoşuma gitti o sızı. Ama o bantları nasıl çıkaracağım diye endişeliyim.</span></p>
<p><span style="color:#bb8462;">____________________</span></p>
<p><em><span style="color:#888888;">Şimdi hatırladım, Sezen de aynı bu sızı gibi tatlı tatlı ve sakin sakin söylüyordu <span style="color:#28a5cc;"><a href="http://thesaint.wordpress.com/2010/08/13/bilirim-sonu-var-bunun/" target="_blank"><span style="color:#28a5cc;">Sızı&#8217;yı</span></a></span>. <a href="http://thesaint.wordpress.com/2010/08/13/bilirim-sonu-var-bunun/" target="_blank">Daha önce bahsetmiştim şarkıdan</a>, ama tekrar tekrar hatırlansa yeridir &amp; hakkıdır.</span></em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5649/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5649/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5649/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5649/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5649/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5649/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5649/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5649/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5649/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5649/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5649/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5649/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5649/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5649/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5649&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/27/dusene-gulme-sizim-sizim-sizlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Orta Anadolu&#8217;da Bir Yer</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/18/orta-anadoluda-bir-yer/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/18/orta-anadoluda-bir-yer/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 04:29:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[ti-vu]]></category>
		<category><![CDATA[TR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5620</guid>
		<description><![CDATA[Şu sahne Kuzeyde Bir Yer&#8217;de (özden&#8217;e özel not: haftaiçi her gece tnt&#8217;de, ama çoğunlukla çok geç saatlerde) geçiyor: - Kasabanın, hayal dünyasına ait gibi görünen, pür anlamında saf, uzun saçlı radyo programcısı (dj demek ona aşağılama gibi olur) Chris, yolda kamyonetiyle bir köpeğe çarpar. Hemen doktor Fleischman&#8217;a getirir, ama köpek çoktan ölmüştür. Tasmasındaki adrese gidip [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5620&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#003366;">Şu sahne Kuzeyde Bir Yer&#8217;de <span style="color:#666699;">(özden&#8217;e özel not: haftaiçi her gece tnt&#8217;de, ama çoğunlukla çok geç saatlerde)</span> geçiyor:</span></p>
<p><span style="color:#003366;">- Kasabanın, hayal dünyasına ait gibi görünen, pür anlamında saf, uzun saçlı radyo programcısı (dj demek ona aşağılama gibi olur) Chris, yolda kamyonetiyle bir köpeğe çarpar. Hemen doktor Fleischman&#8217;a getirir, ama köpek çoktan ölmüştür. Tasmasındaki adrese gidip kapıyı çalar. Bir adam açar. Adama merhabalar, ben köpeğinizi öldürdüm der. Adam benim köpeğim yok ki der. Ama hikaye gizeme bağlanmaz, o adam oraya sadece tamirat için gelmiştir, evde akademik çalışmalar yapan bir kız kalmaktadır. Kız Chris konuşmaya başlamadan ona yaptıklarını anlatır. Pi sayısının gizemi ile ilgileniyordur, onun uzayan rakamları arasında bir seri yakalamaya çalışıyordur. Sonra Chris köpeğini öldürdüğünü söylediğinde üzülür ama çok yumuşak karşılar. </span></p>
<p><span style="color:#003366;">Chris, sonraki gün kızın diğer köpekleri için küçük hediyeler getirir. O sırada, dayanamaz ve kıza ondan hoşlandığını söyler, birbirimizi görmemiz mümkün mü sence diye sorar. Peki, kız ne yapar? Bilmem ki, neden olmasın der. Sonra, Chris, kız aceleyle üniversiteye gitmek için çıktığında hayvanları ben beslerim der. Muhabbet kuşuna yemini verdikten sonra kuş anında ölür. Chris de kasabadan kuşun aynısını bulup alır, kız anlamaz. Ama sonra dayanamayıp söyler Chris. Bu böyle mi sürecek, yani sürekli birşeylerimi mi öldüreceksin der kız. Sonra, onun bir karşılık almasının, bu ilişki için tek yol olduğunda anlaşırlar. Ama benim evcil hayvanım yok der Chris. Sonra ikisi de Chris&#8217;in gözü gibi baktığı, orijinal parçalarını tek tek kendisinin bir araya getirdiği motorsikletine bakarlar. Sonraki sahnede motorsikleti uçurumdan aşağı attıktan sonra şimdi nasıl hissediyorsun diye sorar Chris. Daha iyi der kız.</span></p>
<p><span style="color:#006600;">- Bu sahne de ODTÜ&#8217;de geçti: Akşam karanlığı ve yağmur altında şemsiyeyle yürüyordum. Önümde de iki kız vardı, ikisi de şemsiyesiz. İki de bir de dönüp bana bakıyorlardı. Ben de isterseniz size de tutayım şemsiyeyi, çok baktınız da dedim. Yok, dediler, güldüler. Sonra ikisi ayrıldı, biri arka yoldaki durakta durdu (mühendisliklerden gelip fizik, matematik, sosyal bilimlerin arkasında geçip hazırlığa doğru giden arka yol). Onu görünce dolmuşa oradan bineyim bari dedim, esas durağa yürüyeceğime. Bu sırada da Kızılay burada duruyor mu, eskiden buradan bir tek Ulus&#8217;a binilirdi, Kızılay hep dolu geçerdi diye sormaya başladım ona. Hemen sonra dolmuş geldi, bindik. Arkası bomboştu, o 4&#8242;lünün orta tarafına oturdu, ben de ayıp olmasın diye kenara değil, ortaya oturdum. Konuşmaya devam ediyorduk, bölümlerden filan. Benim kadar o da konuşuyordu. </span></p>
<p><span style="color:#006600;">Sonra para vermek için kalktım ben, artık öyle yapan çok oluyor ve sinir oluyorum ben, dolmuş dediğin şeyde elden uzatılır bu, ama önümüze uzatacak kimse yoktu. Neyse, ben dönerken kız da köşeye doğru çekiliyordu. Yuh dedim. Ters geldi bana hareket. O ana dek düzgün yüzüne bile bakmamıştım. Biraz zaman daha geçti, yanımıza binen kimse olmadı, orada yanı da boştu, ama o kalktı, önümüzdeki tekliye oturdu. O zaman da oha, yok artık dedim, neredeyse dışımdan. Tersliğin bu kadarı.</span></p>
<p><a href="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/northern-exposure-maggie5.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5643" title="Northern Exposure - maggie5" src="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/northern-exposure-maggie5.jpg?w=450" alt=""   /></a><br />
<span style="color:#808080;">[<em>Maggie'yi izledikten sonra gel de dünya üzerinde başka bir kızı beğen</em>].</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Türk kızları anormal derecede paranoyak. ODTÜ uluslararasında master yapanı da böyle, okumamışı da (hatta ilki daha berbat). Çok rahat araştırılabilecek birşey söyleyeyim: Feysbuk kullanmam, sevdiğim birşey olmadığından da bahsetmiştim. Ama İtalya&#8217;daki tiyatro festivali için kaydolduğum bir profilim vesilesiyle oradan gördüklerim var, ve zaten artık çok kaçınamıyorsun o siteden, o-bu vesiyleyle önüne çıkıyor, gözüne çarpıyor: sadece çok sosyal İtalyan&#8217;lar değil, herhangi bir batılı ülkede kızların bilgilerini, resimlerini paylaşma oranı %50 civarı ve genelde üstündeyse Türkler&#8217;de %10 değil. </span></p>
<p><span style="color:#000000;">Buna kabul edebileceğim tek eleştiri-düzeltme, paranoyak olanın sadece kızlar değil, her iki cinsiyet, yani tüm toplum olduğu olabilir. Çünkü tabi ki o kadar dikkat etmedim ama oğlan kısmında da oranlar çok farklı olmayabilir (ama yine de yabancı-Türk ayrımı kesin kızlara göre daha azdır).</span></p>
<p><span style="color:#003366;">- Dün gece izlediğim bölümde, <span style="color:#3137c3;"><a href="http://www.youtube.com/v/U2TPMoP01Sc" target="_blank"><span style="color:#3137c3;">Chris&#8217;in, yılın en karanlık gecesini ışıklandırdığı büyülü sahneyle</span></a></span> bitireyim.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5620/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5620/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5620/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5620/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5620/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5620/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5620/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5620/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5620/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5620/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5620/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5620/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5620/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5620/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5620&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/18/orta-anadoluda-bir-yer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/northern-exposure-maggie5.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Northern Exposure - maggie5</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Son bir ayda neler oldu</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/17/son-bir-ayda-neler-oldu/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/17/son-bir-ayda-neler-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 00:59:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[polit büro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5608</guid>
		<description><![CDATA[ô Ayhan Çarkın, Fırat Tanış rolüne soyundu. Mezar arama görüntüleri, &#8220;buralar çok değişmiş, tanıyamadım&#8221; demeçleri nasıl da tanıdık. ô Fransız mallarını boykot ettik. Durun, yoksa etmedik mi? Megane satışları arttı derler. Modern zamanların boykot fikirleri de en fazla bir haftada unutuluyor. Bizim boykotlarımız müthiştir zaten. Hep anlatırım, Öcalan&#8217;ı iade etmediğinde İtalya&#8217;yı ülkece boykot etmeye kalkmıştık da kendisine [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5608&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><strong><span style="color:#109213;"><span style="font-size:14px;">ô</span></span></strong> Ayhan Çarkın, Fırat Tanış rolüne soyundu. Mezar arama görüntüleri, &#8220;buralar çok değişmiş, tanıyamadım&#8221; demeçleri nasıl da tanıdık.</span></p>
<p><strong><span style="color:#109213;"><span style="font-size:14px;">ô</span></span></strong><span style="color:#000000;"> Fransız mallarını boykot ettik. Durun, yoksa etmedik mi? Megane satışları arttı derler. Modern zamanların boykot fikirleri de en fazla bir haftada unutuluyor. Bizim boykotlarımız müthiştir zaten. Hep anlatırım, Öcalan&#8217;ı iade etmediğinde İtalya&#8217;yı ülkece boykot etmeye kalkmıştık da kendisine İtalyan süsü vermiş türlü mobilya firmalarımız pek korkmuştu. Bu arada, ulaştırma bakanlığı da kablo tv&#8217;den RAI&#8217;yi çıkartmıştı -cezayı izleyiciye keserek-. Sonra Öcalan yakalandı, aradan aylar, yıllar geçti, ama RAI geri dönmedi</span>.</p>
<p><span style="color:#000000;">Fransa konusunda herkes konuştu da kimse o kararın bir mantığı olduğundan bahsetmedi (bir tek Nişanyan: <span style="color:#23a848;"><a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1074487&amp;CategoryID=99" target="_blank"><span style="color:#23a848;">bu Fransa&#8217;nın kararı üzerine</span></a></span>, <span style="color:#359748;"><a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1073885&amp;CategoryID=99" target="_blank"><span style="color:#359748;">bu da katliamın sebepleri üzerine</span></a></span> [alttaki yorumları da okumak gerek]). Bugün çıkıp da &#8220;Almanlar Yahudilere soykırım uygulamadı&#8221; demek fikir özgürlüğü kapsamında değil, bir nefret suçudur. Almanlar &#8217;85&#8242;te yasalarına eklemişler bunu. Avrupa Konseyi de Yahudi soykırımını inkar etmeyi, önemsizleştirmek, övmek ve haklı göstermekle aynı suç kapsamında almış.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ermeni katliamına, Yahudi soykırımı ile aynı tanımı vermek en azından tartışma konusu (ve o parlamento kararının da çuvalladığı yer orası), ama arkasında böyle bir mantık olduğunu unutmamak gerek.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong><span style="color:#109213;"><span style="font-size:14px;">ô</span></span></strong> Devlet, 35 vatandaşını öldürdü. Şimdi, iyi biliyoruz ki devletin vatandaşlarını öldürmesi yeni birşey değil. Ama ilk defa böyle bir katliam bu kadar ayan beyan ortadaydı. Ama her zamanki gibi, bu olayı eleştirmek, hatta Uludere demek bile suç oldu (kendi döneminde yapılanları kendisiyle özdeş gören, o yüzden de sahiplenen bir hükümete daha sahibiz). Ece Temelkuran&#8217;ın gazetesinden kovulması gibi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Hemen sonrasında Başbuğ&#8217;un tutuklanması ve gündemin birden değişivermesi de gösteriyor ki bizim kamuoyumuzu yönlendirmek acaip kolay. (Bir olay bir hafta sonra çok eskimiş, konuşmaya bile değmez oluyor). Mesela ben olsam tam şu anda merkez-hafif sağ-bol popülist ve anti-batıcı bir parti kurar, ortaya istediğim gibi komplo teorileri atar, onlar tartışılırken ben de kendi propagandamı yapmış olurdum. Çok net %10 üstü oyu var.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5608/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5608/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5608/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5608/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5608/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5608/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5608/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5608/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5608/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5608/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5608/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5608/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5608/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5608/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5608&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/17/son-bir-ayda-neler-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>2011: Bir Zamanlar Anadolu&#8217;da</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/08/2011-bir-zamanlar-anadoluda/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/08/2011-bir-zamanlar-anadoluda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 04:11:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA['issi]]></category>
		<category><![CDATA[pelikül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5586</guid>
		<description><![CDATA[Burada yılın ilk yazısı geleneksel olarak (2007&#8242;den itibaren 5 yıl boyunca: bir blog için bir asırlık geleneğe denk gelir bu) bir yeniyıl hikayesi olurdu, kimle neler olmuş, neler yaşamışım. Ama şu an içimden gelmediği gibi kimsenin de bunu hatırladığını sanmıyorum. Yoksa, kızlar bittiğinden değil. Hiç olmadı, Arap Bahar&#8217;ı yazardım (elimde olmadan bir süre güldüm). Alin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5586&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Burada yılın ilk yazısı geleneksel olarak (2007&#8242;den itibaren 5 yıl boyunca: bir blog için bir asırlık geleneğe denk gelir bu) bir yeniyıl hikayesi olurdu, kimle neler olmuş, neler yaşamışım. Ama şu an içimden gelmediği gibi kimsenin de bunu hatırladığını sanmıyorum. Yoksa, kızlar bittiğinden değil. Hiç olmadı, Arap Bahar&#8217;ı yazardım (elimde olmadan bir süre güldüm).</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Alin Taşçıyan ki sanırım en sevdiğim eleştirmendir ve Fatih Özgüven&#8217;den sonra en  takdir ettiklerimdendir, &#8220;Siyah Kuğu&#8217;nun abartıldığını düşünüyorum, Bir Zamanlar Anadolu&#8217;da&#8217;nın abartıldığını düşünüyorum. 3 Maymun&#8217;la beraber kaybolan eski NBC&#8217;yi geri istiyorum&#8221; dedi biraz evvel. NBC&#8217;nin bu son iki filmle beraber çok net değişim gösterdiği ve eski NBC&#8217;nin, alanında, o kalibrede eşi olmayan bir yaratıcı olduğu kesin. Ama bu yeni &#8216;görsel&#8217; anlatıcının da düzeyi çok ayrı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Açıkça söyleyeyim, iki filmi de çok sevmedim. Ama buna rağmen, geçen yılın benim için belki de en iyi noktası Bir Zamanlar Anadolu&#8217;da&#8217;ydı. Sevgi ve takdir iki ayrı boyut bende. Nasıl en sevdiğim eleştirmen en iyisi olmak zorunda değilse.</span><br />
<span style="color:#000000;"> Sinemada bu dönemde hikayesine görsel olarak bu kadar hakim ve sadece görüntülerle bir hikayeden fazlasını anlatabilen böyle başka bir yönetmen var mı, bilmiyorum. 3 Maymun&#8217;da da Bir Zamanlar&#8217;da da kamera oyuncuların yüzlerindeyken o kırışıklar senaryoda yazıyor gibi gelmişti bana. 3 gün önce çıkan -ve bana bu yazıyı yazdıran- New York Times eleştirisi de &#8220;filmin isminin hatırlatması gibi, fantastik yüzlerinin çirkin güzelliği de Sergio Leone&#8217;yi çağrıştıyor (Ceylan&#8217;ın birkaç aktörü çirkin-grotesk görünümde Leone aktörlerini geçer)&#8221; demiş.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">3 Maymun&#8217;da da vardı, ama bu filmde daha da çok, başka bir aleme gitmişsiniz; Orta Dünya veya paralel evren gibi değil, bizzat bu dünyanın içinde, ama daha önce hiç bulunmadığınız bir coğrafyada geçen olayları o sahnenin içinde ama hiç görünmeden izliyor gibisiniz. Hatta, rüyanızı kaydetmiş de uzun versiyonuyla izler gibi. İzleme haliniz de bilindik film etkilerinin doğurduğu duyguları içermiyor, neredeyse büyülenmiş gibi (tam kelimesi &#8216;mesmerized&#8217;). Filme yüklenen başyapıt tanımını da en çok doğuran şey, bu farklı izleme durumu gibi geliyor bana (ama buna bir itirazım yok).</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Filmin gecesi büyüleyici derecede güzel. Bir arkadaşım, araba farları bize doğrultulduğunda bile hala etrafı görebiliyor olmamızdaki görsel mükemmelliğin sadece teknik beceriyle açıklanamayacağını yazmıştı. Ben hiç sabah olmasın istemiştim. Sabahın gerçekliğinin bu filmin görsel -sevimli değil, ama çok etkileyici- güzelliğine yakışmayacağını. Oldu ve benim açımdan o etki gereksiz sahnelerle azaltıldı.</span></p>
<p><a href="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/bir-zamanlar-anadoluda1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-5596" title="Bir Zamanlar Anadoluda1" src="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/bir-zamanlar-anadoluda1.jpeg?w=450&#038;h=247" alt="" width="450" height="247" /></a></p>
<p><span style="color:#000000;">Oyunculuklar gerçekten de dikkat edilmeyecek gibi değil. (Çok iyi oynayan) Yılmaz Erdoğan seçimini, birçoklarının aksine hiç de yaratıcı bulmadım hem de. O zaten hep böyle tiplemeleri oynamaz mı? Sonda çıkan, eski yönetmenimiz Kubilay Tunçer (morg görevlisi) de, en azından benim için son derece gereksizdi, hele hele araya illa bir illüzyon sıkıştırması (öyle bir karakter illüzyon mu yapar, Allah aşkına yani). Ama Kaç Para Kaç&#8217;tan beri bayıldığım, ülkenin en iyi aktörlerinden Taner Birsel ve içe işleyen-musallat olan (haunting) bakışlı Fırat Tanış&#8217;a hayran kaldım.</span><br />
<span style="color:#000000;"> Zaten o ikisinin olduğu iki sahne: Muhtarın evinde Fırat Tanış&#8217;ın -bence kızın güzelliği karşısında- gözyaşlarını tutamaması, ve Taner Birsel&#8217;in (Radikal&#8217;in Recep İvedik&#8217;e benzettiği) cesedi tanımlarken kullandığı ifadelerden sonra bir an durup gülmeye başlaması. Bu ikincide, bazı komedi filmlerinde ve dizilerde kapanış jeneriğinden sonraki çekim hataları kısmına geçmiş gibi hissettim. Zaten gece de bitiyordu, o anda film bitsin istemiştim.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Filmin merkezindeki doktorsa, o gözlemci tavrıyla izledikçe son derece itici geldi bana. Bu bir kitap olsaydı o anlatıcı olurdu. Biz de anlatıcının gözünden baktığımız için farketmeyiz bunu: o istese belki çok daha etkili olabilir, ama izlemekle yetinir, kabullenir. Nihilistin sözlük karşılığı. Böyleleri yüzünden gelişmediğimizi düşünürüm hep.</span></p>
<p style="text-align:right;"><a href="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/bir-zamanlar-anadoluda2.png"><img class="alignnone size-full wp-image-5591" title="Bir Zamanlar Anadoluda2" src="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/bir-zamanlar-anadoluda2.png?w=450&#038;h=191" alt="" width="450" height="191" /><br />
<span style="color:#888888;">[o sahne]</span></a></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu filmin, veya bir filmin benim için yılın en güzel şeyi olabilecek olması da filmin barındırdığı hikayecikler kadar acıklı aslında. Geçen yıl hayattan geri kalmadığım belki de tek alandı bu film.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5586/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5586/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5586/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5586/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5586/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5586/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5586/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5586/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5586/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5586/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5586/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5586/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5586/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5586/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5586&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2012/01/08/2011-bir-zamanlar-anadoluda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/bir-zamanlar-anadoluda1.jpeg" medium="image">
			<media:title type="html">Bir Zamanlar Anadoluda1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://thesaint.files.wordpress.com/2012/01/bir-zamanlar-anadoluda2.png" medium="image">
			<media:title type="html">Bir Zamanlar Anadoluda2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İngilizce Kismet</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/19/ingilizce-kismet/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/19/ingilizce-kismet/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 02:16:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[renkli hayat]]></category>
		<category><![CDATA[tam.buesnada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5565</guid>
		<description><![CDATA[Portakalın kapanış partisinin yapıldığı otelin arka bahçesi gerçekten çok hoştu, ayrıca geniş bir de havuz vardı. İki çift vardı gece havuzda, hava soğukçaydı ama farketmiştim ki su gayet ılıktı. Cidden kıskanmıştım o insanları. En azından yakın vadede orada olamazdım ben. Ama böyle bir düşünce geçmedi aklımdan. Böyle şeyleri yanınızda biri varsa söylersiniz, kendi başınızaysa aklınızdan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5565&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#002a55;">Portakalın kapanış partisinin yapıldığı otelin arka bahçesi gerçekten çok hoştu, ayrıca geniş bir de havuz vardı. İki çift vardı gece havuzda, hava soğukçaydı ama farketmiştim ki su gayet ılıktı. Cidden kıskanmıştım o insanları. En azından yakın vadede orada olamazdım ben. Ama böyle bir düşünce geçmedi aklımdan. Böyle şeyleri yanınızda biri varsa söylersiniz, kendi başınızaysa aklınızdan bile geçmez, zaten bilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color:#002a55;">Aradan 2 aya yakın bir zaman geçti. Yol hazırlığı yaparken mayoların olduğu bavulu açıp (o bavulun 2 yıldan fazladır ilk açılışıydı bu) 2 de mayo koydum çantaya. Ki herşey benim inisiyatifim dışında gelişti. </span></p>
<p><span style="color:#47f4a8;"><strong>                                  ° <strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong><strong>° </strong></strong></span></p>
<p><span style="color:#002a55;">Akşamüstü 7 civarı bayılacak gibiydim. Önceki gece 1 (yazıyla 1, sözle bir) saat uyumuştum. Zorla bir telefon edip yemek kaça kadar diye sordum. On buçuk dediler. 9&#8242;da uyandım. Çok oyalanarak giyindim, ama içimden de bir ses, dokuz buçuk olabilir, bir an önce in diyordu. Yok, illa dokuz buçukta indim. Ve tabi ki o sırada kapanmış yemek servisi, temizlemeye başlamışlar. </span></p>
<p><span style="color:#002a55;">Sinir oldum bir parça, çok yakında yiyecek bir yer de yok. Ama 15-20 dk. ileride Milör&#8217;ün Türkiye&#8217;nin en iyi restoranı dediği 7 Mehmet var. Soğukta oraya doğru yürüdüm. Yoluma çıkan Portakal&#8217;ın festival merkezinde piyano festivali varmış. Konser sırasında içeri girmeye kalkarım diye telaşlandı görevliler, biraz bakınıp yola devam ettim. Mehmet isimli 7 kardeşin kurduğu, yok, Mehmet isimli 7 garsonu olan, olmadı, kendisini padişah 7. Mehmet sanan patronu olan restoranı geçen gelişimde biraz zor bulmuştum. Bu sefer başka taraftan giderken karşıma başka bir restoran çıktı. Daha önce internette gördüğüm, hoş bahçeli Melissa&#8217;s &amp; Vanessa&#8217;s.</span></p>
<p><span style="color:#002a55;">Saat 10&#8242;u az geçmişti. Kapısının önünde sigara içenler arasında duran garson bana kapıyı açarken sordum, geç oldu ama servis açık mı diye, açık dedi. Girerken menüyü de sordum. Balık çorbası vardı, ne güzel, öbür tarafa onun için gidiyordum. Canlı müzik yapan bir grup da vardı salonda, sıcak bir ortamdı. Oturup izledikçe anladım. Gayet geniş, 40-50 kişilik bir arkadaş grubu restoranın büyük kısmını kaplıyordu, müzik yapanlar da onlardandı. Orta yaşlı ama gayet canlıydılar, sık sık dansa dönüyordu şarkılar.</span></p>
<p><span style="color:#002a55;">Sonra, bilindik eski şarkılardan birinde (böyle ortamlarda çok çalınan, sözleri acı, keder diyen ama melodisi o sözlerle tam tezat, western tarzında gayet neşeli, ama şimdi bir türlü hatırlamıyorum o sözleri) danseden kadınlardan birini gördüm ve bakakaldım. 4 yıl önceki garip-çılgın bir tatildeki gruptaydı. Sonrasında oraya festivale ne zaman gitsem hep karşılaştık. Ama başka hiçbir yerde değil de hep Migros&#8217;taki gösterimlerde. Bu yıla dek sadece selamlaşıyorduk da bu yıl bunu söylemiştim, o da aslında bir tek Migros&#8217;a gitmediğini söylemişti.</span></p>
<p><span style="color:#002a55;"> O akşamsa, tüm akşamın gelişimi, iki günlüğüne gittiğim ve sadece bir yemek için dışarı çıktığımda, hem de gitmeyi planlamadığım yerde ona rastlayınca, şarkının çelişkili duygusal etkisi de var, gözlerim yaşardı. Yerine oturunca gidip ona da söyledim. Belki de ben çok geziyorum dedi. Bir süre sonra yemeği beklerken yine gidip nasıl bu kadar büyük bir grup olduklarını sordum. Onun çalıştığı hastanedeki bir doktorun fakülte grubuymuş. Ben kalkarken de o gelip sonraki gelişinde haber ver dedi.</span></p>
<p><span style="color:#002a55;">Bu hareketi beklemiyordum. Kapıda konuştuğum, sonra bana servis yapan garson da çok hoş bir insandı.  Valhasıl, kader&#8230; bir de kader doğululara özgü bir kavram derler. İngilizce&#8217;deki karşılıkları destiny, fate, fortune, karma, ve hatta kismet diye gidiyor.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5565/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5565/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5565/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5565/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5565/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5565/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5565/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5565/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5565/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5565/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5565/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5565/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5565/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5565/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5565&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/19/ingilizce-kismet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Anti-Karatay *</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/17/anti-karatay/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/17/anti-karatay/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 02:50:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[çeşit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5542</guid>
		<description><![CDATA[* Seinfeld&#8217;in bir bölümünde dişçi karşıtlığı geçer (mesela şu sahne), anti-dentite (entay-dentayt) şeklinde. Bu da öyle okunacak: entay-Karatay. ___________________________________________________ Ender Saraç&#8217;tan ve onun öz oğlu İbrahim Saraçoğlu&#8217;ndan sıkıldığımız anda Canan Karatay&#8217;a yapıştık. O da şöhretinin tozunu bir o kanalda bir bu kanalda attı. Kadının dediklerinin çoğu gayet mantıklı, ama bir o kadar da senin benim [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5542&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">* <span style="color:#676767;">Seinfeld&#8217;in bir bölümünde dişçi karşıtlığı geçer (</span><a href="http://www.youtube.com/watch?v=WjC8zpG6WKQ" target="_blank">mesela şu sahne</a><span style="color:#676767;">), anti-dentite (entay-dentayt) şeklinde. Bu da öyle okunacak: <em>entay-Karatay</em>.</span></span></p>
<p><span style="color:#a9a9a9;">___________________________________________________</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ender Saraç&#8217;tan ve onun öz oğlu İbrahim Saraçoğlu&#8217;ndan sıkıldığımız anda Canan Karatay&#8217;a yapıştık. O da şöhretinin tozunu bir o kanalda bir bu kanalda attı. Kadının dediklerinin çoğu gayet mantıklı, ama bir o kadar da senin benim diyebileceğimiz şeyler. Ama bazıları da var ki:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">- &#8220;<strong><span style="color:#2d6e2a;">Meyva suyu kana çok çabuk karıştığından yağlanma yapar, tavsiye etmiyorum.</span></strong><span style="color:#000000;">&#8220;</span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bir meyvayı yemekle suyunu sıkıp içmek arasında bu denli fark olması hiç mantıklı değil, en azından kimya bilimine ters. Zaten çoğu meyvanın %80-90&#8242;ı su. Sonra, sağlıklı beslenmek başka, diyet beslenmesi başka. Kadının cevap verdiği sorular daha çok neyin sağlıklı olduğu üzerine oluyor, izleyenlerin çoğu da öyle izliyor. Sonracığıma, hangi meyva olursa olsun -karpuz, kavun bile-, B-C vitaminleri ve minerallerle dolu. </span></p>
<p><span style="color:#000000;">Hepsini bırakın nar: Nar suyunun engellediği hastalıkların uzun bir listesi var, kanser çeşitleri, grip, soğuk algınlığı, diyabet, damar tıkanıklığı diye gidiyor. Yani, meyva suyunun faydalarını göz önüne almayıp böyle açıklamalar yapmak çıldırtıcı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">- &#8220;<strong><span style="color:#2d6e2a;">Pilav, makarna, patates eşittir şeker.</span></strong>&#8220;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Pilavla makarnayı aynı kefeye koymak akıl alır değil. BBC&#8217;nin Food belgeselinde bir deney yapıyorlardı, çeşitli yiyeceklerle besledikleri grup grup insanlar arasında en iyi fiziksel performansı makarna yiyenler veriyor. Çünkü makarna gibi yiyeceklerin barındırdığı kompleks karbonhidratlar yavaş yavaş enerji veriyor, basit şekerler gibi birden enerji doldurup sonra düşürmüyor. Zaten makarna eşittir şeker olsaydı İtalya obez dolar taşardı. Bu ülkedekilerin çoğunluğu, haftanın 14 öğününün en az 10&#8242;unda makarna türevleri yiyor. (Hatta makarnanın kadınlarda yuvarlak hatlar yaratmak gibi artıları olduğunu düşünüyorum ben ki Sophia Loren de vücudunu makarnaya borçlu olduğunu söylemiş:)</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Benzer şey pirinç için de var: Çin ve Güneydoğu Asya&#8217;da obez oranı yüksek değildir sanırım. Çünkü bizim baldoda ve risottunun yapıldığı arborioda nişasta yüksek ama ince pirinçlerde, örneğin, basmatide az. Üzerinden de görülüyor, beyaz beyaz.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Patatesi genelde çok gereksiz bulduğumdan birşey diyemeyeceğim, ama onun da yüzlerce çeşidi var.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">- &#8220;<strong><span style="color:#2d6e2a;">Haftada 14&#8242;e kadar yumurtanın bir zararı yoktur.</span></strong>&#8220;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Vikipedya&#8217;yı açıp bakıyoruz, diyor ki 21 bin kişiyle yapılan bir araştırmada haftada 6&#8242;ya kadar yumurta tüketiminin erkeklerde genel ölüm oranına bir etkisi olmadığı, ama 7 ve üstü sayılarda ölüm oranının arttığı; diyabeti olan erkeklerde ise çok az miktarda bile olsa yumurta tüketiminin ölüm oranını artırdığı&#8230;</span><br />
<span style="color:#000000;">Bu kadının yaptığı açıkça sorumsuzluk.</span></p>
<p>-<span style="color:#000000;"> &#8221;<strong><span style="color:#2d6e2a;">Ekmek tüketmeyin, ekmek şekere dönüşür.</span></strong>&#8220;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Daha geçen hafta bir gazete haberinde gördüm, hamile kadınların karbonhidrat tüketimiyle çocuğunun obez olması arasında bir bağ varmış. Ama tahmin edeceğiniz gibi değil; anne az karbonhidrat tüketirse bebek, vücuduna giren karbonhidratı tüketmeyip depolamaya (yani obeziteye) eğilimli oluyormuş. Yaaaa&#8230;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bir Karatay yazısını &#8216;kolesterol&#8217; demeden bitirdiğim için bana aferin. Kadına o konuda ciddi tepkiler verildi, ama bunlar da en az o kadar önemli bence.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5542/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5542/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5542/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5542/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5542/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5542/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5542/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5542/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5542/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5542/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5542/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5542/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5542/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5542/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5542&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/17/anti-karatay/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Life, as we know it</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/08/life-as-we-know-it/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/08/life-as-we-know-it/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2011 02:34:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[çeşit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5544</guid>
		<description><![CDATA[Film bittiği anda gelen dürtüyle gözlüğü çıkarmam gerekiyordu. Klavyenin üstüne koymuşum. Orada o kadar estetik durmuş ki kaldırmadım. Mouse&#8217;la ekrandaki klavyeye tıklayarak yazacağım. Pratik olmayabilir -bunu bir de Hawking&#8217;e sormalı- ama bir yandan da bilgisayarın ıslanmasını engelliyor. Şimdi gidip 12. kattan atlasam fikrini bir kez bile olsa aklınızdan geçirmiş olmanın çok faydalı tarafları vardır. Hayata [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5544&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Film bittiği anda gelen dürtüyle gözlüğü çıkarmam gerekiyordu. Klavyenin üstüne koymuşum. Orada o kadar estetik durmuş ki kaldırmadım. Mouse&#8217;la ekrandaki klavyeye tıklayarak yazacağım. Pratik olmayabilir -bunu bir de Hawking&#8217;e sormalı- ama bir yandan da bilgisayarın ıslanmasını engelliyor.</p>
<p>Şimdi gidip 12. kattan atlasam fikrini bir kez bile olsa aklınızdan geçirmiş olmanın çok faydalı tarafları vardır. Hayata karşı maksimum miktarda güçlüsünüzdür. Herkesin korkacağı durumları filan takmazsınız. Onların daha düşecekleri, düşerlerse nasıl olduklarını bilmedikleri için korktukları katları (1. kot, 2. kot, 3. kot&#8230;) siz iyi bilirsiniz. Sizinki bir anlamda 2. hayattır.</p>
<p>Mesela, geçenlerde okulu yıkılan öğretmenlerden birisi tüm eşyalarının çok hasarlı evinde kaldığını söylüyordu. Eşyalar önemlidir. Girer alırdım. Giysilerin bile çoğu özenerek alınır. Belki birisini biri hediye etmiştir, birisi özel günlerde giymeliktir. Takılar, (&#8216;a&#8217; ile &#8216;t&#8217;nin sırası değişince) atkılar. Kitaplar filan tekrar alınabilir, ama içlerinde fotoğraf olanlar olabilir. Sonra, bilgisayarda fotoğraflar olabilir. Sorardım önceden neler getireyim diye. Hatta önceden liste yapsın en iyisi. Başkaları korkabilir, ben girer, sakin sakin toplar çıkardım. Bari bir işe yarasın bu boş cesaret. Hayatın içinde başka bir anlamı yok çünkü.</p>
<p>[Üstelik, hayatı gelecek hafta/ay/yıl bitecekmiş gibi yaşamak'la klasik sorumluluk sahibi, ileriye yatırımlı hayat arasında sıkışıp kalıyorsunuz].</p>
<p>Sonra o hareketle ünlenince başkalarından da gelir aynı talep. Onların da evine girerim. Böyle &#8216;gönüllü&#8217; bir iş kolu yaratırım kendime. İlk başta dediğim, &#8216;n&#8217;olacak, ben içindeyken yıkılma ihtimali binde bir değil&#8217; sözü geçerliliğini yitirir belki ama içinde bulunduğum durumun anlamını vermenin yolu da ancak bu.</p>
<p><a href="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/12/img_0683.jpg"><img class="alignnone  wp-image-5548" title="IMG_0683" src="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/12/img_0683.jpg?w=270&#038;h=360" alt="" width="270" height="360" /></a></p>
<p>Diğer yandan, bir başka hayatta, küçük bazı şeyler değişseydi, belki farklı bir hayat olurdu şimdi. Cumartesi akşamı 10-1 arası Certaldo&#8217;nun bin yıla yakın tarihli meydanında açık havada OfeliaDorme konseri varmış. OfeliaUyuyor ismini Hamlet&#8217;ten değil, Rimbaud&#8217;nun şiirinden almış. (Sakin siyah suda büyük bir leylak gibi süzülen beyaz Ophelia -maalesef ölü. O da belli ki Nick Cave&#8217;in Where the Wild Roses&#8217;ın klibinde Kylie Minogue&#8217;un görüntüsünün orijinal hali). Bu haberi görünce gidelim mi diye sorardım Ophelia&#8217;ya. (Gerçi şiiri düşününce Ophelia pek  iyi bir isim değil. &#8230; : Cordelia). Onunla direk Certaldo&#8217;nun karanlık sokaklarında buluşurduk. Ben iki bardak bira almış olurdum (Birra Moretti, hem fena değil hem hesaplı), o iki bardak şarap. Bir sonrakinde düzeltmek için bu sefer tam tersini alırdık, ama yine ikişer. Kızılok şarkılarındaki masalsı tekerleme havasına benzedi, zaten o yüzden başka bir hayatta. Bu hayattaysa yaşamamaktan da beter başkalarının gayet de yaşıyor olması.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5544/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5544/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5544/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5544/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5544/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5544/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5544/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5544/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5544/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5544/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5544/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5544/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5544/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5544/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5544&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/08/life-as-we-know-it/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/12/img_0683.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">IMG_0683</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Portakal partisi: Bir kediyi tavladım!</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/04/portakal-partisi-bir-kediyi-tavladim/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/04/portakal-partisi-bir-kediyi-tavladim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 15:57:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[pelikül]]></category>
		<category><![CDATA[renkli hayat]]></category>
		<category><![CDATA[tati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5516</guid>
		<description><![CDATA[₪ Alttaki yağmurlu günün sonunda gittiğim şehirde (ki o şehri de o gün sel götürmüştü, uçaklar zar zor kalktı) sonraki günlerden birinde, Portakal festival merkezinin yanında, bahçe duvarı gibi bir yerde tünemiş oturuyordum. Yanımda da iki kız sohbet ediyorlardı bir filmden. Hangi film filan diye ben de girdim sohbete. Meğer yarım saat önce aynı filmden çıkmışız, hem [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5516&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ff00ff;">₪</span><span style="color:#242a6a;"> Alttaki yağmurlu günün sonunda gittiğim şehirde (ki o şehri de o gün sel götürmüştü, uçaklar zar zor kalktı) sonraki günlerden birinde, Portakal festival merkezinin yanında, bahçe duvarı gibi bir yerde tünemiş oturuyordum. Yanımda da iki kız sohbet ediyorlardı bir filmden. Hangi film filan diye ben de girdim sohbete. Meğer yarım saat önce aynı filmden çıkmışız, hem de orada değil, başka bir mekanda. Sonra o film nasıldı, bu nasıl diye bayağı sohbet ettik. Arkadaşından da çok benle konuştu. Sonra beklediğim arkadaşım geldi, o da katıldı, doğal bir şekilde üçümüz konuşur olduk.</span></p>
<p><span style="color:#242a6a;">Bir süre sonra yanımdaki kız biz filme giriyoruz, siz de gelin dedi, arkadaşımı bekleyeyim dedim, çay almaya gitmişti. Sonra biz de girdik, ama ne çıkışta ne de sonraki gün göremedim o kızı ve üzüldüm. Bunun kızın cazibesiyle ilgisi yok. Hiç ilgimi çekmeyen, tipim olmayan, hatta bana en ufak hitap etmeyen birisiydi (buna nasıl ikna edeceğimi şaşırdım). İşte hep diyorum, benim derdim insan kazanmak.</span></p>
<p><span style="color:#ff00ff;">₪</span><span style="color:#242a6a;"> O sırada girdiğimiz filmde festival merkezinin büyük salonu tıklım tıklımdı. Biz de son anda girdiğimiz için balkonda yerde oturduk. Hatta önümüze bir parça ön sıranın önündeki demir bile geliyordu. Bu cefa filme değseydi bari. Zenne, garip bir şekilde beni çeken (çok hoş dans sahneleri olacağını düşündüğüm için sanırım), ama diğer yandan kötü olacağını düşündüğüm bir filmdi. Aynen, dans sahneleri müthiş kliplerdi. Filmse berbattı. Sonra n&#8217;oldu? Sinema yazarları ödülü aldı film. İşte sinemamız.</span></p>
<p><span style="color:#ff00ff;">₪</span><span style="color:#242a6a;"> Geçen yıl anlatmıştım (<a href="http://thesaint.wordpress.com/2010/10/23/istenmeyen-randevu/" target="_blank"><span style="color:#3366ff;">istenmeyen randevu</span></a>), Filistinli belgeselci bir kızla tanışmıştım. Sonra onunla servis beklerken bir başka kızla bakışıyorduk ki o kızın yanına gelen arkadaşı tanıdığım biri çıkmıştı, ama nereden olduğunu hatırlayamamıştım (ben ona bunu söylemeye gittiğimde hem arkadaşı bozulmuştu hem de Filistinli Asma kaybolmuştu: sonraki gün anlattı, bozulup kendi dönmeye karar vermiş). Odtü&#8217;den öğrencim çıkmıştı o tanıdığım kız (yani biz master&#8217;dayken onlar 4&#8242;teydi) ve o sıralar Today&#8217;s Zaman&#8217;da kültür sanatta çalışıyormuş.</span></p>
<p><span style="color:#242a6a;">Sonra bu yıl yarışmadaki bir filmin söyleşisine girdim, oradaydı. Yani sahnede. Saç rengi ve gözlük rengi değişmiş, hop o filme yapımcı oluvermiş. Hatta ödül töreninde bir ödül için sahneye bile çıktı. Demiş miydim: İşte sinemamız.</span></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-5530" style="border-color:initial;border-style:initial;" title="IMG_0096" src="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/12/img_0096.jpg?w=450&#038;h=252" alt="" width="450" height="252" /></p>
<p><span style="color:#ff00ff;">₪</span><span style="color:#242a6a;"> Ödül törenine ve sonraki partiye kalmayacaktım ama geçen yıldan eğlenceli anılarım vardı, onun hatrına kaldım. Ama mekan durumları çok etkiliyor. Geçen yıl seçtikleri otelin yarattığı daha kozmopolit hava, arada kısa filmciler, belgeselciler, eleştirmenlerin de olduğu bir ortam yerine bu yıl fazla şık bir rahatsız edicilik hakimdi. Simsiyah giyinmiş abilerle 20 santim uzamış kadınları. Benim şık diye giydiklerim bile fazla spor kaldı o ortamda.</span></p>
<p><span style="color:#242a6a;">O kalabalığın hiç uzanmadığı, küçük ama çok hoş bir bahçesi vardı otelin. Hemen insanlardan sıyrılıp oralarda dolandım, havuzbaşında yanyana iki  şezlongdan birinde yatan kedinin yanına geldim. Ama o uyandı, korkup kalktı. Havuzdan su içmeye çalıştı ama pek beceremedi. Ben de yaklaşıp yardım edeyip dedim, ama yürümedi o iş. Ama oralı olduğuna göre işini biliyordur herhalde. Dönüp yattım şezlonga. Az sonra o da geldi ve üzerime yattı. Ben başını okşadım, o da uyudu. Resmen uyudu. Bir süre öyle kaldık. Ama bayağı serindi hava, üşüdüm, saat de geç olmuştu, kalkacağım, ama kalkamıyorum. Biraz hareket etsem bir gözüyle hafiften bakıp sonra devam ediyor uyumaya. Neyse, sonra sonra, binbir özürle kalktım hafifçe, onu yanıma bıraktım uyumaya.</span></p>
<p><span style="color:#ff00ff;">₪ </span><span style="color:#242a6a;">Dönüşte Kuzey-Güney&#8217;deki baba (Mustafa Avkıran değil tabi, zengin baba) ile aynı arabaya bindik. Zenne&#8217;de de küçük bir rolü vardı. Ben diziden adamın saçının peruk olduğuna emindim, ama yakından belli ki değildi. Ona da söyledim bunu. &#8220;İsterseniz çekin bakın&#8221; dedi klasik tepki olarak, yok dedim, belli. &#8220;Nazarınız değmez, di mi?&#8221; dedi, yok, değmez dedim. Bana tanıdık geliyordu ama Londra&#8217;da-NY&#8217;ta oyunlarda oynuyormuş, uzun yıllardır ülkede oynamamış. Diziden de bahsettik. Benim rolüm de artacak dedi.</span></p>
<p><span style="color:#242a6a;">Sonra geçen haftaki bölümde öldü adam. Aradan topu topu birkaç hafta geçtiğinden herhalde dedim, sonradan müdahaleyle hayata döndürecekler. Yok, göz göre göre gitti. Sonrasında da zombi olarak filan çıkıp gelmesini bekledim. Yapımcılar oyuncuya yalan söyleyecek veya senaristler birkaç hafta sonrasını bile bilmeyecek değil ya, di mi? İşte dizi dünyamız.</span><br />
<span style="color:#242a6a;">Bu arada, adama &#8220;yok, nazarım değmez&#8221; derken de tam doğruyu söylemediğimin gayet farkındaydım. İlk deneyimim değil. Belki de benim yüzümden gitti adam.</span></p>
<p><span style="color:#666699;">[Bu arada - 2: Geçen yılki partide birkaç cümle konuştuğum Nejat İşler, diziler için ben bıraktım o işleri demişti -konu tam o olmamasına rağmen illa vurgulamıştı-. Aradan geçen 1 yılda 2. dizisine başlıyor.]</span></p>
<p><span style="color:#666699;">[Bu arada - 3: Bu yazıyı dün gece yazdım. Bugün Asma-Esma <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetayV3&amp;ArticleID=1071447&amp;Date=04.12.2011&amp;CategoryID=81" target="_blank"><span style="color:#0000ff;">Radikal'deydi</span></a>, Filistinli blogçu olarak].</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5516/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5516&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2011/12/04/portakal-partisi-bir-kediyi-tavladim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/12/img_0096.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">IMG_0096</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bienali bizzat yaşamak &amp; 1001 öpücük</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/26/bienali-bizzat-yasamak-1000-opucuk/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/26/bienali-bizzat-yasamak-1000-opucuk/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Nov 2011 05:32:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[renkli hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5485</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç hafta önceydi. Günümü süper ayarlamıştım. Teşvikiye-Maçka tarafında 2-2:30&#8242;a kadar işim vardı, sonra akşamki uçağıma dek rahat rahat bienal gezecektim. Üstelik, rehberli turları varmış, kendi başına gezmekten çok daha anlamlı olur deyip 3&#8242;teki tura da katılacaktım. Dolaptan pek çıkarmadığım tedbirci tarafımı çıkarıp tura rezarvasyon maili bile attım. Tur bitince de kendi başıma gezecektim. O depo [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5485&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#4d2083;">Birkaç hafta önceydi. Günümü süper ayarlamıştım. Teşvikiye-Maçka tarafında 2-2:30&#8242;a kadar işim vardı, sonra akşamki uçağıma dek rahat rahat bienal gezecektim. Üstelik, rehberli turları varmış, kendi başına gezmekten çok daha anlamlı olur deyip 3&#8242;teki tura da katılacaktım. Dolaptan pek çıkarmadığım tedbirci tarafımı çıkarıp tura rezarvasyon maili bile attım. Tur bitince de kendi başıma gezecektim. O depo kapanış saati 7&#8242;ye dek benimdi.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Planlandığı gibi de gelişti, 2:30 gibi işim bitti. O saatte de sıcak yemekleri olan bir kafetaryaları varmış, aceleyle birşeyler yiyip dışarı fırladım. Yağmur ve taksi. Özellikle böyle havalarda taksilerin davranışlarını anlamak, bir canlı türü olarak gruplar halinde hangi yönden hangi yöne gideceklerini kestirmek gerek. Neyse buldum o yönü. -Antrepoyu biliyor musunuz? -Sanat şeysi di mi, modern sanat? -Onun yanında. 10 kala indim. Oradaki axa sigortanın güvenlik görevlisine sordum: -Antrepo bu karşıdaki aralıkta mı, bir geride mi? -Bilmiyorum hiç. Bu kayıtsızlığa da hastayım. Çalıştığı sokağın adını bilmeyen bir halk bu. Neyse, karşıya geçince bir saçak altında yürürken bir başkasına sordum, doğru aralık.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">O anda ve o gün için bienalin benim için fonksiyonu çok fazlaydı. Günün geri kalanını anlamlandırmak, sergilere doymak, yağmurdan ve rüzgardan korunmak, tuvalet, sıcak bir içecek, oturulacak koltuk&#8230; Yoğun yağmur altında bir adım fazla atmamak için girişteki kulübedeki görevliye sordum, bienal girişi ne tarafta? Bienal bugün kapalı dedi. Çabuk aç o bienali, şemsiyeyi indirmeyeyim kafana dedim. Demek istedim. Pt. kapalı mıydı, internette baktım ama dikkat etmemişim dedim. Rahat 5 kere bakmıştım saatlerin yazdığı sayfaya. Internette yazmıyordu dedi. Ayıp etmişler dedim.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Ayıptan da fazlasını etmişlerdi. Tüm planlarım alt üst olduğu gibi, bırakın gidecek yeri, o yağmur altında kafamı sokacak yerim yoktu. Üstelik, ceketimin ve ayakkabımın pek ıslanmaması gerekiyordu. Ortada girilebilecek bir yer de yoktu. Demin altından geçtiğim binanın saçaklarının altında durdum. Bir girişine doğru 2-3 basamak çıkılabiliyordu. Denizcilik işletmelerinin artık kullanılmayan bir müdürlüğünün girişi. İçeri girilemiyordu, başkası denedi, görevli almadı, ben yeltenmedim bile. Orada öyle kaldım. Yağmur iyice şiddetlenmişti, rüzgar da artmıştı. Damlalar bana kadar geliyordu hafiften. O anda yaşadığım çaresizliğin filmini yapıp bir sonraki bienale katılmak geçti içimden. Yanımdan geçenler ve önümde yaşanan sahnelerle her türlü malzeme vardı bunun için.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Sefil, belki evsiz tipli bir adam elindeki torbayı düşürdü ıslak yere, sonra da gitti güzelim yemek gibi baktı aldığı torbaya. Otopark görevlisi gelen bir cipe doğru koştu, sürücü koltuğundan inen adam bagajı açtı, iş çantasını aldı, koltuğuna geri döndü, kapısını kapattı, otoparkçı şemsiyesiz beklemeye devam etti. Sonra sonra çıktı sürücü, parasını verdi. Park ettiği yeni, beyaz bir bmw&#8217;ye gelen kel kafalı işadamı adam, önce ceketini çıkarıp arka koltuğa koyarken, sonra da yerine otururken şemsiyesini öyle ustalıkla kullandı ki en son kapısını kapatırken kapattı şemsiyesini. Yanına oturacak adam arabanın sıkışık yerden çıkmasını bekledi bu sırada. Arkamdaki kapının öte tarafını bekleyen adam çıktı, kapının önündeki suları süpürdü, hemen geri dolmayacak gibi. Otopark bekçisi park biletini arabanın camına iliştirdi, kağıt hemen erimeyecek gibi.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Türk bir kadınla yabancı bir adam geçti, o tarafta değil, bu taraftaymış dedi kadın bana bakarak hafif sinirli. Pek takmadan &#8220;İst. Modern de kapalıymış bugün&#8221; dedim. Biz oraya değil, önünde bir ofise gidiyoruz dedi. Az önce ben Antrepo&#8217;ya giderken bana İst. Modern&#8217;i sormuşlardı, bir önceki aralık olmalı demiştim bilgiç bilgiç. Ama hiçbir işe yarayamadığım gibi bir de sinir olunmuştum.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Turistler geçiyordu, bazıları yağmur telaşında, bazıları gayet rahat. Benim de ıslanabilir ayakkabılarım olsaydı ben de rahat olurdum diye düşündüm. Hatta yağmasaydı birden başka bir dünya olurdu. Tophane&#8217;den girer Şişhane&#8217;den çıkar, Galata&#8217;dan Cenevizlilere uzanır, hemen sağımdaki Pürtelaş Hasan Efendi Mah. ile hemen solumdaki Kemankeş Karamustafa Paşa Mah. arasında maç alır, maçı da Kasımpaşa RTE stadyumuna koyar, Pera Palas&#8217;tan bedava izlenmesini sağlardım.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Görüntüme giren her noktayı ezberledim. Karşımdaki yamacın üstündeki mahalleden (Cihangir? Aşağı Cihangir?) aşağı inen merdivenler vardı, ama nedense caddeye dek inmiyordu o amaçsız merdivenler. Onların altındaki duvara dev bir şekilde Atatürk&#8217;ün kredilerin ucuz olması gerektiği ile ilgili uzun sözleri kazınmıştı (yandaki HalkBankası&#8217;ndan dolayı), kimsenin okumadığına, hatta banka çalışanlarının bile varlığını bilmediklerine eminim.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Yağmur bir azalıyor, bir çoğalıyordu ve ben net bir saattir oradaydım. Yağmurda saçaktan çıkma zamanını doğru kestirmek ne zor şeydir. Aklıma birçok benzer saçak anısı geldi. Sonunda çıktım. Tramvaya doğru gittim ama yol yürü yürü bitmedi. Öbür taraftaki durak da yakın olmadığına göre muhtemelen tüm tramvay hattında bir durağa en uzak noktalardan birindeydim.  Sık sık bulduğum saçaklarda mola veriyordum. Birisinde, sigara molasındaki takım elbiselilerin arkasında Siemens Sanat levhasını görüp ümitlendim. Muhtemelen idari bürosudur, ama bir sergi neden olmasın deyip daldım. Açık mı? Buyrun.</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Giriş katında ve üstteki asma katta birkaç, yani gerçekten sayılı sayıda eser. Ve gezen kimse yok. Bana ayrılmış bir mekan. Hatta kuru, sıcak, oturacak yerleri var, tuvaleti var, bir tek çayı-kahvesi-manzarası yok. Sanki ben beklerken Bienal&#8217;in bir kısmını benim için oraya taşımışlar (söylemeden de yapmışlar ki tam iyilik olsun; çaktırmadan siemens sanat tabelasını da asmışlar en son).</span></p>
<p><a href="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/img_9959.jpg"><img class="alignnone  wp-image-5498" title="genel adamlar sığınma evi" src="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/img_9959.jpg?w=360&#038;h=270" alt="" width="360" height="270" /></a></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Birkaç satırda anlatılamayacak 10-15 ilginççe-vasat arası işin yanında bir de bir Alman&#8217;ın 80&#8242;lerden kısa filmlerini gösteriyorlardı. En uzunları ve ilginçleri 1000 Kisses&#8217;ı rahat rahat oturup (gerçi güvenlikçilerin gelip hala n&#8217;apıyor burada diye kontrol etmelerini bekliyordum, hiç yapmadılar) izledim uzun uzun. Bolca da kaydettim:<br />
[<span style="color:#33cccc;"><strong><a href="http://vimeo.com/32694813" target="_blank"><span style="color:#33cccc;">1000 Öpücük-1</span></a></strong></span> (565-585 arası öpücükler) ve<br />
<span style="color:#0ce8c9;"><strong><a href="http://vimeo.com/32694969" target="_blank"><span style="color:#0ce8c9;">1000 Öpücük-2</span></a></strong></span> (586. öpücük: Denizde İsyan'da M.Brando&amp;yerli kız). Bilgisayar öncesi dönemde nasıl yapmışlar: animasyon gibi kare kare mi? Ve ilk videodaki beyaz saçlı amcanın (ben de saçlarımı onun gibi yapıcam) sesini ne kadar az duymuşuz, di mi?]</span></p>
<p><span style="color:#4d2083;">Tüm hikaye o kadar hoş bitmedi yalnız. Koca bienal&#8217;i kaçırmayı ve tek tük ciddi ayakkabılarımdan birinin yeni haliyle su emmesini saymasak bile sonrasında işte bir daha kötü hasta oldum.</span><br />
<span style="color:#4d2083;"> Oradan geçerken dönüp bir bakınız bir saatimi geçirdiğim saçağa.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5485/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5485/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5485/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5485/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5485/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5485/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5485/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5485/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5485/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5485/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5485/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5485/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5485/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5485/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5485&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/26/bienali-bizzat-yasamak-1000-opucuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/img_9959.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">genel adamlar sığınma evi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kork kork, nereye kadar?</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/20/kork-kork-nereye-kadar/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/20/kork-kork-nereye-kadar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 04:46:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[çeşit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5428</guid>
		<description><![CDATA[Şu alanda çalışan bir doktorları var mı diye Ege Üniversitesi&#8217;nin sitesine bakayım dedim geçen gün. Giriş sayfasında duyurular var, şöyle gidiyor: Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Kurban Bayramı Kutlama Mesajı Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Kurban Bayramı Kutlama Mesajı Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma Merkezi Kurban Bayramı Kutlama Mesajı Kütüphane ve Dokümantasyon Daire [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5428&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#333333;">Şu alanda çalışan bir doktorları var mı diye Ege Üniversitesi&#8217;nin sitesine bakayım dedim geçen gün. Giriş sayfasında duyurular var, şöyle gidiyor:</span><br />
<span style="color:#333333;"> Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Kurban Bayramı Kutlama Mesajı</span><br />
<span style="color:#333333;"> Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Kurban Bayramı Kutlama Mesajı</span><br />
<span style="color:#333333;"> Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma Merkezi Kurban Bayramı Kutlama Mesajı</span><br />
<span style="color:#333333;"> Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Kurban Bayramı Kutlama Mesajı</span></p>
<p><span style="color:#333333;">50&#8242;ya yakın duyuru varsa 35 civarı böyle. Üniversite bünyesinde mesajını verememiş kurum kendisini kötü hissetmiş belli. Kalanların %90&#8242;ı da Gülen Atatürk fotoğrafları sergisi, Atatürk ve Çocuk fotoğraf sergisi, Atatürk ve Kadın fotoğraf sergisi diye gidiyor. Sonra tıp fakültesindeki hocaların listesine bakıyorsun, -tabi ki- ne tek tek her hocanın kendi sayfası var, ne uzmanlık alanları yazıyor.</span></p>
<p><a href="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/ege-unv.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-5476" title="ege unv" src="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/ege-unv.jpg?w=300&#038;h=175" alt="" width="300" height="175" /></a><br />
<span style="color:#888888;">[<em>aha da kanıtım</em> isimli resim]</span></p>
<p><span style="color:#333333;">Şehirdeki diğer üniversitede başka bir saçmalık yürüyor. Onun da sitesine birkaç ay önce bakmıştım. İdari bilimlerde bilirsiniz, işletme, ekon., kamu ve uluslararası olur klasik olarak. Bildiğim bir tek Bilkent&#8217;te işletmenin kendi fakültesi vardır, Amerikan sistemine uygun. 9 Eylül&#8217;de de İşletme Fakültesi yazıyordu, ilginç bulup baktım, altında işletme, uluslararası bölümleri filan var. Ama bir de idari bilimler fakültesinde işletme bölümü vardı. Hocaları, binası filan farklı. Nasıl yani dedim. Hiç de canım istemedi bu saçmalığın nedenini anlamayı, ama ister istemez farkettim. Biri İngilizce, biri Türkçe. Eğitim Türkçe sürerken İngilizce eğitim de olsun deniyor. İki dil için ayrı öğrenciler alacaklar öys&#8217;de ama bunu aynı bölümde yapalım demiyorlar, eski hocalar İngilizce öğretemeyeceği için yeni bölüm kuruyorlar. Hatta onla kalmayıp </span><span style="color:#333333;">yeni bölüm için</span><span style="color:#333333;"> bir de yeni bir fakülte kuruyorlar. Bu sayede artı bir dekan, artı bölüm başkanları ve her birine ikişer yardımcı.</span></p>
<p><span style="color:#333333;">(İki dile göre iki işletme, ekon. bölümünün olduğu başka okullar da var ülkede -mesela Marmara-, o da bana saçma gelse de en azından bunun için fazladan bir fakülte kurmamışlar).</span></p>
<p><a href="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/img_0518.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-5466" title="IMG_0518" src="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/img_0518.jpg?w=300&#038;h=225" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p><span style="color:#333333;">Bayramda TRT&#8217;de Allah Gelecek diye bir film vardı. Postanede kara çarşaflı kadınlar mektupları ayrıştırıyor, bu sırada bir zarftan çiçekler dökülüyor, altından fazlasıyla ağlak bir hikaye çıkıyor. Çocuk Kalbi gibi birşey (daha yeni markette, hem de oraya bakmadan kitapların yakınından geçerken görmüştüm Çocuk Kalbi&#8217;nin o bilindik kapağını ve ilkokulda bile o kitabı fazla ağlak bulduğumu düşünmüştüm). Yalnız, filmde geçen tüm isimler Türki isimlerdi. 2-3 dk.dan fazla izleyemedim, muhtemelen İran filmidir, ama acaba farklı bir Türkiye tasavvur eden bir film olabilir miydi? Tam da <span style="color:#0000ff;"><a href="http://sineliste.blogspot.com" target="_blank"><span style="color:#0000ff;">sineliste</span></a></span>&#8216;de bilim kurgu filmleri listesi yaparken bilim kurgunun tanımından bahsediyordum </span><span style="color:#333333;">o günlerde</span><span style="color:#333333;">, öyleyse bu da bir tür bilim kurgu sayılır mı diye düşündüm.</span></p>
<p><span style="color:#333333;">[<span style="color:#0000ff;"><a href="http://sineliste.blogspot.com" target="_blank"><span style="color:#0000ff;">SineListe</span></a></span>: 4 yıldır her Cumartesi </span><span style="color:#333333;">-arada 1-2 tane kaçırmış olabilir- </span><span style="color:#333333;">bayinizde. Bayi amcadan ısrarla isteyiniz, yoksa vermez. "Zararlı diye" der, oysa ben bilirim, çocuklarına ayırır.]</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5428/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5428/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5428/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5428/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5428/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5428/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5428/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5428/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5428/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5428/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5428/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5428/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5428/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5428/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5428&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/20/kork-kork-nereye-kadar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/ege-unv.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">ege unv</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://thesaint.files.wordpress.com/2011/11/img_0518.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">IMG_0518</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ben vicdansız</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/16/ben-vicdansizim/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/16/ben-vicdansizim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Nov 2011 01:52:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[çeşit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5449</guid>
		<description><![CDATA[Bir köşe yazarısınız ve aynı gün (bugün) yazabileceğiniz şu konular var: &#8211; Amerika&#8217;da anarşik metodlu yeni bir sosyalist hareket mi doğuyor? &#8211; AB, kuruluşundan bu yana en zor zamanlarını yaşıyor, Almanya Fransa&#8217;yı tehdit ediyor, koca İtalya battı batacak. &#8211; BBC&#8217;nin ilk haberi, TR-Suriye savaşa mı gidiyor? İsrail de İran&#8217;ı mı vuracak? &#8211; Vicdani ret hakkı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5449&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bir köşe yazarısınız ve aynı gün (bugün) yazabileceğiniz şu konular var:</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8211; Amerika&#8217;da anarşik metodlu yeni bir sosyalist hareket mi doğuyor?</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8211; AB, kuruluşundan bu yana en zor zamanlarını yaşıyor, Almanya Fransa&#8217;yı tehdit ediyor, koca İtalya battı batacak.</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8211; BBC&#8217;nin ilk haberi, TR-Suriye savaşa mı gidiyor? İsrail de İran&#8217;ı mı vuracak?</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8211; Vicdani ret hakkı geliyor (bildiğimiz devletin temelleri mi sarsılıyor? AİHM&#8217;deki mahkumiyetler fazla geldi herhalde).</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8211; Bir Dink duruşması daha yapıldı, bir ilerleme yok.</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8211; Hızlı feribotu kaçıran terörist konusunda BDP&#8217;nin tutumu</span><br />
<span style="color:#000000;">- Dönerci cinayetlerinin arkasından Alman gizli servisi mi çıktı?</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8211; Hırvatistan maçlarını nasıl yorumlamalıyız?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Hepsi ilginç, önemli. Hangi gazeteyi açsanız bunlarla ilgili yazılar bulursunuz. Ama nasıl masumiyet karinesi varsa <strong>aciliyet karinesi</strong> de olmalı:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Daha büyük depremler gördük, ama koca bir ilin neredeyse tamamen evsiz kaldığını görmedik. 99 depreminin en çok tekrarlanan sözlerinden biri, &#8220;kış geliyor&#8221;du. Bu sefer zaten kıştayız, ve kış orada çok daha beter. Yüzbinler kışı çadırda geçirecek. Temel malzeme eksikliği hala çok. Birçok kişi üç haftadır banyo yapamamış. Bu gidişle bir süre sonra gıda sıkıntısı görülüyor. Hastalıklar kapıda. Kısacası, durum dev boyutlarda berbat -ve de acil.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu durumda başka konuları seçmek, bugün için öncelikleri yanlış belirlemek gibi geliyor bana. Oysa kamuoyu oluşturmaya etkisi olabilecek birinin bunu misyon bellemesi, radikal çözümler önermesi lazım. [Bir şehir insan taşınmalı. Kişilerin yazlıkları, şirketlerin yaz kampları, her devlet kuruluşunun kampları, her şehirde bulunan, boş duran misafirhaneleri açılmalı. Gittikleri yerlerde yaşayacakları sorunlar bir yana, kimin gönderileceği kararlarının nasıl alınacağı, lojistik olarak onların dört bir yana nakli, gittikleri tesislerin işletilmesi... Ayrıca, insanlara ettikleri bir yardımla işlerin düzelmesini beklememeleri gerektiğini ve bu yüzden de televizyonların yardım toplama gecelerinin uzun vadede çok da yararlı olmadığını birileri söylemeli.]</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:20px;">Θ</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Geçen yıl buralarda yolda bir adam durdurdu beni, Gaziemir&#8217;e gideceğim, hiç param yok filan dedi. Benim de verilebilir 5 liram vardı, verdim. 6 liraya 3&#8242;lük kart alınabiliyor otobüsten, bunu söyledim, ama bir liram daha yoktu. Birinin kartını kullanmasını önermek aklıma gelmedi nedense. Ayrı yönlere gittik, birkaç adım sonra döndüm ve izledim. Otobüse doğru gidecek mi diye merak ediyordum. İleride bir başkasını durdurdu, ben de yaklaştım. Diğer adam uzaklaştı bu sırada. Hocam, sen beni dolandıracak zengin sandım dedim adama. Öyle de duygusal yaklaştım ki adam neredeyse üzüldü, geri vereyim istersen dedi. İyi de dedim, sen önüne gelene aynı şeyi söylüyorsun. Otobüse nereden bineceğimi sordum dedi. Ben söylemiştim sana dedim. Sonra adam Gaziemir&#8217;de bir kuaförde çalıştığını, karısından ayrıldığını, ona para ödediğinden parasının olmadığını söyledi. Sonra bir süre kadınlardan yakındık karşılıklı. Ciddiyim, aynen böyle oldu. Söyle adam helal et deyip gitti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Düşününce çok net dolandırıcı gibi duruyor, o anda da emin değildim (o yüzden kesin demeyelim, büyük olasılık diyelim). &#8216;Hala saf&#8217; diyeceksiniz böyle dediğim için, ama öyleyse de iyi oyuncu. Zaten saflığı, herkesi kötü gören bakışa yeğlerim.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ama işte, küçüklükten beri böyle tecrübeler mi bizi herşeyimizi paylaşmamaya itiyor? Oralarda yaşananlara rağmen bir yandan da normal hayatımıza devam ediyoruz. Deprem olmasa da dünyanın bir tarafında birileri -hem de çok sayıda birileri- büyük acılar çekiyor ama bunu unutmadan yaşanmıyor. Van da bu Afrika etkisinden muaf değil. Zaten bir süredir der oldum, insanoğlu bu derece büyük çapta yaşamak için yaratılmamış. En fazla 50 bin, hadi 100 binlik bir şehirde, bir mahalle insanı tanımak, ileridekilerin hemen hepsini de &#8216;şunun okuluna gitmiş&#8217;, &#8216;şunun kuzeninin bir kere çıktığı oğlanın arkadaşı&#8217; diye bağlantılıyabilmek gerek. O zaman anlamlı olur, onların çektiği zorluklar. Yoksa fazla soyut kalıyor duyduklarımız ve özümsemek (kendinden bilmek) fazladan çaba gerektiriyor.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5449/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5449/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5449/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5449/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5449/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5449/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5449/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5449/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5449/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5449/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5449/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5449/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5449/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5449/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5449&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/16/ben-vicdansizim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnsanın ruhunu sınayan zamanlar*</title>
		<link>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/11/insanin-ruhunu-sinayan-zamanlar/</link>
		<comments>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/11/insanin-ruhunu-sinayan-zamanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2011 02:30:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Simon Templar</dc:creator>
				<category><![CDATA[çeşit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://thesaint.wordpress.com/?p=5433</guid>
		<description><![CDATA[Bünyedeki sinir katsayısı fena halde yükseliyor. Bir nükleer santralde endişeyle izlenen su seviyesi veya İtalya&#8217;nın 10 yıllık tahvil faizleri gibi bir ölçüt sinir katsayısı, bir eşiği geçmesi kimse için iyi olmaz. Önce 2 gün önce cnbc-e&#8217;nin bir sansürüyle başladı sinir. Haftaiçi her akşam yayınladıkları talk-şovda ekibin bir üyesiyle New York University&#8217;de hoca olan sevgilisi arasında [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5433&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bünyedeki sinir katsayısı fena halde yükseliyor. Bir nükleer santralde endişeyle izlenen su seviyesi veya İtalya&#8217;nın 10 yıllık tahvil faizleri gibi bir ölçüt sinir katsayısı, bir eşiği geçmesi kimse için iyi olmaz.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Önce 2 gün önce cnbc-e&#8217;nin bir sansürüyle başladı sinir. Haftaiçi her akşam yayınladıkları talk-şovda ekibin bir üyesiyle New York University&#8217;de hoca olan sevgilisi arasında bir nikah (eşcinsel bir nikah) kıyacağını ilan etmişti önceden Conan. Ama günü geldiğinde o kısım yoktu. Programda atlama olunca farkettim, 5.5 dk.lık o bölümü tamamen kesmişler. Bu korkaklık acaip sinirimi hoplattı. Bir de çok modern olduklarını göstermek için sadece o kanalı izlediklerini söyleyenler var, biliyorsunuz. </span><br />
<span style="color:#000000;">[<span style="color:#0000ff;"><a href="http://teamcoco.com/video/19707/the-wedding-of-scott-cronick-david-gorshein" target="_blank"><span style="color:#0000ff;">Şöyle</span></a></span> izleyebilirsiniz, bizim için sakıncalı bulunan bölümü].</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Sonra, dünki deprem geldi. Büyük bir depremde ülkenin her tarafından arama-kurtarma ekipleri ve yardım gelirken, bina kontrol ekiplerinin de acilen bölgeye yönlenmesini, onların binalara sağlamdır-değildir raporu vermesini, çadır-ev dağıtımında bu raporlara bakılmasını, riskli binaların boşaltılmasını, hatta hatta böyle zamanlarda harekete geçen, gönüllü inşaat mühendislerinin çalıştığı sivil kontrol örgütlerinin olmasını beklemek bu ülkede çok mu sürreal? </span><br />
<span style="color:#000000;">Bunu sen-ben şimdi düşünebiliriz, ama devletin bir tanımı da &#8216;birikmiş akıl&#8217; olmalı. Böyle şeyleri önceden bilmeli devlet.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bugün bir de benzeri tepkilerle bakanı dinlemeyenlere polis girişti, tam oldu (üstelik, kurtarma ekipleri de etkilenmiş gözüküyordu gazdan).</span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-size:20px;">Θ</span></p>
<p><span style="color:#000000;">&#8220;Milli takımın bir zaferine çok ihtiyacımız var&#8221; diyorlar. Zaten bizim hep çok ihtiyacımız vardır, bizde hiç &#8216;bu maçı almaya ihtiyacımız yok&#8217; olmaz. Aslında demek istedikleri, varolan acıları unutalım, eski hayatımıza dönelim. Herkesin işine gelir bu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Sırf bunun için bile elenelim istiyorum. Kimse hiçbir şeyi unutmasın. Önce gerekli özürler dilensin, önce yapılması gerekenler yapılsın.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Zaten uzunca bir süredir (en çok da Terrim zamanından beri) milli heyecanlardan hazzetmiyorum, turnuvalarda hezeyan haline gelince de ülke değiştirmek istiyorum. Hiçbir zaman şöyle doğru dürüst hakederek de ilerlemiyoruz zaten, ya olmayacak şeyler oluyor ya başka takımlar yardım ediyor. Bu elemelerde de bir tane bile iyi maç oynamadık (gerçek gücümüz Almanya maçlarında belli oldu). Bir kere de gidip aynı şekilde ezile yenile döneceksek ne ala. Ama riske atmayalım, paşa paşa bu safhada elenelim. Hem doğru dürüst turnuva da takip edemiyoruz biz olunca.</span></p>
<p>__________________________________________________</p>
<p><span style="color:#808080;">Başlık, büyük Thomas Paine&#8217;in Kriz kitabının giriş cümlesi (<span style="color:#f5ab32;"><em>These are the times that try men&#8217;s souls</em></span>). Ama dış etkenlerin insanı zorlaması, varolan baskıyı artıyor mu, yoksa kişisel sıkıntılardan uzaklaşmayı mı sağlıyor&#8230; ki?</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/thesaint.wordpress.com/5433/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/thesaint.wordpress.com/5433/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/thesaint.wordpress.com/5433/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/thesaint.wordpress.com/5433/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/thesaint.wordpress.com/5433/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/thesaint.wordpress.com/5433/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/thesaint.wordpress.com/5433/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/thesaint.wordpress.com/5433/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/thesaint.wordpress.com/5433/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/thesaint.wordpress.com/5433/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/thesaint.wordpress.com/5433/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/thesaint.wordpress.com/5433/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/thesaint.wordpress.com/5433/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/thesaint.wordpress.com/5433/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=thesaint.wordpress.com&amp;blog=222517&amp;post=5433&amp;subd=thesaint&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://thesaint.wordpress.com/2011/11/11/insanin-ruhunu-sinayan-zamanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6dfec8a14dda00bd6a7b319e10927465?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Simon Templar</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
