h1

Nasıl ve Ne Hakla

2 Temmuz, 2006

power

Gelmeden birkaç gün önce bir akşam elektriğimiz kesilmişti. Başta ciddiye almamıştım. Evin sigortası atar sık sık, ama o değilmiş. Öyle kesildiği de olur nadiren ama 2-3 dk.yı geçenini görmemiştim (bir kasırga akşamı hariç). Ama gelmedi. 2 saatten fazla sürdü, neredeyim ben diye bulunduğum ülkeyi bile sorguladım hatta. Bir gün sonra da ciddi bir seminerim vardı hatta. Elektrikler kesikti, çalışamadım desem mi diye düşündüm ama neyse ki bayağı hazırdım, siniri bozuk bir şekilde fener ışığında yemek yaptım, sonra da yedim. 2 saatten fazla sürdü zaten bu ikisi.

Sonra bugün. Klasik bir akşam devam ederken 3 saat kadar kesildi. Yine acaip sinirim bozuldu. Yapacağım veya yapamayacağım şeylerin başkaları tarafından belirlenmesine çok sinir oluyorum. Nasıl ve ne hakla diyorum.

Alacakaranlık Kuşağı’nın bir bölümünde bir adama yaşanmamış bir saati olduğunu söylüyorlardı. Takvim değişiklikleri, şu bu sırasında yanlış bir hesap olmuş, adamın yaşayacağı fazladan bir saati varmış, istediği gibi geçirebilirmiş bu 1 saati. Benim fazlasıyla böyle biriken, yaşanmamış saatlerim olduğuna inanıyorum. Pepco’dan 2 saat, Tedaş’ta da 3 saatim var. Nasıl ödeyebilecekler, gayet merak ediyorum.

Hala da televizyonumuz kesik, sanırım sular da gitmek üzere. !@#$%&! diyorum, çizgi romanlar gibi. Bu sinirle birkaç kuş ve imam halledebilirim. Hatta araya sıkıştırmak isteyen olursa okul müdürlerine de gelebilir sıra. Ve ‘Tedaş Gn. Md.’nün evi soyuldu’ diye bir haber görürseniz, kimin yaptığını biliyorsunuz artık.

power outage dedim

Not: Üstteki resimde şömine ışığında çalışırken görülüyor değilim. Alttaki Zumbahua’lu (Ekvador’lu) kız da ben değilim. Üstelik onun yanındaki, mumu ne cesaretle elinde tutan oğlan da değilim. [Zaten beni kafamın üzerindeki haleden tanımanız gerekir, sadıklığı tartışılır okuyucu.]

Reklamlar

14 yorum

  1. akşam da tam heyecanla beklediğimiz(!) brezilya maçı başlamışken kesildi elektirikler. bir üzüldük(!) bir sinirlendik(!) anlatamam. şehrin her bir köşesindeki arkadaşlarımızı aradık elektirik var mı sizin oralarda diye. hatta izmir’i bile.
    neyse ingiltere elendi de mutluyuz biraz yoksa çekilir gibi değil bu stres.


  2. ahh, Bursa’dasınız diye düşünüyorum. Ben de Bursa’da yıllardır aramadığım bir arkadaşımı aradım sıkıntıdan. Orada da kesikti ama konuşurken geldi. Bizde 2 saat daha kesikti.
    Tuttuklarım birer birer elendiği için bende ne stres kaldı ne keyif.


  3. kupayi en basindan beri takip edemiyorum zaten.

    bir gun ‘the day after tomorrow’ izlemistik. ertesi gun baslayan yogun kar yagisi neticesinde memlekete 4 gun elektrik gelmemisti. vah ki ne vah…

    mudur konusuna gelince, tedas isinden sonra haberlesiriz.


  4. o kadar kesintide ya bogazimi sikar kendimi bogardim ya da ister istemez ererdim herhalde.
    mudur konusunda bu noktadan sonra dönmem mümkün mü diye düşünmeye başladım. şantaja yetecek kadar malzeme vermiş bulundum.


  5. sen sinirinden erimişsin..bence alttaki resimdeki mumlardan birisin..ışık yok, bari ben ışık yayayım demiş olabilir misin? ya da bu sadece benim uydurmamdan da ibaret olabilir..


  6. yok, hiç sinirli değilim. çok sakinim. olmazsam hiçbir eve giremem zaten. veya bir hata yapar, parmakizi filan bırakırım.


  7. ben seviyorum elektrik kesintilerini. bir rutin halini almadığı ve çok uzun sürmediği sürece elbet – ne yapayım “medeniyetten” çok uzak kalmaya bünyem pek alışık değil 🙂
    ancak düşünsene, elektrikler kesilir, akşam vakti tüm kent garip bir karanlığa bürünür, sesler bile neredeyse bu karanlığın içinde kaybolur. evde yalnızsan, perdeleri açıp karanlığa azıcık alışmış gözlerinle şehri izler, vakitlerdir ötelediğin onlarca düşünce içinde kaybolursun… bazen hüzünlenir bazen ise gülümseyiverirsin – “sessizce”… bi’ kişi daha varsa, en çok dinlediğin ve dinlendiğin sohbeti (belki ek olarak mum ışığında) yapabilirsin. eğer hamur gibi biçimlendirilebilecek bir ruh halindeysen, elektrik kesintisi huzurdur, işe güce, yeni devrin tüm teknolojik cazibelerine kapılıp unutmaya başladığımız bir çok duygunun üzerimize çullandığı andır, sersemleticidir,.. ve “yavaş”tır yaşamanın anlamı medeniyetin olmadığı o zaman dilimlerinde…
    elbette elektrik geldiği anda bütün bu büyü dağılır, ani bir değişim geçirip bir anda “yarım” kalan mühim işlere dönersin ama olsun varsın. arada hatırlamak için bile değer 😉


  8. Zamanla barışık olsaydım, sevgili Ligeia, aynen öyle hissedebilirdim. Hatta 2. kesilişinden sonra dışarı çıktım, geceyarısından sonra. Deniz kenarında çimlerde uzanmış sohbet edenler, frisbee oynayanlar, çok huzurluydu, alacakaranlıkta. Ama bu, sohbete gerekli bi’ kişinin yokluğuyla da ilintili.
    Ayrıca, o sırada Fransa-Brezilya maçının olmasıyla da ilintili. Maçın an be an nasıl geçtiğini tahmin edebilsem de.

    Lisedeki elektrik kesintilerini hatırladım şimdi. Yatılıydık ve kutsanmış anlardı gerçekten. Nöbetçi hocanın baskısının ve varlığının olmadığı. Yakında Ege Üniv.’nin yurtları vardı. Oradan bağıranlar olurdu çok. Yıllar sonra gördüm ki bu ortak bir olay. ODTÜ yurtlarında da (hiç kalmadım) oof-off çekerlerdi her kesintide.


  9. ah su fransa-brezilya maçi.. biz o sirada 2 gunluk muhtesem bir dub-elektro-reggea konserindeydik soylemesi ayip. maçin ilk yarisi sahnede benimle dalga geçen aptal bir rockçi hatunun konserine denk geldiginden, maçi izlemeyi yegeledim. ikinci yarida groundation basladi, ben konser alanina uçtum. isin en guzel kismi ise “goooooooooooooooooool” du cunku tum fransizlar yuzlerindeki kocaman gulumsemeyle saga sola kosturup onune gelene sarilip opmeye basladilar (bende sarhos bi herifin opucuklerine kurban oldum). Bu fransizlar komik insanlar hareli insancim, elektrik kesilse olay olur burda. hemen soylenmeye baslarlar. bi sikayet bi sikayet..


  10. Izmir Fen Liseliyiz demek, ey sadakatimden, suphe duyan blogger!


  11. söylemesi gerçekten çok ayıp olmuş fors major. dua edin ki bu buraya gelen 100. yorum:)
    hatun sahneden senle alay mı ediyordu?


  12. İFL, bugün yarın ve daima.


  13. etti etti.. ben konserini dinlemek yerine yerde uzanip gokyuzunu seyrediyorum diye bana “asî” dedi. sonra herkes guldu bana. bana guldu herkes. herkes bana guldu. bak travmatize oldum iste, tekrar tekrar hatirlatmayiniz kuzum, içim fena oluyor =)


  14. bence övmüş hatun seni. herkes de sana gülümsemiş. hem senin travmadan çıkman kolay göründü bana.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s