h1

hayat berbat: kayıplar

22 Ağustos, 2006

Bir arkadaşım vardı (ya da var, bilmiyorum), haberleri seyretmeye yüreğinin dayanmadığını söylüyordu. Haberlerin daha böyle magazin olmadığı günler. Bu ülkede hayat zor, biliyoruz bunu hepimiz. Ama o zorlukta tutunduğumuz şeyler var. Asıl zor olan, bazen o farkında olmadan tutunduğumuz şeyleri kaybetmek oluyor.

Bunların hepsi bir gün arayla ikişer ikişer gazetedeydi:

* Gökçek Kuğulu Park’a tecavüz yetkisi almış koruma kurulundan. Aynen de bu kelimeyi kullanmışlar. En azından Kuğulu Park’ın da bundan zevk almasını zorunlu kılmamışlar. Niye şaşırıyoruz ki aslında? Gökçek, Bulvar kaldırımlarının Meclis karşısına gelen kısmına tecavüz ettiğinde kimse sesini çıkarmamıştı. Meclis kenarındaki kaldırımları da biçmişti aynı zamanda. Gördüğümde ağlayacaktım neredeyse.

* Fırtına Deresi’ne santral projesi hala yürüyormuş. Gökova’da deniz kenarında bir termik santralimiz var bizim, daha ne bekliyoruz bu insanlardan?

* Yeni Sahne yıkılıyormuş. Ankara’nın en değerli yerlerinden birinde derme çatma bir bina tabi gözünü döndürmüş Ormancılar Derneği’nin. Oraya bir işhanı, çarşı filan yapıp parasıyla da bir yöneticilere bir lokal, deniz kenarında bir kamp, niye olmasın demişler. Çankaya Bel.si daha değerli bir arsa verelim onun yerine diyor ama durum çok ümitli değil.

* Hasankeyf. Niye turizm ve eski eser önceliğinin bulunmadığı 50 yıllık bir proje yürütülüyor ve neden tam orada, ikna olamadım. Bu durumda bile su düzeyi 30 mt. (80 mt.miydi?)düşürülse şehrin neredeyse tamamı kurtulacakmış, %20 gelir kaybıyla. Ama bakan dün yok öyle bir indirme bindirme diyerek noktayı koydu. O “şehirde bulunacak birşey yok, un ufak olmuş heryer” diyor, oysa bir yandan Efes’tekine benzer teras evler kazılıyor. Denklemi yanlış kurmuşlar aslında: “şehir tamamen sular altında kalacak ama %1 daha fazla gelir alacağız” dense hemen eller ovuşturulurdu.

%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%

Benim için en üzücüsü başka bir kayıp ama. Zaten yukardakiler belirsizliğini koruyor henüz.

İstanbul’un sanırım en sevdiğim mekanı İSM’ydi. Tarlabaşı’nda kurtarılmış bir mekan. Taksim’den inerken sağdaki bir sokağa saparsınız, karşınıza tekinsiz bakışlar ve klasik yoksul bir İstanbul mahallesi, pencereler arası asılı çamaşırlar çıkar karşınıza. Yanlış sokak. Sonrakinde eski bir manastır olan İstanbul Sanat Merkezi.

Girdikçe kendimi iyi hissederim. Orayi da Kumpanya sayesinde keşfetmiştim. Çok güzel gruptur Kumpanya. İlk oyunlarını seyretmek için çok beklemiştim, üç farklı yerde çeşitli aksiliklerle oynamadılar. Alışmıştım özür duyurularına. Sonra ama, iki üç çok hoş oyunlarını seyrettim. Hepsi çok yaratıcıydı. Biri de Tarlabaşı’ndan gelen seslerle bütünleşiyordu.

Kurucularından Naz Erayda özellikle dekor-mekan konusunda çok iyi bir kuramcıdır, eşi Kerem Kurdoğlu da zeki adamdır. Çok da şeker bir kızları var bu arada, görmüştüm bir keresinde. Grubun diğer üyelerini de severdim. Bir keresinde de oyun tanıtımlarını şöyle bir zarfla göndermişlerdi, hala müteşekkirim bunun için:

kum

Neyse, her geldiğimde uğramayı severdim İSM’ye. Bir festival zamanı yolda bir kızla tanışmıştım (ayrı bir hikaye), İSM’de dans kursuna gidiyordu. Sonra Mahir Günşıray’ın tiyatrosu da İSM’ye taşındı. Sonradan Bedri Baykam atölye açmış, çatıya büyük bir restoran yapılmış. Bir keresinde de girişteki tuvaletlerinin tezgahında tek başına yatan bir bebek vardı. Öyle garip bir yerdi. Ama hepsi kapanıyormuş artık. Binanın sahibi Rum vakıf uzun süren sürüncemeden sonra el koymuş. Son İstanbul gezisinde uğramadığıma yandım ben de çok.

Reklamlar

2 yorum

  1. […] Original post by Simon Templar and software by iskenderiye […]


  2. o değil de, bu ne güzel el yazısı.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s