h1

kalk kalk kalk, yatağından kalk

13 Eylül, 2006

Salı akşam 11, dersten geldim şimdi. Yani TR’de sabah 6. Demek ki ‘kalk kalk’ı çalabilirim. Aslında Salı sabahı çalacaktım bunu, en çok o zaman ihtiyaç var. Çünkü Pazartesi’nin adı çıkmıştır, mazereti vardır. Salı’nın bahanesi yoktur, artık ne yapılacaksa yapılacaktır. Çarşamba arada kalmıştır, haftasonu uzaktan görünmüştür ama henüz kaçış yoktur; sadece lisede yarım gündür, 2:30’dan sonra ya maç yapılır, ya Bornova’ya kaçılır. Perşembe yarın bayramdır. Cuma en çok şey beklenen, en çok bulunamayan, en hayal kırıklığına uğratandır. Cumartesi değişik kalıplara girer, iş günü de olur yarım olsa da, Pazar’a da benzer, cuma’ya da. Pazar tam bir can sıkıntısıdır, en iyisi bitmeyen kahvaltılar yapıp başka birşey beklememektedir.

Ama işte Çarşamba sabahı 7-10 arası ve siz buraya mı bakıyorsunuz canlarım?.. Bravo deyip sizi teşekkür için şuraya alıyorum. Canlı yayın yazan baklavaya basıp devam ediyorsunuz şekerim. Haftaiçi her sabah 7-10, sonra cmt. 8-11 haftaiçlerinden seçmeler. Aşağıda bahsettiğim Ege ve arkadaşları (Fahir ve Oktay, ayrıca yan kişilikler Demircan Abi, Şenol Gülbayrak) sizi kendinizden geçirmezse paranız benden iade birtanem.

Yok, saat 10’u geçti ise saat (sizi tembeller), sizi de unutmadım anacım. Buyrun, size de uyanmanız için Kalk Kalk. Doyulmaz öyle, iki parça kekle. Alo, Demircan abi bekle. Çay demlikten zeytin Gemlik’ten… Olayların üzerinde bir battaniye, kim kiminle ve hatta niye… Çete, toplandik gene… Yakında bunun Sincan versiyonunu da çalarım size. Yeter ki ayağınız alışsın, yeşil papatyam.

Reklamlar

5 yorum

  1. Üniversitedeyken sabahladığım uzuuuun gecelerin sonunda moralimi düzelten yegane kişiydi Ege.Ben son enerji kırıntılarımı toplarken o gelip sabahın yedisinde konuşmaya başlardı. İçimden “bu adam 2 blok ötede böyle atıp tutarken ben burada ne diye maket yapıyorum” diye düşünürdüm.Kendisi bir dönem akşam üzeri programları yapmış, o zamanlar “210 30 30 (bkz Radyo Odtü’nün telefonu), Turbo Ege sizin dostunuz!” sloganıyla tanınmıştır.Modern Sabahlar ile gönlümüzde ayrı bir yere oturmuştur lakin ben program içindeki “Postmodern Köşe”yi kaldırdığı için esefle kınıyorum kendisini.


  2. okumdum pek bi sevindirik oldum her nedense..çok yaşa diyesim geldi…ve bugün çarşamba…:)


  3. Orta 3. sınıftan beri, -ki, ımm tam olarak tam 6 küsür yıla tekabül ediyor- sabahlarımın neşesi onlar.

    Arabada 2. düğmede kayıtlı şimdi, walkman’im varken de 1’deydi bir zamanlar… En çok Ege’nin sabah çatlağı sesiyle Sertab Erener’in “Yeni” şarkısını söylediği zamanları özlüyorum ben. Konuşan Cüce ise audio bir korku filmi genre’ında. Sabahları onlarla ne güzel…

    Haşır huşur eski gazeteleri yerim.


  4. Bornova’ya kaçılır..teras’ ta kağıt oynanır..kaybeden çatı’da biraları ısmarlar:):)


  5. Birçok farklı kişi, farklı yerden, geçmişten, zamandan, Ege’de buluşmakta demek. Yalnız, akşam 11’de eve geliyorum diyorum, hiç yazık sana diyen olmadı.

    zizu, bilmem ben oraları, bizim zamanımızda daha yoktu:)

    mathy, dinleyip mi yaşa diyorsun, yoksa sadece yazıya mı? neyse, sen de gör.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s