h1

Nem, walkman, amca, sema

15 Eylül, 2006

* Şehir tropikal yine. Sıcaklık çok değil, 24-28 arası ama nem korkunç. Dışarıda adım attığın anda terliyorsun. Akşamları da en ufak bir havaakımı yok. Sürekli ağır bir Ağustos böceği cırlaması var. Ben ki İzmir’de bile cam açık yatmam (zaten yatamam, bakınız *), burada tersi mümkün değil.

* Metroda walkmanden kaset dinleyen siyahi bir kız vardı. Gidip yanaklarından öpecektim. Ama o da kasedinyüzünü sürekli en fazla 30 sn.de bir değiştirip durduğuna göre pek normal değildi.

* Geçen akşam eve gelirken yolun karşı tarafında bir bankta yaşlıca bir amca, yanında market arabasında tüm birikimi, kendi kendine ama bir başkasına hararetli birşeyler anlatıyordu. Yine bu ülkenin gelmişine geçmişine küfrettim. [şu ülkeyi bu ülkeyi işgal edecek paranız var da bu amcaya ev alacak paranız yok].

* Sema. Galata. Tango. Çok sevdiğim bir arkadaşımın dediği gibi “muhteşem bir program“. Gidin, yoksa kanım yerde kalır (öyle denmez miydi?)

* -“Sen bir düzenbazsın”. -“Teveccühün. Olabilmişsem ne mutlu bana”. Düzenbazlar keyif veriyor. Ne zamandı o? Perş. 21. Kanal? trt1. İki tefrika birden. Bu hafta The Sting‘deki numarayı yaptılar. O zerafet – parıltı olmasa da iyiydi yine de. Alıştırma için yararlı.

_____________

* O imam meselesinin nasıl bağlandığını merak edecek kadar sevimli okurlarım var ise, söyleyeyim; annem diplomatik yollardan çözmeyi önerdi. Girişimleri az miktar işe yaradı. Az miktar şöyle oluyor: bazı geceler imam, kendisine yukarıdan gönderilen ‘kıs sesi, abartmışsın’ uyarısını dikkate alıyor, bazı gecelerse başka bir imam aşka gelip kendisini Kuruçeşme Arena’da onbin coşkulu seyircinin önünde hissetmeye devam ediyor.

Reklamlar

13 yorum

  1. fuyfıy


  2. valla ben de yıllarca banka soyma fikriyle yaşadım . evet îtiraf ediyorum : en büyük hayâlim(di). niye di ? çünkü çetemi kuramadım . mâlûm bu işler yalnız başına olmuyor.olur da aklınıza düşerse , bulun beni . soğukkanlıyımdır , bankadan çıkmadan yakarım sigarayı . rehinelerden biri hâmileyse , belki içmem .. o kadar zâlim değilim . silâh kullanabilirim . tetiği çekmem ama çekeceğime inandırabilrim . ya siz ciddisiniz di mi ? ben şimdi boşa teklifte bulunmuş olmıyim 😛


  3. hayatta saka yapacagim son seydir bu Candan. artik seni mutlaka birgun bir yerde bulacagim. zaten daha yeni Inside Man’i seyrettim, yeni fikirler gelistiriyorum. yalniz once sirada LA’deki J.Paul Getty Museum var. suradan izleyebilirsiniz gelismeleri.


  4. e ben bu gelişmeleri izlemiştim akşamleyin !
    neyse yeni bi’ şey olursa haberim olsun . acele etmeliyiz . kaşıkçı’yı da bi’ düşün derim . ilber hoca ‘’ sağlam ‘’ diye garanti verdi . Allah’ım !


  5. yaşasın !!!
    beni bul ama lütfen çok yaşlanmış olmayayım . kafamı çok vurduğum için parkinson olma ihtimâlim yüksek
    ben şimdi gelişmeleri izleyeyim .. ay heyecân bastı !
    1 xanax keser mi acep ?


  6. tamam dedik de sen eğitimine dikkat ediyor musun bakiim? son zamanlarda neler öğrendin? düzenbazlar’ı seyrediyor musun mesela? sana ‘bu çok büyük bir iş’ dersem ne cevap vereceksin? sonra şu anketi yanıtladın mı?


  7. anket olayı da tamam patron !
    öğrendiklerimi aklımda tutuyorum yakalatmamak için .
    düzenbazlar’ı değil hiçbir şeyi seyretmiyorum , özgün fikirlerim kirlenmesin diye .
    iş çok büyük mü ? anlat görelim ! büyük değilse girmem zâten .
    nasıl ? olmuş muyum ? olmuşsam altımı kapatır mısınız lütfen 😉


  8. yok, öyle değil, bir deneme sorusuydu.
    şöyle bir diyalog mesela:
    – bu iş çok büyük.
    – biz de büyüğüz.

    altını kapama esprisinin çok benzeri Friends’te vardı. Chandler “oldum ben, bana bir çatal saplayın” diye giriyordu. Phoebe anlamıyordu. “bifteğin olduğunu nasıl anlarsın, çatal saplayarak” diyordu Chandler. “ben et yemem”, “sebzelerin olduğunu nasıl anlarsın?” “yiyerek”, “o zaman: oldum ben, ye beni”.


  9. ben friends de seyretmem patron , n’olucu ?
    onlar kesin benden araklamışlardır .
    hem bana çok geldi öyle teklifler .. bu iş çok büyük .. eee ? sonuç ? elinizi görmeden konuşmam ! benim elim sağlam 😉


  10. elimde birşey olduğundan değil, onlar test sorularıydı. o diyalog da (iş büyük, biz de büyüğüz) düzenbazlar’dan bir kareydi.

    ama illa iş istersen tay-yip’in mazbatasını çalmakla başlayabiliriz. sonra sazan bir ch-p milletvekiline söyleriz, olay büyür. mazbatası olmayan başbak-an olamaz diye neticelenir.
    mazbata da bir tür kabul mektubu, ösys’nin sonuç belgesi, yüzük kardeşliği gibi birşey sonuçta.


  11. hmm ..
    düşünmem lâzım bunu. kesin sonuç alırız di mi? mesele mazbatayı yürütmek değil. kapiş ?


  12. al bak Candan, eloğlu yine bizden atik davranmış. şimdi biz maz batayı yürütsek kesin ispanyollardan kopya çekmiş diyecekler.


  13. Usefull information and all is good arranged.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s