h1

Zabitler yaman

21 Eylül, 2006

Mankafa’yım* da olabilirdi başlık. Çünkü öyleyim.

Geçen sefer herkese laf ederken sevgili öğrencilerimi unutmuşum. Yatırım amaçlı öğrenciler yeryüzünün en aşağılık ırklarından biri bence. Daha belirgin olsun: Fena olmayan bir işi olup da daha paralısını bulmak için daha fazla okuyan öğrencilerimden bazıları yeryüzünden silinse tüm insanlığın ortalaması yükselecek birden.

Böylece bilmemkim direktöre gidip “bu bu.. ismini telafuz edemediğim hoca ilk defa öğretiyor bu dersi” (hiç de değil, 2., hem ilk olsa nolcak), “o henüz hoca değil” (değilim, ama bu konuyu benden iyi anlatanı bul, ben de girip öğreneyim), “he is lost” (buna parantez yetmeyecek) diyen biri de olmaz.

Lost? Psikolojik derinliğe insen, kişiliğimden bahsetsen önünde saygıyla eğilip selam veririm. Ama ilk derste tanışma, syllabus, giriş derken erken bıraktım diye mi lost oluyormuşum? Ne biçim öğrencisiniz zaten ya siz? Kopya çekmek aklınızdan bile geçmez, herşeyi yarım yamalak bile yapsanız sırf yaptığınız için A beklersiniz, dersi erken bitirsek yüzünüzde güller açmak bir yana şikayet edersiniz. Patronsunuz, herşey isteklerinize göre düzenlenir ama en ufak bir kopya çekecek özgürlüğe, yaratıcılığa ve zekaya sahip değilsiniz (diğer hepsi biryana, bunu kabul etmesi daha bir zor benim için).

Hala böyle şeyler yaşadığım için gerçekten mankafa’yım. Çünkü öyleyim. Kim dedi sana bu gerzek insanlarla, gerzek işlerle uğraş diye? Bitir okulunu, gir Hyundai’ye filan, şimdiye bir Hyundai koleksiyonun olurdu. Atos, Accent filan. Hem o zaman belki önerilerimi dinletirdim de daha anlamlı araba isimleri olurdu (karga, sivrisinek, ağustos böceği).

Bunları diye diye gece metrodan dönerken yolun karşısındaki bankta aynı amca, yine yanında market arabası, ayakta kendi kendine konuşuyordu. Hava soğumuş. Mankafa’yım, şu adama bile yardım edemiyorum diye yazmayı düşünerek (ben önce kafamda yazarım) yürüdüm.

Sonra düşündüm. Madem böyle diyorum, farketmişken mankafa’lığı, dönelim bir bakalım birşey yapabilir miyim. Döndüm. Karşıya da geçelim mi? Geçtim. Hizasına kadar gitmek gerekir mi? Gittim. Yoğun bir kötü koku gelmeye başladı. Hizasında döndüm. O sırada beni farketti. Direk ona doğru dönüktüm zaten. Konuşmayı kesti, normal görünmek istemiş olmalı. Demek çok da ileri değildi durumu. Van Gogh’a benzettim hatta o anda onu. Selam verdim, ‘hi Sir’. Birşey demedi. Ne diyebilirdi ki? ‘Is there something I could do for you?’ dedim. “I don’t know” dedi. Ne diyebilirdi ki? Çok manalı geldi bana o söz o anda. Selam verdim ve yürüyüp gittim. Ne yapabilirdim ki? Zor bir cevaptı benim için cevabı. Ama başka birşey dese ne farkederdi ki?..

________________

* Mankafa silmiş blogunu. Yazık. Son zamanlarda en çok baktıklarımdandı. Buraya bakarsan birgün, mankafa: Mantığını yaşatmaya çalışacağım arada bir, elimden geldiğince. Hem, zaten öyleyim.

Reklamlar

8 yorum

  1. Mankafa’lik bir erdemdir.
    Yasasin hakli aptallasma mucadelemiz.

    Sen merak etme ben seni takip ediyorum.


  2. ben de ders istiyorum. Hem ders programımda boş yer de var:)
    anlamıyorum ben bu öğrencileri.
    “I don’t know” bu çok…değerli sanki


  3. Öğrenci bir tek sizin dersinizi alıyormuş gibi ağır bir syllabus hazırlıyorsunuz. Bunun üzerine de yapılmış hatalar için hiçbir excuse kabul etmiyorsunuz. “Öğrencisin, işin bu.”yu ilke edinmişsiniz. Ha bir de, “Yarın işe girdiğinde patronuna da mı bu bahaneyi uyduracaksın?”ı… Ama büyük ihtimal patronum, bana birbirinden bağımsız en az “6 koca sorumluluğu” yükleyip deadline öncesi teslimat ve başarı beklemeyecek. Tüm akademisyenler birer ego bombası, bulutların üzerinde yürüyen her an patlamaya hazır mayınlar sanki. Hak veriyorum, çok zorlu yollardan gelmişsiniz ama siz azınlıksınız. Ve bu başarıyı da öğrencilerden beklemeniz çok yanlış. Her şeyi mükemmel yapacak olsaydık sizin yerinizde biz olurduk. Bazıları mükemmel yapar, bazıları elinden geleni yarım yamalak teslim eder; içinden küfürler savurarak.


  4. Sen kendi derslerin ve hocalarin icin yazmissin Jel. Burada zaten oyle davransan benim patron ogrencilerime, ilk haftadan okul meydaninda sallandirirlar. Tum yorumlarim genel olarak ogrenciler icin degil, kendi ogrencilerim icindi zaten.

    Benim syllabus’im kesinlikle bahsettigin gibi degil. Eve is birakmamaya calisiyorum. Israrla derste ogrenmenin uzerinde duruyorum. Ustelik ogrencilerim 6 degil, 2 veya 3 ders aliyorlar.
    Excuse fena halde kabul ediyorum. Bazen sonradan kendime kizacak kadar cok. (Az sayidaki) odevi getirmeyene cok gec bile olsa -bazen haftalar sonra- kabul ediyorum.

    Mukemmellik beklemiyorum. Donem sonunda harfleri fazla fazla veriyorum. Yine de sinifin kotulerinin bile A bekliyor olmasina sinirleniyorum (ki en kotu B, B- filan aliyorlar). Ama en cok, en ufak seyde sikayet edilmeye sinirleniyorum. Bu konuda tum guc onlarda cunku, en ufak söz hakkın yok neredeyse.

    Boyle.


  5. mankafalik bence de bir erdem’dir. bu soz benim icin daha bir anlamli oldu.

    ben de anlamiyorum lizzle ve anlamak da istemiyorum. anlamaya calissam bulasacak sanki o kir bir tarafima. bir de salı 8-10 ders, beklerim. akşam tabi canım, sabah olur mu, o zaman çalışıyor herkes.


  6. syllabus için ders bilgi çizelgesi diyebilirmişiz. türkçe editörüm sağolsun.


  7. Gercek Mankafa benim.


  8. a, ama skoer kardeş, mankafa’lık kişiye özgü değil, kraliçe’nin nadir kişilere dağıttığı payeler gibi mahsus bir sıfat olmalı. ama illa derecelendirme isterseniz katılabilirim, siz benden mankafa olabilirsiniz.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s