h1

can canan hicran

6 Ekim, 2006

Bu şehrin dramatik havasından feci sıkıldım. Dün 30 dereceydi -Ekim’de-, t-shirtle terliyordum, gece çok sıcaktı, sürekli Ağustos böcekleri ötüyordu hala. Hep öyle gitse ne güzel de bugünse 15 dereceydi ve yün kazak ve kalın bir ceketle üşüyordum.

Bunlar aklımdan geçerken evin yakınında bir kilise olduğunu gördüm. Evin yakınında bir kilise varmış ve ben yeni farkettim 3 yıl sonra. Pek kilise gibi değil zaten. Zaten çanı çalmayana kilise mi denir be?.. Oysa Via Santo Stefano’da öyle miydi ya.. Sokağın başındaki kilisenin çanı evin içinde çalardı sanki. Orada herşey sahiciydi zaten, hiç buradaki gibi değil. Ama kaçta çalardı kilise çanları, hatırlayamadım bir türlü…

eylul26-042.jpg

… Öğrencilerim çok acımasızdı bana bugün. Bir iki hatada çok ters davrandı birkaçı. Biri laf edip çıkıp gitti. Oysa hiç de şart olmayan bir yardım saati yapıyordum. Ya işte, Çiçek Hanım, öğrenciler laf edip çıkıp gidebilirler sınıftan ama öğrenciler ne aptallık (20/32 ile 10/16’nın aynı olduğunu anlamamakta ısrar edip lafetmek gibi) veya terslik yaparsa yapsın, senin gitmeye hakkın yoktur.

Bunlara takılmış konuyu nasıl açıklayacağım diye grafikler çizip hesaplar yapıyordum metroda dönerken. Sonra onların etrafına çizimler yapmaya başladım dalıp giderek. Bugün bayağı şanssız olduğumu düşündüm. Birşeyi anlatabilmek için iki yolum vardı, ya sorduğum sorudaki bir kelimeyi düzeltmek, ya da öyle devam etmek ama işlerin karışmasına hazırlıklı olmak. 2.sini seçmiştim o anda, oysa diğeri çok daha basit olacaktı. Zaten bir iççamaşırım var (söylemesi ne garip oldu), onu giyince hiçbirşeyin yolunda gitmediğini biliyorum.

O kadar değil, ben de daha hazırlıklı olmalıydım, biliyorum, ama küçükken sinema okulunda öğrenmişim bir kere, kumarda kaybeden.. diye. O yüzden başımı kaldırıp etrafıma baktım. İki kız bana bakıyordu. Zaten sezerim hep bakıldığımı. Bakanlar arasında kaçırdığım pek olmaz da (gerçi bilemem, di mi?) bazen fazladan bana öyle geldiği olur.

İlerideki kız resmen gözlerini dikmiş bana bakıyordu. Bir daha baktım, yok, bakmıyordu, sadece üzerimde dalıp gitmişti. Ama yanımdaki -yani ben yan konmuş koltuklarda oturuyorum, o yanıma düşen düz olanlarda- çizdiklerime ve bana bakıyordu. Ama benim durağım gelmişti, baktım, o da baktı, indim, o da indi. Birsürü arkadaşı varmış meğer arka tarafta, onlarla beraber. Bir partiden filan dönüyorlardı, onlara pek benzemiyordu. Ayrı yürüyen merdivenlerde çıktık, yakın mesafelerde. Bu, 2-3 dk.lık uzun bir süreç. Sonra ben sağa dönerken arkama baktım, o da sola dönerken arkasına baktı. Böyle anlar için mi yaşıyoruz, yoksa bu anları başkaları için mi, diye o anda düşünmedim sanırım.
Sonra dışarı çıkınca eve doğru değil, diğer çıkışa doğru yürüdüm. Güzel kızdı, başka birşey olmasa da bari bunu bilsindi. Zaten bayağı kötü bir gündü, bu yüzden gayet güçlü hissediyordum. O da arkadaşlarıyla çıkıp bir saçak altında beklemeye başladı, yakındaki üniversitenin servisini. Yağmur yağıyordu ama olsun, şemsiyem vardı. O hiç ayrılmadı arkadaşlarından, biraz sonra gelen otobüse binerken bile. Sonra gitti. Ben de her zamanki gibi hiç araba geçmeyen yolun tam ortasından yürüyerek yağmurda eve döndüm. Sonra Kod 46’yı yazmaya karar verdim.

Reklamlar

9 yorum

  1. Simdi senin su oldurmeye calistigin adam imam miydi? papaz miydi? ben karistirdim iyice…

    Bir de; potansiyel ask midir bu toplu tasima araclarinin alip goturdukleri?!


  2. a, benzemiş gerçekten. yok o, 04:45’te öten halis ve muhlis bizim beşikçi oğlu cami imamı hoca birşey efendi. çanlardan memnundum ben, uyandırmazdı onlar -zaten herhangi bir batı ülkesinde kilisenin rahatsız etmesi mümkün mü?- gece hiç çalmazdı da saat başlarında belli belirsiz saat kadar vurur, sonra da 12’de iyice melodili ve sesli mi çalardı, öyle birşeydi. iyi gelirdi, yabancılaşmazdın bulunduğun yere. döndükten sonra aramıştım o sesi arada bir.
    bu arada sizin okul müdürünü de halledecektik, di mi.. pardon ya, arada kaynadı gitti. annemin diplomasi planlarını önersem?..


  3. Sizin otobüs ve güzel kız rastlaşması da fena değilmiş. Ya geç kalıyorsunuz ya da ürkek, gerçi.

    Belki bir bellek sorunu vardır(eternal sunshihe, kod 46). Onu hallettikten sonra yoluna girecektir her şey.

    hoşçakalın.


  4. herşey yoluna gircek..
    hayatımızda lanetli olduğuna inandığımız eşyaları ne yapsak acaba?
    bi kere birisi bana ojesini vermişti, bunu ne zaman sürsem sevgilimle kavga ediyorum demişti.. bu ne anlama gelir:P
    herşey güzel olsun!
    ben yağmur altında yürümeyi çok seviyorum!!!!!


  5. Ne yani, 10/16 ile 20/32 birbirine eşit değil mi?

    (Gülüşmeler) Just kiddin’ baby boi!

    Senin gibi hocam olsa A alırdım. Derslerim hocalar yüzünden kötü.

    Anlattığın şey de ne güzelmiş. Film gibi. Çok özendim.


  6. o küçük film kareleri güzelleştirio hayatımızı…bir an nelere bedel…:))))


  7. atalım lizzle’cık. arkadaşın benden gitsin de ne olursa olsun demiş. sen de bir başkasına hediye et. ben onu da yapamam:)

    film gibi, yes, Jel, ama yaşaması pek keyifli olmuyor inan. hüzün gına tadı veriyor bir yerden sonra.

    aynı şey mathy’ye de. çok değerli, evet.. ama yetti be!..

    ürkek.. evet, ama durumlar da pek yardımcı olmuyor açıkçası. bir anlık şansı oluyor sanki insanın, onu farketmezseniz ikincisi gelmiyor. ayrıca anlatırken film gibi oluyor gerçekten ama diğer insan için belki hayatın sıkıcı bir başka anından başka birşey değil.


  8. 🙂 başkasına verememki..zaten bozuk gibiydi…
    :)insanlar ve seçimleri ilginç oluyor.


  9. evet tam olarak öyle.
    film gibi.
    o kızın bakışları da senin grafik çalışmanda bir kilit noktayı aydınlatabilse ben Motor! derdim. Başlasın diye çekimler.
    çok güzel anlatmışsın.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s