h1

dear frankie

20 Ekim, 2006

İskoçya’dayız. Frankie 9.5 yaşında. Annesi ve anneannesi ile yeni bir şehre taşınırlar. Yeni okul, yeni arkadaşlar. Frankie sağır-dilsiz ama dudak okuma şampiyonu. Coğrafyaya, okyanuslara çok meraklı.

frankanne

Frankie babasına mektup yazar düzenli. Babası da ona yazar. Gemici. Geçtikleri denizlerden, gemilerinden bahseder, zor bulunan pullar gönder. Durun bir dakika, tam öyle değil. Annesi Frankie’nin yolladığı mektupları bir posta kutusundan alır, cevap yazar, pullar alır ve gönderir. Gerçek babanın nerede olduğu belli değildir, ölmüş bile olabilir.
Herşey bu düzende devam ederken sıra arkadaşı babasının çalıştığı geminin haftaya limana geleceği gazete haberini gösterir, “bahse girerim, baban orada olmayacak der”, Frankie’nin tüm pullarına bahse girerler. Bunu da Frankie babasına yazar, annesi okur ve çözüm arar. Anneannenin gerçekleri söyle baskısına direnir, bir adam arar. Çalıştığı yerin sahibinin tanıdığı bir adam, gerçek bir denizci para için kabul eder. Frankie babasını görmemiştir zaten 2-3 yaşından beri.

Gün geldiğinde buluşurlar. Aksiliksiz geçer gün. Zaten anne-baba ayrı olduğundan evde kalması, çok yakın durmaları gerekmez. Frankie ile adam dolaşırlar, deniz kenarına, adamın gemisine giderler. Akşam bittiğinde anlaştıkları gibi bir günde bırakmamak, bir sonraki gün hep beraber birşeyler yapmak ister adam. Kadın ne hakla der baştan, oğlanın ısrarlarıyla kabul eder. Sonraki gün adamla gemisinde buluşurlar (adam oraya girmek için birine para verir) beraber bir deniz müzesine giderler, dolaşırlar, akşam da dansa giderler.

dear-frankie-019.jpgdear-frankie-022.jpgdear-frankie-023.jpgdear-frankie-024.jpgdear-frankie-025.jpg
(keman çalan Frankie’nin kız arkadaşı. bana sormayın valla, ona sorun).

<>

Dönüşte adam neden der. Niye yalan mı söyledim der kadın. Hayır, kocan senin gibi birini ve Frankie’yi nasıl oldu da bırakıp gitti? O bırakmadı der kadın, ben terkettim. Frankie baştan sağır değildi. Babası onu böyle yaptı. Ölebilirdi de, der.

dear-frankie-034.jpgdear-frankie-036.jpg

Ayrılmaları çok da kolay olmaz. Evet, bu noktada fotoromana kayıyoruz, Kelebek’in 3.sayfasını açıyorsunuz, Filiz Akın’la Ediz Hun sizin için birsürü poz vermiş.

dear-frankie-052.jpgdear-frankie-053.jpgdear-frankie-054.jpgdear-frankie-055.jpgdear-frankie-056.jpgdear-frankie-058.jpg

Bu sırada kocasının kızkardeşi kadına ulaşır ve o çok hasta ve seni ve oğlunu görmek istiyor der. Kadın görmeye gider ama oğlanı götürmez. Bir resmini ve oğlanın babası sandığı adam için çizdiği resimleri götürür. Birkaç gün sonra da ölür kocası.

Oğlana babasının şirketinin kullandığını söylediği P.K.una bakmaya gider kadın, herhalde birşey yoktur bu sefer diye. Ama vardır, açar. Adamla resimlerini de koyduğu mektup merhaba baba diye değil, merhaba arkadaşım diye başlar bu sefer. Yine okul maceralarından bahseder. Ve geçen gün babam, gerçek babam ölmüş, bir süredir hastaymış, annem söylemedi bana der. Umarım yine gelir, yine beni görürsün diye bitirir.

dear-frankie-068.jpgdear-frankie-076.jpgdear-frankie-077.jpgdear-frankie-082.jpgdear-frankie-085.jpgdear-frankie-086.jpg

Reklamlar

10 yorum

  1. aziz kardesim,
    michel gondry abimimizin son saheseri “the science of dreams” filmini gormediyseniz siddetle tavsiye ederim..
    ve bu arada eklemek isterim ki dear frankie’yi gormeyen varsa sonunu artik biliyoruz =) benden bu gormeyenlerden biriydim, ama hiyar gibi sonuna kadar okudum. biraz bekliyeyim de sonunu unuturum belki, o zaman seyrederim =)


  2. ben izlemek istiyorum:)
    xx


  3. Çok güzelmiş film. en sevdiğim o romantik bölümleri çabucak geçmişsiniz, aşkolsun:)Ben izlemedim, izlerim. Çok güzel anlatmışsınız, izlesem bu büyü bozulur mu acaba? ben bana film anlatılmasını öyle severim ki. uzun zamandır kimse bir film anlatmamıştı. çok hoşuma gitti. teşekkür ederim.

    itiraf: filmin sonunda ağladım.


  4. yazının zamanlaması tam uydu bana..bugun denetım vardı ve 3 öneri ile atlattım ve kendime bi keyıf aksma planlıyordum…ama ama bakalım bulabılcekmıyım bu fılmı aksam..bulamassam daha kolay bulunabılır,soole keyıflı bı fılm rıca etsem ..tr saatıyle 8 e kadar guvercın gerı dönermi bana ayağında mektubuyla…ha ha haaayyt..:))
    opldnz…


  5. bir yere koştururken acele cevap: Korkuyorum Anne. Veya Mike Leigh veya Ken Loach’un herhangi bir filmi. Acıtmasın dersen Vera Drake veya Sweet Sixteen olmasın, onlar dışında herhangi biri olsun. Ama bi dk. ya, Ken Loach’un son Cannes ödüllü filmi sinemada oynuyor zaten, seanslar: http://www.beyazperde.com/film/3120 Sinema varken eve ne gerek – projektörün ışığı karanlıkta süzülür, ne oynasa büyülü


  6. dear possibly maybe, sende de benim gibi obsesif kompalsif bir ‘karşındaki film anlatırken kulaklarını tıkayarak bağırarak şarkı söyleme’ durumu var sanırım. napsaydım yani, filmin sonuna gelince orada bıraksa mıydım… kaç yıllık küçük bir film, belki hiç karşına çıkmayacak hayat boyu. hatta iyice laubali olup sen konsere git de şarkıcı kız senle alay etsin demek istiyorum:) (kızma kızma)

    ben de sana, ismi buraya sığmayacak olan şu filmi öneririm: http://imdb.com/title/tt0443453/


  7. ben de ağladım. ağlanmayacak gibi değildi zaten.
    filmde bu etkiyi yaratabilmek için ne kadar çok uğraşıp para akıtıyorlar; ben bir yazı ile bunu başarabilmişsem ne hoş.
    bu arada anlatması o kadar hoş olmaz gibi geldi, birsürü resmini koydum o romantik anların. ve benim de en sevdiğim şeylerden biri böyle film anlatmaktır.


  8. gercekten arkadaslarin belirttigi gibi hizini alamamissin :), ben filmi izledim, cok guzeldi. senin anlattiklarinin disinda, cok guzel dostluk iliskileride vardi filmde, yabanci adamin pek yabanci olmamasi gibi…


  9. 3.2, yorumu yeni gördüm. o gün çok yorum gelmiş olmalı, 5 yorum gözüküyor yeni yorumlar kısmında, o yüzden atlanmış. possibly maybe’ye yazdığım gibi, orada bırakmak bir seçenek değildi. yarın sinemalarda oynayacak bir film değil ki bu. evet, mecburen bayağı kestim, anlatılır kılabilmek için. yoksa 110 dk.lık filan film, anlat anlat bitmez.


  10. […] film için zamanında yazdığım şu yazıya […]



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s