h1

eski mi?

22 Ekim, 2006

Eski sevgililimlerimden biri yazmış. Durun, önce gerisini anlatayım. Birkaç ay önce bana birşey anlatacaktı, önemli sanki. Ben de sonra olsun demişim tel.da, tam hatırlamıyorum. Geçenlerde konuştuğumuzda da başka şeylerden konuştuk, sonradan yazdığına göre açamamış konuyu. Ben de “işini kolaylaştırayım, herhalde evleniyorsun” diye yazdım. “Bana söyleme gereği duyman düşünceli”. Sonra aklıma geldi, “tabi bir de sana bıraktığım kartoncuklar çöpü boylamış olabilir” (buraya gelirken abim kapris yapınca yersizlikten ona bırakmıştım, nispeten önemli şeylerin olduğu iki küçük alışveriş kartonu dolu zımbırtıyı) “-ki bu olasılığı düşünmek bile istemiyorum”, diye devam ettim. Sonra da bu yazdıklarıma bayağı bir güldüm. e, o kadar Seinfeld’i boşuna seyretmedik herhalde.

O da “Kartonlar duruyor. Diğer olasılık doğru” demiş. hmm, nedense düşündüğüm kadar sevinemedim buna. Acı da duymadan. Sormadım ama muhtemelen beni aldattığı oğlan. Bu da alttaki filmdaki gibi noktayı koyan, insanı yerine mıhlayan bir son olsun mu? Gerek yok. Zaten durumun öyle yorumlanması gerektiğine de emin değilim. Ama ona çok yakın.

Geçenlerde bunu andıran bir yazı yazan zizu için bir şarkı çalayım ben [zizu, aslında amacım alttaki filmin konusuna dikkatini çekmek, bak böyle talepler olabiliyor, kulağını açık tut derim; gayet güzeldi hem Frankie’nin annesi]: Sema-Karşıyakalı
(artık kaydolmanız gerekiyor yousendit’e ama korkmayın olun [edit: linki yeniledim, yusendit’siz]. bir de albümü alın diye reklam yapmış olayım).

Ve geri kalanlarınız için de Paul Simon söylüyor, 50 ways to leave your lover.

“The problem is all inside your head”, she said to me
The answer is easy if you take it logically
I’d like to help you in your struggle to be free
There must be fifty ways to leave your lover

Reklamlar

15 yorum

  1. 🙂 hayat şarkılardan ibaret olsa keşke.bir de önemli olan talepleri buluşturabilmek.

    Banu Güven yazızı ne zaman çıkacak? merakla bekliyorum. Sen yaz üstüne bende yazıcam o kült kadın hakkında.

    AZİZ’e teşekkürlerimle.


  2. üzüntü ve muz kabuğu durumu hissettim her nedense…hakket eski mi?


  3. 😦


  4. Çok sevdiğim, çok şey paylaştığım bir adam başka bir kadını sever de evlenmeye karar verirse bir gün; kalbim durur sanırım. Başka bir alternatifi yok bunun. Düşüncesi bile nefesimi kesiyor. Kalbim dalından koparılıyormuş gibi hissediyorum.


  5. muz kabuğu? yenip atılmış gibi mi? ben deyimlerden biraz uzak mı kaldım acaba? ve evet, neyse ki bayağı zamandır eski. (yoksa öyle gülemezdim herhalde o durumda).

    zizu, banu güven yazısı aklımda. hergün yüzlerce kişi banu güven’i arayarak geliyor buraya, onları boş göndermek olmaz. ama aktüel gündem hep öne geçiyor.


  6. çok sevdiğim sözü Türkçe’nin çıkmazlarından biri. geçmiş için evet, ama şimdiki zaman için hayır. bu durumda dediğin gibi olmuyor tam. ama öyle sandıysan da insanın beni merak etmesi gerekmez mi, Çiçek Hanım, kendisine ne olacağını buyurmaktansa.. ah, blogçunun mesleki deformasyonu diyorum ben buna.


  7. Konuyla ilgili oturup bir sayfa yazı yazabildiğinize göre durumunuz fena değil Simon Bey! Ha yok, “Acımı edebiyatıma yansıtıyorum” diyecek olursanız eğer, çok gülerim bilesiniz. Hiç de öyle yazıya yansıtılmış bir acı göremiyorum.

    PS: Latife ediyorum efendim. Giden gidiyor işte. Ne yapalım.


  8. canım acımıyor demiştim zaten. ama bu latifenizden sonra yüreğime çöreklenen acı… dersem, ben de latife etmiş olurum sanırım.
    jel, senin üstünden böyle yazılarda bile yapılan ‘ben/beni/bana/benim’ önsözlü yorumlara lafımı edeyim demiştim, alttan alasın.


  9. herhangi bir gece sırtüstü yatağa uzanıp tavana boş boş bakarken uyumadan hemen önce birden kendini eski dediğin kişiyi düşünürken yakalıyorsan(bu kendini yakalamak bazlı cümlelerin hastasıyım) henüz eski değildir,hemen ardından yan dönüp kafanın altındaki yastığı düzeltip üç bilemedin beş dakika sonra uykuya dalıyorsan eskimek üzeredir.
    arkasından “eskilerden biri” diyerek bahsediyorsan üstelik ona emanetçi muamelesi yaptıysan bir de cool mesajlar yazıyorsan aferindir bravodur.

    bak yine tespit yaptım.


  10. gerçi ben ona emanetçi muamelesi yaptığım sırada aşıktım ama gerçekten çok doğru bir gözlem.
    teşekkür ederim, keşke sizi 3-4 yıl önce tanısaydım:) işime çok yarardı gözlemleriniz (resmiyiz bugün).


  11. eski…çok eski içimde ..ama hala, su anda enson duymak istediğim şey ,telefonun karşısında “ben evleniyorum” diyen “eski sevgili”nin sesidir…3 yıl gecmıstır uzerınden 10 yıl gecsede duymayım gormeyım bılemyım mumkunse….yoketmısım hayatımdan ıyı gunlerı ıle sevınecek kadar” medenı” olamadım da istemiyorumda galıba…—bu arada kesinlikle söz meclisten dışarı,bir bende böyleyim durumu yazdığım–
    ıııyy cok ayıp ama oyle napayım..


  12. İnsan ne diye arayıp, “Ben evleniyorum.” der ki zaten? Saplanan bıçağı döndürerek çıkarmak gibi. Yani ben olsam öyle olurdu kesin. Yine benden bahsettim. Allah belamı versin.


  13. serap şimdi sana laf etmezsem Jel’e ayıp olur. belki sen mutlu mesut olursan umursamazsın o kadar başkasının ne yaptığını.

    Jel’cim, bugün istediğini diyebilirsin, sevindirdin beni. sana sonsuz kredi. bunu gün bitmeden söylesem daha çok hoşuna giderdi herhalde:) ama zaten direk kendinden bahsetmemişsin.


  14. Bir de arayip “ben evliyim” demek var. Bu da kotu oluyor.


  15. öyle birşey yapanın başkasıyla evlenmiş olması hayırlı olmuştur zaten. bu yukarda Jel’in yazdığından çok daha berbat.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s