h1

Destruction is an Obstruction to the Construction

26 Ekim, 2006

sos.jpg
Bayram bitmesin burada. Sizi bir masal ailemine götüreceğim çünkü. Gelirseniz. Tamam mı? Tamam o zaman, veriniz elinizi. Ayağınızı şuraya basınız, diğerini de yanına. Önce enter site. Hadi, bunda çekinecek birşey göremiyorum ben. Tamam, şimdi burada ne yapıyorsunuz? Kayboluyorsunuz. Mesela çekilecek bir korniş var, onu çekin, sonra bir daha çekin. Bu arada unutmadan soldan soundtrack. İlk şarkıya tıklayın, tüm hepsi çalmaya başlasın bir yandan. Sıkılınca menu deyin, mesela what do you dream kısmı, rüyalarınız hakkınızda ne anlatıyor? Ama çok da oyalanmayın bu arada çünkü daha animasyon yapacağız. Stop motion. İstediğiniz gibi oynayın, sayısız permütasyon var. İyi birşey çıkarsa bana gönderebilirsiniz mesela. Menude birşeyin yüklenmesini beklerken ortadaki siyah boşluğa rengarenk birşeyler çizmeyi unutmayın.

sciencesleep1.jpg
İlginizi çekerse aşağıda how do you dream sayfası. Rüyalarını anlatmış insanlar, hatta bazıları filme çekmiş. Bana çok çekici gelmedi. Benimkiler bana yetiyor ve yeterince yoruyor. Bu arada çıktıysanız filmin sayfasından günün geri kalanında sürekli olarak şunu dinleyebilirsiniz.

sos-4-large.jpg

Evet, Science of Sleep’i seyrettim (aslında science des reves demek lazım çünkü Fransız filmi). Ve evet, aşağıdaki yazıdaki birkaç öğe filmden yürütme. Gerçi Michel Gondry’nin (Eternal Sunshine’ın yönetmeni) de hikayeyi Charlie Kaufman’ın evine gizlice girip yürütmüş olabileceğini düşündüm.

Çok eğlenceli film, Eternal Sunshine’dan daha fazla. Daha da gerçekçi. Sonra oyuncularını severim, hem bu ikisini hem de Miou Miou’yu. Zaman zaman aynı diğerinde olduğu gibi canını acıtıyor insanın, belki olması gerektiği gibi. Sevimli, hoş öğeler dolu sahneleri.

Ama tüm bunlara rağmen Eternal S.’a göre daha az film. Sinema da böyle birşey zaten. Öğeleri biraraya getirmeniz ortaya harika bir yapıt çıkması demek olmuyor. Biraz fazla kurgulanmış, sevimlileştirilmiş hali var. Eternal S.’ı bu yüzyılın ilk başyapıtı ilan eden Fa tih Öz güven‘in de benzer birşey demesini bekliyorum zamanı geldiğinde. O yorum bekleyecek. Ama siz bekleyemem diyorsanız (ama bakın uyarıyorum, sonradan ah, gösterdin bana simon, film zevkim yeri boyladı filan demeyin) orta yerden bir küçük sahne

sos-charlotte.jpg

Charlotte Gainsborough eski gözdelerimden. Hala sevimli. Ama bir yandan da yaşlanıyor maalesef. Bu genç kız rolleri için biraz büyük kaçacak pek yakında. Gittikçe Jane Birkin’e benziyor, özellikle boyun kırışıkları, diye düşünmüştüm ki sonradan bir yerde görünce hatırladım, zaten annesi Jane Birkin.

Reklamlar

8 yorum

  1. her anlattığınız filmi seyretmek istiyorum, seyredemiyorum, kötü oluyor:))


  2. bunu seyredeceğine eminim Gayya. birkaç aya kalmaz gelir science of sleep. pek kaybolacak film değil.


  3. aradım taradım gelmemiş buralara daa…bekleyeceğiz bakalım…demek o hatun jane birkin’in kızıymış ha…tevekkeli…:PPPP


  4. gelseydi zaten seansları da vermiş olurdum, bilesiniz mathy şeyi.


  5. ee hadi bakalım…


  6. sen eski postlara yazılmış commentleri sevmezsin amaaaa, ben bugün bu filme gittimmmm…pek beğendim…biraz john malkoviç olmak havası vardı sanki ama…iyi geldi bana…:))))


  7. yok canım niye sevmeyeyim.. severim her yorumu.
    tarz, evet, bir akrabalıkları var (ikisinin yazarı eternal sunshine’ın orta senaristleri, tabi buna akrabalık değil hısımlık demeli), ama john m. üstündü bence çok.


  8. bencede cok guzel bir filmdi! kafama takilan; ruya filmle berabermi basladi? yoksa film basladiktan sonra mi?



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s