h1

1001 soru gecesi

15 Aralık, 2006

Dr. Z.’nin 50’ye yakın öğrencisi, 20’ye yakın final sorusu ve sadece bir gece. Yani 1001 soru gecesi. Bitti neyse ki. O önemli değil de keşke o sıradaki gezi programında Nice’e gitmeseydi kadın.

₪₪₪₪₪

Neyse ki çok hızlı okuyabiliyorum artık ödev ve sınavları. Uzmanlık alanım oldu artık. Maalesef. Ne yazık ki. Daha saçma bir uzmanlık alanı olamaz çünkü. Biraz daha kötü okusan, biraz daha yavaş okusan hayatta (kimsenin hayatında) pek birşey değişmez çünkü. O kadar yıl oldu ki bu gereksiz işi yapalı sadece bu aklıma geldiğinde bile son dönem Hollywood filmlerinin vazgeçemedikleri klişe ile arkama dönüp kusasım geliyor. [2. keredir yazıyorum bunu, artık gördükçe farkedin diye. Ben de bunu anlatmayı klişeye dökeceğim.] Rıhtımlar Üzerinde’nin etkileyici sahnesinde Brando’nun “I could be someone” deyişi gibi şeyler geçiyor içimden.

₪₪₪₪₪

Neyse. Şimdilik bittiğine sevinelim. Kendi öğrencilerim de gönderdiler sınavları. Sormadan süreyi uzatanlar can sıksa da bitti. Sayamadım ama son 3 günde 100’e yakın soru cevaplamış olmalıyım maille. Ama güzel şeyler yazmışlar hep gönderirken. Birleştirip şarkı sözü mü yapsam.. Aslında daha iyi birşey oldu. Bir kız sınavı verirken ‘gerçekten çok şey öğrendim’ gibi birşeyler diyordu. Ben de ah, bunları hocama söylemelisin, onun hiç haberi olmuyor, nasıl olduğumu merak ediyor hep, dedim. O da gitti söyledi. Umarım çaktırmamışızdır ben dışarıda ona teşekkür ederken.

₪₪₪₪₪

Sunucu arkasındaki orkestraya döner ve…”ve müzik” der. Başlarken canlı birşey çalma niyetindeydim. Ama şu anda bana ancak daha ‘mavi’ birşey uyar. Bu müziğin spektrumu geniştir hem. Romantik de olabilir,hüzünlü veya acı dolu, veya sadece derin.

Geniş ekran seyredeceğiniz ve o sırada başka birşey yapmayacağınız vaadiyle çok özel bir filmden, Round Midnight’tan bir bölüm. Dexter Gordon, Herbie Hancock, Ron Carter, BillyHiggins, ve As Time Goes By ve diğeri sanırım Still Time.

Reklamlar

3 yorum

  1. ben de öğretmenliğin en zevkli kısmının sınav kağıdı okumak olduğunu düşünürüm.


  2. bir yere kadar.


  3. ben de sınav zamanlarından nefret ederdim…özene bezene soruları hazırlarsın, üç beş kişi haricinde adamlar yanıtlamaya tenezzül bile etmezler…meslek lisesi böle bi yerdi işte…boş kağıda not verirken çocuklardan daha çok kalem oynatıyordum…ohhh beee kurtuldum diyorum şimdi kendime…

    ama ilköğretim zevkliydi…okurken kopuyodun…çocukların hayal dünyası o kadar geniş ki…düşün bunu matematik yazılısı okuyarak söyleyebiliyorum…sözel bi ders olsa yazılacakları tasavvur edemem bile…:)))))



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s