h1

katran karası

22 Aralık, 2006

Hayatı katran karası, kahve telvesi, zift, yıldızsız geceler, çamur deryası, gene zift, Genç Werther’in Acıları, ve Lilja 4-ever yoğunluğunda yaşamamanın tek yolu, yaşam boyu yalnız kalmanın mümkün, yani hem olası hem de yapılabilir, olduğunu kabul etmekten geçiyor. Oysa ben hayal kurmadan duramam ki.

Herhalde feleğin sillesini yedim bir noktada. Ama tam olarak nerede, ve bu ne anlama geliyor, bunu anlamaya çalışıyorum. Bir yandan da mutsuzken hayatıma devam edemiyorum. Bu demektir ki en az birkaç yıldır vites boşta gidiyoruz. Hem de yokuş yukarı. Neyse ki yukarıdan manyetik bir çekim var.

Ve hayır, ‘Sonu İyi Biten Herşey İyidir’ denemez bence. O sadece oyunda öyle. Ayrıca ‘herşeyde bir hayır vardır’a da inanamıyorum. Bu sanki bir kandırmaca. Kendinizi kandırınız ama beni değil, rica ederim.

İki gündür dilime dolanan şekliyle: Yıllardır soruyorum bu soruyu kendime, bilmem ki bu dünyaya ben niye geldim.

Reklamlar

10 yorum

  1. ..seni bir kaç gündür pek karamsar , pesimist , bezmiş görüyorum.. NTV gece haberlerini seyretmen bile yasama sevinciyle dolmana yeterdir bence.. ekrana iyi bak.o insan değil ,efsunlu bir tansık!


  2. sevgili simon,
    yalnızım, hayattayım şarkısını söyleyebilmeyi ben de çok denedim. Yok, başımı kitaplara gömsem de en hızlı yürüyüşlerden dönsem de yalnız olmanın rezalet bir duygu olduğunu unutmadım. İnsanın eylemlerinin çoğu yalnız olmaktan korktuğu için. Bu çok belirgin. neden yalnızsınız anlamış değilim yalnız? Çok mu kılıkırk yarıyorsunuz, nedir? fotoğrafınızı da görmedik ki!

    (ya bir tane Kaş’ta çekilmiş fotoğrafınızı gördüm ama orada herkes kravatlı gibiydi, sizi farkedemedim. Şöyle yeni bir fotoğrafınız yok mu? Nedir yani?)


  3. Merhaba, önerin üzerine The Third Man’i izledim bugün. Cok güzeldi. Fikir icin tesekkürler.
    Fonda Viyana`nin o hali… Welles`in son sahnelerdeki izgaralardan disari cikan parmaklari(ve dedigin gibi karizmasi). Kesinlikle cok güzel filmdi.


  4. bence her daim, yerçekimi ağır basar…neticede ölünce de toprak altına girmicez mi!!! unutma ki; daima kasa kazanır….:(


  5. zizu kardeş, bu günler bir miktar Peri hanımın başka bir yerde bahsettiği melankoli gitgelinin bir sonucu. kaçınılmaz. o güzellik (alttaki yorum-cevabımı görmüş müydün?) bir yandan üzüyor, bir yandan da gerçekten insanın içini açıyor.
    (efsunlu bir tansık:)


  6. Sevgili Peri, öyle birşey demişsin ki aynen şu fikri destekler gibi (belediyenin yerin altındaki merkezi). birçok insan var böyle bizim tarikatta; şanssız, kadersiz mi demeli, veya neyse o. hem ben abd’deyim 5-6 yıldır (bahanem var). ona bakarsan ben de cidden bu kadar çiftin nasıl oluştuğunu anlayamıyorum. bana gelince mi böyle birden rahatsız edici oluyor böyle bir niyet.
    kılıkırk? evet, olabilir mükemmelliyetçilik, ama şu an neden bu değil sanırım.

    fotoğraflar konusunda biraz acımasız davrandım sanırım, karıştırın deyince. o sitede sağ kolon linkleri. kaştaki resimde bir ben kravatlıyım ama. pek kravat takılacak bir ortam değildi, kamp yeri, biraz garipsenmişti hatta.


  7. neyzen, müthiş, di mi? bir de beyazperdede sayretseydiniz, öff..
    ya ışığın, karanlık kapı eşiğinde duran Orson Welles’in üzerine vurduğu sahne? Şaşırdınız mı sizde? ben fikren böyle bir sonucu hatırlar gibiyim bir yerlerden ama yine de Orson W.’in 3. adam olacağını bekliyordum.


  8. methiş, uğur dündar, tepeyi boş viteste yokuş yukarı çıkan arabaların programını yaptığında sen çok küçüktün tabi. manyetizma, yerçekiminden ağır basabilir (yoksa yere düşerdi zaten iğneler mıknatısa yapışmaktansa).
    tabi, bu vitesin boşta olduğu yani kontrolün bende olmadığı gerçeğini değiştirmiyor.


  9. aaa evet!! o kapi esiginde isigin Welles`in yüzüne vurdugu sahne degil mi?!! sasirmam mi? hem de nasil. 🙂


  10. Feri Hanım, daha onlarca cevap vermek istedim bu soruya. Aslında düşününce herhangi iki insanın biraraya gelmiş olması şaşırtıcı, hatta mucizevi olan. Ama fırsat ve alternatif çok olunca veya öyle görülünce yalnızlar yadırganıyor bazen. Oysa inanın, yalnızlar açısından da çiftler garip olan.
    Ve pek de öyle fırsatları olmayan insanlar işin diğer tarafındakiler. Sokakta biriyle tanışmaktan başka alternatifi olmayanlar. Ve sokakta sürekli bir tehdit olarak görülenler.

    Bir de hepimiz değil miyiz aslında kılıkırk?.. Gerçekten sevmeden nasıl olur ki?..



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s