h1

uzun ihsan efendi

24 Aralık, 2006

– “Sizler, hepiniz, içinde yaşadığınız dünya, Konstantiniye, her şey, sadece ve sadece benim düşüncemde varsınız” dedi, “Rendekar yanılıyor: Düşünüyorum, ama sadece ben var değilim. Düşündüğüm için asıl sizler varsınız; sizler ve içinde yaşadığınız dünya”.

Hüngür hüngür ağlayan delikanlı, koluna girdiği babasıyla birlikte Galata’ya doğru ilerlerken Uzun İhsan Efendi hala,

– “Her şey ben ve benim düşüncelerimden ibaret olsa da bu dünyada yaşamak zevkli bir şey” diyordu, “Sen! Oğlum! Sen benim zihnimde bir düş, bir düşüncesin. Bana şu anda dokunuyorsun. Ama ben sana dokunamıyorum. Çünkü düşlere dokunmak mümkün olabilir mi?”

Reklamlar

8 yorum

  1. uzun mu kısa mı bilmediğimiz simon templer efendi,
    ne çok istedim ben de uzun ihsan efendi gibi şuruplar içip rüyalara yatmayı ya da castenada gibi mantarlar yiyip düşümde kuş olup uçmayı, ama hayır, hiçbiri olamadı.

    kitap anı’da yazacaktım, kısmet burayaymış:puslu kıtalar atlası’nı antalya olimpos’ta, uyuşuk, hamakta yatıp, ıvır zıvır sipariş edip yiyip içerek, güneş hamağa gelince yukarı, serin odama geçerek okudum. çok sevdim. sonrasında radikal’de yazmaya başladı İOA ve hiç hoşlanmadım yazılarından.

    buralarda yazmak da öyle, değil mi simon? birbirimizin düşünde varız sadece. ve yalnızlığımız dayanılmaz olduğunda düş görmek için uykuya dalıyoruz.


  2. simon,
    evet az önce sizin fotoğraflarınızı gördüm. çizgili gömlek seviyorsunuz ve evet dört gözsünüz. hiç fena değilsiniz simon! hatta enikonu yakışıklı olduğunuzu söylemeliyim. Eh, esprili ve romantik olduğunuzu da biliyoruz. sinemadan ve edebiyattan da hoşlanıyorsunuz… kova’ların sadakati göz yaşartır gerçekten de. ya geçmiş için ağlıyorsunuz ya da orada gerçekten hoş kız yok ya da uygun partilerin adreslerini bilmiyorsunuz.

    benden bu kadar. ve evet bu kadar özgüvenle yüklendikten sonra sizden hoş, romantik haberler bekliyoruz:)


  3. şimdi ben bu yoruma ne diyebilirim ki Peri hanım? beni mutlu mesut bahtiyar ettiğinize göre size Mesut Bahtiyar’dan bir şarkı mı çalsam?

    Abd ve kızları.. ah, bu bir kitap eder. çok hoş kızlar var sanırım. ama şimdilik kolaycı bir ifadeyle sadece: gözlerinde bizim alıştığımız, sevdiğimiz, ve görmeden kendimizi tamamlanmamış hissettiğimiz ‘mana’ yok desem..?


  4. düşlere dokunmak mümkün tabiiki.
    Kitabı bir daha okusam:)
    ama ben de kovayım..senin doğum günün ne zamanki?
    🙂


  5. kutsal kitabım :puslu kıtalar atlası! ne de olsa ihsan oktay anar da bir karşıyakalı:)güzel bir pasajı buraya aktarmışssın simon kardeş.


  6. liz, ben de bitirdiğime üzüldüm.
    sen tabi ki kova’sın. benimkini geldiği zaman söylerim.


  7. çıktığın seyahatlarda göğsüne o kitabı sokup zor zamanlarda rastgele bir sayfayı açmak fena bir fikir olmayabilirdi, zizu.


  8. bloguma taşıyorum…

    http://feelozof.wordpress.com/

    teşekkürler…



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s