h1

Hala acılar içinde

22 Ocak, 2007

İsmet Berkan’ın yazısı.

Etyen Mahçupyan’ın yazısı.

Ermenilerin tedirginliğinin örnekleri.

Hrant Dink’in hayat hikayesi. Yetimhaneden çıkıp bir gazete kurması çok ilginç değil mi?

Son olarak da bunu yaparken bile kirlenme hissetsem de artık büyümek ve diğerlerini de öğrenmek için -daha sonra dayanamayıp kaldıracağım- şu link.

________________________

Böyle zamanlarda gazete ve televizyonlara sığınıyorum. Olayla ilgili her haber, her görüntü. Ama bu, en sesini duymak istemediğim insanların sesine de maruz kalmak demek oluyor. Bir araştırmanın nasıl yürütülmemesi gerektiğini görüyorsun. Devleti temsil edenler, satır aralarında sansasyonal rezillikte açıklamalar yapıyorlar, acizliğin bini bir para.

Daha olaydan birkaç saat sonra vali diyor ki katil ilk seferinde vurmamış Dink’i, o yüzden örgüt işi olması zormuş. Bu açıklamayı yapanın, Ağca’nın Papa’yı vurmadan kısa süre önce kalabalık etkisi ile birden tam karşısında bulduğunda tetiği çekemediğini bilmesini beklemiyorum. Ama o anki durumu bir düşün de konuş, böyle bir açıklamayı yapmadan.

Fazla cinayet romanı/filmi meraklısı bir çocuk tarzı, işin özünü kaçırır bir havası var valinin.

Sonra büyük başarıymış oğlanın hemen yakalanması. Babası ele vermese nasıl yakalayacaktınız acaba. Bilakis, anlıyorsun ki cinayetten hemen sonra çevre sokaklar kapatılmamış, bölgeden çıkan yollar kesilmemiş, İstanbul’dan çıkan otobüsler aranmamış, diğer otobüs garajlarında emsale göre arama yapılmamış. Ve üstelik Samsun’a kadar silahla gelmiş. Yeterince büyük cinayet olarak algılanmadığını, kamera görüntüsü bu kadar net olmasa, banka bu kadar yakın olmasa, vs., böyle bir yakalamanın mümkün olamayacağını anlıyorsun.

Zaten bu yakalama haberini veren başbakan nasıl utanmadan çıkıyor meydana. Daha 1 yıl önce Trabzon’da tavak’lı gençleri linç etmeye kalktıklarında “milletin hassasiyetlerine dokunursanız böyle olur” diyen o değil miydi?
Katilin ailesini tanırız, oğulları da uyuşturucu bağımlısı, demiş Trabzonlu vekiller. Bu olaydan uyuşturucu öldürür gibi bir sonuç da çıkarsınlar isterlerse.

Yapılan yorumlarda çokça geçen ‘yapan bu olaydan kimin en çok çıkarı varsa odur’ bakış açısı bizim ülkede işlemeyecek birşey. Ülkücüler davalarına yararı olduğu için mi protesto ediyorlar Ermeni konferansını veya soykırım kelimesini sözde demeden kullananları? Bilakis o gösteriler daha önce dediğim gibi onlara bakınca böyle birseyin pekala yapılmış olabileceğini gösteriyor. Kendilerinin ne kadar şiddet yanlısı, pislik gruplar olduğunu ifşa ediyor.

Bizde işler veya siyasi davalar çok daha ilkel bir düzeyde işliyor. Önemli olan sesleri kesmek. Dink AİHM’ye gitmekten korkarsa veya direnir de sonunda vurulursa sonuçta çok daha az kişi Ermeni konusunu gündeme getirmeye cesaret edebilir. Önemli olan gücünü göstermek, ülkede en büyük güç olmak. Demokratik modern toplumlara göre, yani sosyolojik etkileri hesaba katan değil, mağara dönemine ait bir yarar söz konusu.

Diğer bakış açısı -kim yarar sağlar- devletimizin pek sevdiği sonuçlara ulastırdığı için de seviliyor. Bu, bizim icin feci birsey, o zaman dışarıdan yapmışlardır. Ermeniler, evet Ermeniler yapmıştır, şimdi Ermeni tasarıları geçiverir bu sayede. Yargıtay cinayetinde de aynı şeyi çıkarmadılar mı; bu, dinci kesime karşı yapılmıştır diye. (Oysa sonuç şudur: o cinayetten sonra başörtüsüne karşi oy kullanmak got ister.)

Bu argumanı benimsersek kalecinin penaltı anındaki korkusuna varırız. ‘Bizi zayıflatmak için Ermeniler işlemistir bu cinayeti’ tezi benimsenirse Ermeniler de suçu üzerimize yıkarak bizi zayıflatmak için işlendi bu cinayet tezini getirir. Ve sonu, satranç hamleleri gibi, kaçıncı safhaya kadar algılayabildiğinize dayanarak uzar. Veya, bir arkadaşımın bu sözler üzerine söylediği gibi, bu mantıkla o zaman Ermeniler de kendilerini katletmiştir zamanında bile denebilir.

Son sözü bu ülkede adalet bakanlığı yapmış Şevket Kazan’a bırakalım: “Cinayet lanetlenmeli ama bunu kınayalım derken, yayımladığımız gazetelerin manşetlerine ‘Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz’ başlığı atmak yanlış. Biz Mehmet, Hasan ve Hüseyiniz. Biz Hrant değiliz, biz Ermeni değiliz. Ama uşaklığın burasına kadar iniliyor. Bu, Ermeni soykırımı meselesi ABD Senatosu’ndan geçmesin diye ABD’ye yağcılıktır. Etnik kimlik bir tarafa, inançlarımızdan uzaklaşmaktır.”

Reklamlar

One comment

  1. ımm konuyla hiç mi hiç alakası yok
    sadece saat 01:11 burada ve seni özledim
    nasılsın? iyi ol. bana mail at. olur mu ?

    evet üzüldüm. ölmese iyi olurdu demiyorum. diyemem.
    öldürülmese iyi olurdu…



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s