h1

so broken

16 Şubat, 2007

Çöpü atmak için mutfak kapısını açıp bir adım attığımda ayaklarımı yerde hissetmiyorum. Neyse ki tutunup havada parende atmamayı başarıyorum. Ama farkediyorum ki arka bahçemizde (evet, benim bir arka bahçem var, ama yanında 3 tane nurpotu gibi ev arkadaşım da var, en son ne zaman deliksiz uyuduğumu unutturan) yerler kar filan değil, o alan tamamen bir buz pistine dönmüş. Bazı alışveriş merkezlerinin uyduruk buz pistleri kadar var neredeyse. Şöyle bir 3’lü salçov yapılır. Hatta böyle küçük yerde çalışan sonra büyük pistte uçar herhalde.

Ama biz şimdilik şu çöp torbasını hemencecik şuraya bırakalım. Zaten bu havada ne körolası çöpçüler gelir ne de sinek filan yaşayabilir. Uçarken donar herhalde.

Zaten uçarken donmayan bir tek benim. Bu havada bile ona buna kırılmayı başarabiliyorum. So brokeeeen diyorum.

Şarkıdaki gitarlardan, eski salonumdaki Flamenko festivalinin kaçmakta olduğunu hatırlıyor, Penelope’nin söylediği ile yetiniyorum.

Tüm kaçanlar, tüm geçenlerin yanında flamenkonun ne önemi var diyorum. Hayat kaçıyor, Sevgi kaçıyor, Arzu kaçıyor. İndiğim metro hızlanıp uzaklaşırken penceresinden bana bakan gözleri de hızlanıp uzaklaşan kız kaçıyor. Sureti duruyor, ama Aslı kaçıyor.

Volver volver diye bağırıyorum. Aynen. Geri döneceğim. Ama nereye?..

Kanıma çok yoğun bir his yayılıyor, zehir gibi yavaş yavaş tüm organları ele geçiriyor. Artık kolumu, bacağımı, nereyi soktuysa emip atmak için çok geç. Kessek bile işe yaramaz. Başım dönüyor, gözüm kararıyor, ekran kararıyor, oda kararıyor, dünya kararıyor.

Panzehiri geç de olsa hatırlıyorum. Cause Nobody Loves Me, .and, it’s true,…… not. like. you. do, diyor Beth Gibbons. Hücrelere teker teker, kendinden emin ve sakince ulaşıyor ses. Rahatlıyorum. Kendimi yıllardır hep oturmak istediğim o koltuğa bırakıyorum. Tüm eşyaların üzeri örtülü, dışarda gün aydınlık belli ama içeri az sızıyor kalın kadife perdelerden. Koca malikanede bir tek ben varım. Her yer toz, yer yer örümcek ağları. Bırakıyorum kendimi artık eskimekten yumuşamış koltuğa, örtüsü esniyor, tozlar kalkıyor. Şarkı tekrar ve tekrar ve tekrar çalıyor. Kımıldamıyorum. Maddesini bulmuş keşler gibiyim.

Reklamlar

16 yorum

  1. şimdi björk’ün so broken’ı ile camdan dışarı buzlara bakıyorum. derse gidesim yok. Çok fena bu havalar. Birgün uyanıcam bir bakıcam ben de buzdan bir heykel olmuşum.


  2. zaman, akıp geçiyor…


  3. tek başına gezegendeki karbonun %30-40’ını üreten bu ülkenin küresel ısınmanın iyi tarafını hiç yaşamıyor olması çok anlamlı, di mi, miyet.

    metiş: yaa..


  4. Cok acikli bir yazi olmus bu.


  5. ben of off diyorum sadece..geriye kalan koca boşluk neyle dolar bilemiyorum 😦


  6. acıklı, çok tanıdık bir kelime.
    iyi aktarabilmişim demek durumu.


  7. asuahua, ismini doğru yazayım derken tüm dertlerimi unuttum. pek severek yaptığım gibi kısaltıp bir kestirme söylenişini de bulamayacakmış gibi hissediyorum.
    of off, içerdeki bir boşluğun dışa çıkışı sanırım. lisedeyken yakındaki üniv. yurtlarından ooff offf diye bağırırlardı. sonra odtü’de de yaptıklarını duymuştum aynı şeyi. ama bunu yaptıklarında, kalan alan neyle doluyor gerçekten?.. herhalde ondan sonra yaptığın şey ne ise onla.


  8. 🙂 bulabilirsin bence..niyeki?
    kalan boşluğu doldurmaya çalıştıkça boşluk dahada büyüyor..koskoca bir boşluğun ortasındaymışız hissine kapılıyorum..kapılmıyorum öyle gerçi..neyse kısa keseyim yoksa çok uzun bi comment olacak..kısacası doldukça boşalan,büyüyen boşluklar..seviyorum galiba ben bunu da 🙂


  9. şanslısın o zaman, koza (!). ben, sevilmeyecek, insanın içinde büyüdükçe büyüyen şeylerden bahsettiğini sanmıştım.


  10. hey simon!
    yazdım ben senin bana attıgın topu ama sen okumadın gabaaaaa:/


  11. hey uzay!
    gördüm tabi, ama bunu ilan etmemiştim sadece. yoksa, neredeyse ‘6 haziran’da 5 çayında görüşürüz, tabi ki saat tam 5’te’ diyecektim.


  12. ehehuaua bana uyar 😉
    yazdım kenara..


  13. kenara yazmak? ben hatirlarsin saniyordum:)


  14. yazılan kenar = aklımın bi köşesi
    ehehuuauua 😉


  15. ehehuaua: uzay, sen de onun ismini doğru yazmaya çalışıyorsun, di mi? ama yok, doğrusu asuahua.


  16. aslinda yoruma baslarken oydu mevzu ama sonradan cok bi huzunlu, icli olcak diye koseden donuyiim dedim 😉
    zor da diil ayrica asuahua yazmak diye yazarken nazar degdirdiniz 4 kere sildim..yazabildim sonunda 🙂



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s