h1

duygusal

22 Şubat, 2007

Önce skoer kaza geçirmişti. Sonra artık çok az yazan, çok sevdiğim biri kötü hissettiğinden bahsediyordu. En son da Peri rahatsızlanmış. Uzun yıllardır tanıdığım kişiler sanki; beraber birçok şey yaşamışız, sıralarda yanyana dirsek çürütüp hocalara lafetmişiz, birsürü akşam beraber içip yüzvermeyen kızlardan (oğlanlardan) bahsetmişiz, ailelerimizden yakınıp sıkılınca birbirimizi bulmuşuz. Beraber gittiğimiz partilerden beraber ayrılmışız. Ama gerçekten öyle.

Burasının benim için anlamını bilemezsiniz. Bilmeniz için aynı şeyleri yaşamanız gerekir.

Bir yandan birbirini arayıp sormaya, karşılıklı içten bir sohbete dönmeyen şeylerin uçuculuğundan, bu alemin gelip geçiciliğinden yakınıyorum her fırsatta. Belki kısa bir zaman sonra hergün okumaya, karşılıklı yazışmaya alıştığınız ve bir şekilde bağlandığınız biri çıkmaya karar verecek ve bir daha ondan hiç haber alamayacaksınız. Bunla simgelenen bir memnuniyetsizlik. Belki biri geride kalacak ve hepiniz nereye gittiniz birden diyecek.

Ama yine de bazen sıradan bir şekilde günlerce kimseyle konuşmadığım, arada kötü hissettiğim zamanlarda tuz-biber gibi eklenmeye koşan ‘başıma birşey gelse yardım edecek bir Allahın kulu yok’ diye bildiğim (bu bir düşünce değil, bilgi, ve mümkünse yorumsuz kalsın) buradaki dünyamda yaşarken eski yalnızlık hissini alan birşey bu benim için. Örneğin, öyle sanıyorum ki buradaki birçok kişi ellerinden gelse o zor zamanınızda yanınızda olur. Bitmesini istemediğim garip bir sevgi besliyorum bu insanlara.

Tamam, biraz ağır oldu. Yumuşatalım. Demin Harry Potter seyrettim de (Goblet of Fire), ondan duygusallığım. Ve fakat, o yalnız insan, herkesten ayrı Patır bile kendine sevecek birini buldu. Bizse dökülüyoruz patır patır.

Reklamlar

12 yorum

  1. Yok yok doğru hissetmişsin. Hislerimiz karşılıklı. Öhm iyi manada yaa.


  2. skööör?
    korkma, bizler iyi insanlarız 🙂
    duygusallık iyidir simonsan. şu monitör karşısında fırk demeyen var mı?
    di mi ama 🙂


  3. Sevgili Simon, duygusallık hep yakışıyor size. Ne demek istediğinizi de çok iyi anlıyorum. Dostluk, burada da mümkün. Yalnızlığı ise melankolikleşmeye fırsat vermeyecek kadar engelliyor. İyi bir şey burası.

    Simon, içime dert oluyor, orada hiç mutlu değilsiniz siz. Daha ne kadar yaşamak zorundasınız orada? Başka bir şehre geçiş yapamaz mısınız? Orada da sevimli, insancıl tipler vardır eminim, ama kimbilir nerede. Bulun onları.

    Yalnız değilsiniz. Sevgilerimle.


  4. soyle kapisina tekmeyi atip girecegin kimse olamiyor dimi buralarda. en yakin arkadasin da olsa herkes bir kendi kabugunda yasamaya zorlanmis gibi. hadi cikin ya desen herkesin bir bahanesi var. aman oyle iste be simon, eminim new york’ta da durum farksizdir. aslinda heryerde zor sevdigin birilerini bulmak. sanal ortamda nedense daha kolaymis gibi geliyor insana. ama galiba hoslanmadigin sayfalara bir daha ugramiyorsun, yada senin sevdiklerinin kimleri okuduguna bakiyorsun onlarda hos insanlar oluyorlar falan. aslinda saglikli bir yol, ben Peri’yi severek okuyorsam, O’nun okuduklarini da sevecegimdir buyuk ihtimalle. sanirim o yuzden o gerceklik duygusu sahici.

    hayri potir’a gelince, hadi o biraz karizmatik falan, ya o yanindaki havuc kafaya ne demeli, kapti guzelim kizi.


  5. belki simdi bunu niye buraya yaziosun diceksin ama ne bilim dayanamadim.. biz maillesirken filan bu konudan dolayi gerilmistik senle sanki.. ya da biz bi gerildik senle ama ben tam bulamiyorum sebebini sanki.. ben konu buydu diye hatirliyorum sanki.. bu konuda daha mantikli olmaya calismistim ve agzim cok yandigi icin buradaki arkadasliklara cok da onem vermemek gerektigini bilimsel tezlerimle:) uzun uzun aciklarken farklı modlarda oldugumuz icin gerilmistik. (sanki?)
    ama itiraf ediyorum, elbette benim icin de onemli buralar. bu yazan kisiler, yakin hissettiklerim, her gun ne yazmis diye baktiklarim.. beni çok güldürenler, beni çok ağlatanlar.. belki de mantikli dusunup tezler hazirlamamin sebebi tam da senin bu yazida yazdigin, “bi gun yazmazlar ve yok olurlar” kismindan korkmamdan kaynaklanan bir zirhtir.
    sebep hayri pitir veya citir, duygusallasmissin ve ben de gene ciddiye alip acikladim al iste:) cunku ben de duygusalim 🙂


  6. yanlış anladım valla skör:)

    pasif, iyi olmanız, bilemiyorum. yani çok önemli değil sanki, duygusallığınız ve yakınlığınız kadar.

    peri hanım, başka şehir yok. kafavis gibi bu şehir arkandan gelir değil dediğim. honolulu mudur başka şehir? bu ülke sınırları içinde mutlu olabileceğim tek yer alaska’da olsa gerektir. o da tabi ancak yılın en sıcak gününde.

    peluş (samimiyette sakınca görmedim:), her yerde öyledir. ama tabi bu ülke sınırları içinde her yerde. nasıl olduğuna hiç girmeyeyim, çıkamam, canım sıkılır. sen en iyisi, birinin kapısına tekme atıp girmek istersen buraya gel, benimkine at. hem başın da belaya girmez. malum, burada, burası benim, yaklaşma vururum kanunu hakim. hem bak, 12 saatmiş sadece.

    bir de ben kızlar kızları kıskanırlar sanırdım ya, havuç kafaları değil.


  7. melişçik, biz gerilmiş miydik? yazıştığımızda diyorsun. ne zaman yazışmıştık ki?
    bak işte ben tam böyle yapmıştım, sen de kızmıştın.
    ama lütfen anla, demin şu videoyu seyrettim. seyret sen de sonra aynı modda devam edelim.
    ama ben çok önemsiyorum buradaki insanları. maalesef bitince üzüleceğim.


  8. 🙂


  9. Simon,

    Bu bahsettiğin gerçekten çok şaşırtıcı bir durum. Periye de yazdım, hasta olduğunu öğrenince elim telefona gitti hemen. Sonra hatırladım aslında bildik anlamda tanışmadığımızı.

    Onun için yazan ve okunan kimse yalnız değil sanırım. Selamlar


  10. simoncum, eksik olma, bir kapi oldugunu bilmek bile yeter. daha once iki defa geldim senin sehrine, bir daha yolum duser mi bilmiyorum. ama gelirsem haber veririm.

    havuc kafayi kiskanmadim canim, “bak sen afacana, aferin” diyorum yani:)


  11. Celerone, evet, bu kastettiğim şey. Bu hisler, ama bir yandan da bildik anlamda tanışmamak ve belki yakında hiç tanışmıyor olacak olmak.

    Pelin, benim şehrimi bildiğine emin olamadım şimdi, hele o cinsiyet davasından sonra:) new york demişsin de yukarıda, peri’nin başka bir şehir sözüne karşılık mı, yoksa benim şehrim diye mi, emin olamadım.
    hem zaten, bahane olmadan beklerdim ben.
    ve ben kıskanırım normalde havuç kafaları, ama o ikisi tam birbirine göre be.


  12. new york’tan peri’nin sozleri uzerine bahsettim. burada okumustum sanki hangi sehirde oldugunu.”ciktigim kizlar” havasinda bir yazi vardi hani biryerlerde:)



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s