h1

bu yazı nereye gidecek bilmiyorum

7 Mart, 2007

Son aylarda çok uykusuz yattığım geceler, sanki ateşliymişim de öyle uyumuşum gibi oluyor, sürekli rüyalar, bi’ heycan bi’ heycan, ikide bir uyanma,… uyanınca hatırlıyorum da çoğunu. Uzun da uyusam öyle olunca uykumu aldım mı hiç bilmiyorum.

Dün gece mesela, Serpil Çakmaklı ile röportaj yapmak için bir gazetedenim diye uydurdum bir arkadaşım sayesinde, ama anlaşılınca yapamadım, başkası yaptı, sonra gerçeği söyleyip bir sonra yayınlanan röportajı ancak 2 yıl sonra olur diye 2 yıl sonrasına sözleşmeye çalıştım…; ileride sarılan 2 adamdan birini Brezilya milli takımının 94 ve 98’deki bence efsanevi kaptanı ve şimdiki hocası Dunga’ya benzettim, öyle dedim arkadaşıma, sonra diğeri çıktı Dunga, ben de gidip büyük hayranınızım diyeyim diye düşündüm…; bir kızla beraber birkaç maceradan paçayı sıyırıp sonra yakındaki ve dev örümceklerle dolu bir adadaki büyük bir altın parçasını ele geçirmeye gittik, oysa bir önceki adada bir pırlanta parçasını önemsemeyip bırakmıştım…; yan komşumuz kadına evin önünde rastlayınca çitimiz yapıldı mı diye sordum (gerçekte yapmam gereken birşey)… Bir de otomatik silahlarla birilerini öldürmeye çalışan birileri ile ilgili karışık birşey vardı, ama o derinlerde kalmış, unuttum.

Kalkınca mailler, okunacak ödevler, az sonra da perdeleri yani onların yerine asılı şu zımbırtıları çekelim. Çünkü maç başlıyor. Liverpool-Barcelona. Gerilim üst düzey. Barcelona’nın gollü veya 2 farklı kazanması gerek elemek için. Ama Barcelona’nın teknik adamlarına 1 m² alan bile bırakmıyor Liv.lular, disiplinleri üst düzey. 2. yarı, biraz düşüyor Liv.’un defans bloku (10 kişilik bir blok bu), arada boşluklar buluyor Barçalılar. Gol geliyor. Ama fazla pozisyon bulamıyor Barça ve bu 2 maçın iyi olanı tur atlıyor. O anda tribünler, ama istisnasız herkes şu şarkıyı söylemeye başlıyor (şu şarkı deyince üstüne basmanızı bekliyorum).. Atmosfer inanılmaz. Çoğunda kırmızı-beyaz kaşkoller var, başlarının üzerinde tuttukları.

ocak2-2072.jpgocak2-2096.jpg

Bir süre sonra İspanya’dan gelen Barcelonalılar da etkilenip alkışlıyor. Kaybedeceksen Anfield Road’da kaybet diyorum. Rakibine saygı duyulacak yer. (bu aşk şarkısını söyleyen o aşık insanların yüzlerini görmek için şunu da seyretmeniz gerekiyor -hele hele klibin başlarında solda görülen beyaz ceketli gözlüklü tombul adamı, ve ortalarda birbirine sarılarak bir kaşkolü paylaşan iki arkadaşı-. bu da sözleri.)

ocak2-2127.jpgocak2-2158.jpg

Günün kremi erkenden yenince olmuyor. Akşam Dr. Z.’nin dersini nedense ben anlatıyorum. Nedense, çünkü o da orada. Uzun zamandır yapmak istediğim espriyi yapıyorum. Adamın derslerde yapmayı en sevdiği şeylerden biri “If you need help, we have Simon here, raise your hand” demek. Ben de “If you need help, we have Dr. Z. here” diyorum. Bence komik ama öküz ülkenin öküz öğrencileri pek gülmüyor (bir iki kişi, bir de Dr. Z. gülüyor). Zaten çok alaycı onun öğrencileri. En sevmediğim öğrenci tipi. Binadan çıkarken ilk sınıfımdan bir oğlana rastlıyorum. Gülerek nasılsın diyor. Benim öğrencilerim işte hiç onunkiler gibi olmuyor, genelde çok daha efendiler nedense. Üstelik aynı programda derslerimiz, hatta bu dönem aynı ders. (Ya ters tipler yabancı soyadını görünce o dersi almıyor, ya da bir şekilde ben içlerindeki iyiyi ortaya çıkarıyorum:).

Dönerken metroda bir meczup birşey istiyor, duyamıyorum tam, ortada yürüyerek ‘anyone’ diyor herkese. Bilet parası olmalı metrodan çıkmak için. Kimse ilgilenmiyor. Bir genç kadın rahatsız olup diğer tarafa gidiyor. Ben de vermiyorum birşey. Oysa diğerlerinden, özellikle de şu kadındansa ona daha yakın hissediyorum. Metro çıkışında 3 kişi uyuyor battaniyeler içinde, her zamanki noktada. Televizyonda eski bir Mayk Hammer filmi başlıyor.

Jean Baudrillard’a saygılarımla

Reklamlar

5 yorum

  1. ve hayat devam ediyor işte öylece.


  2. ok..kesinlikle karar verdim ben de anlatıcam rüyamı..
    seninki kadar olmasada yazmalıyım galiba yine de 🙂


  3. Hmmm… Şimdiye kadar yazdıklarından çıkardığım Simon profiliyle özellikle Serpil Çakmaklı’dan ısrarla röportaj koparma rüyasını karşılaştırınca bu rüyalara Ü.P.S. teşhisi koyuyorum naçizane 😉


  4. mirkelam’la ilgili olan, bowie ile ilgili olan’ın devamı gibi olacaktı aslında ama o postu bulmaya üşendiğim için en sonuncusuna yazdım.
    bunu şimdi de yapıyorum.


  5. ve gayet sıradan bir gün gibi geliyor, sonraki sabah, skör.

    merak ettim, asu.

    sindirfella: ÜPS? üst pilinç süstü? bilemedim. ama ser pil çak maklı da bizim bir değerimiz sonuçta. ve kategorize olmayayım bu arada.

    şimdi anlaşıldı, sotiz. sen bir süre sonra buraya döndüğünde aslında birkaç öncede kalmış olan son gördüğün postta oluyor aklın.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s