h1

castro gibi fidel

18 Mart, 2007

ocak2-3649.jpgocak2-3647.jpg

Dönmeden Perşembe öğlen dışarı çıktığımda 30 dereceydi, tişörtle terliyordum. Birgün sonra yani dünse burada dışarı çıktığımda dolu yağıyordu, 0 (sıfır) dereceydi, yine kalın gömlek yine kalın kazak iki kaşkol eldiven bere şeklindeydim. Bunun ruhumda açacağı yara bir süre kapanmayacak sanırım.

Onun kadar feci olan da etraftaki insanlardaki değişim oldu. Daha birgün önce sürekli konuşan, dışavurumcu (müzik ve dans ilgileri de bundan sanırım) insanlar arasındayken, tanımadığım kişiler sokakta gelip konuşurken.. birgün sonra burası ve soğuk kapalı insanlar, tanısam da konuşmayanlar..

ocak2-2546.jpgocak2-2575.jpg

Bahsedecek çok şey var, ama burayı bir Küba bloğuna dönüştürmek istemem. Bir yandan gündelik hayat sıkıştırıyor. Züppece geliyor zaten bana, bir tatile gidip 10 kere anlatmak. 5 gün görüp de ‘şimdi Amsterdam böyle bir yer, Hollandalılar şöyle insanlar’ gibi şeyler diyenleri de fazla bilgiç buluyorum.

Ama diğer yandan, burası Küba. Gitmesi gelmesi kolay değil. Ben çok merak ediyordum örneğin, şusunu busunu. O yüzden arada bir birşeylerden bahsetmem gerek. Bir sayfa yapayım diyorum, sağda linki olur, haftada bir filan birşeyler eklerim, isteyen bakar. Tabi yalnız, bunlardan önce, mutlaka yazılması gereken bir akşam var.

₪₪₪₪ ₪₪₪₪ ₪₪₪₪ ₪₪₪₪
– merhaba, ben bir kenar süsüyüm. celatin’i özledim.
₪₪₪₪ ₪₪₪₪ ₪₪₪₪ ₪₪₪₪

Gelirken Toronto’da ilginç bir uygulama vardı. Başka bir ülkeden gelip ABD’ye gidiyorsanız (gerçi Kanada’yı kim transit kullanır ki -İzlanda, Grönland?- diyebilirsiniz ama Toronto ABD’ye çok yakın ve çok işlek) bir salonda bavulunuzu alıyor, pasaport ve gümrük kontrolünden geçiyor, sonra bavulunuzu başka bir yere bırakıyorsunuz. Yani ABD’ye giriş yapıyorsunuz. Toronto’da. Demek öyle kolaylarına gelmiş. Ve iki ülke arası uçuşları, en azından Toronto’dan olanları iç hat uçuşuna çevirmişler.

Yalnız, o bölümde benim çantam çıkmadı. Uçağa yarım saat kalana dek bekledim sabırsızlıkla. Sonunda gelmeden pasaport kontrolüne gittim mecburen. Hala da yok zaten meydanda. Ama o akşam bunun kadar canımı sıkan Wash.’daki havayolu görevlisinin ben “yarın gelir herhalde” deyince “sanmıyorum, Havana bu” demesiydi. Önyargı, gelişmemiş diye aşağılama. Tecrübeyle böyle birşey dediğini hiç sanmam. Wash.-Hav. uçan pek kimse yok çünkü (bknz. aşağıdaki yazıda Küba vizesi diye tutturan kadın). Oysa Havana’da hata yapmış olmaları zor, oradan birkaç uçuş vardı sadece. Oysa Toronto’da o valiz bekleme bölümünde birsürü kişi benim gibi uçağını kaçırmak üzereyken bekliyordu.

ocak2-3651.jpgocak2-2453.jpg

Toronto-ABD ilişkisinin benzerini dün gazetede gördüm. Artık Batum havaalanını iç hat olarak kullanabilecekmişiz. Ne güzel böyle esneklik, pratik zeka gösterebilmemiz. Bölgede yaşayanlar kadar Artvin’e gitmek isteyenlere de yarayacak bu. Artık çok uzaktaki bir havaalanına gitmek veya 24 saat otobüs yolculuğu çekmek yerine Batum’a uçabilecek isteyen.

22 yorum gelmiş habere. 20’si çok olumlu. Biri Batum’u alalım diyor. Buyursun, kendisini cephede en ön safta görmek isteriz. Böyleleri başlarına gelince anlarlar durumu. Askerlikten kaçan militarist ruhlular gibi (askerlikten kaçmak herkesin hakkıdır da bu, onların ne kadar boş salladığını gösteriyor). Biri de yabancı bir ülkeyi ne güçlendiriyoruz, Trabzon’umuz varken diyor [Trabzon-Artvin 4 saat, ayrıca Trabzon’dan günde kaç uçuş var acaba, kaç yurtdışı bağlantısı var?]. Ben de böyle insanlarla aynı sayıda oyum olmasından hicap duyuyorum.

Reklamlar

7 yorum

  1. “Ben de böyle insanlarla aynı sayıda oyum olmasından hicap duyuyorum”

    ben de. ne Trabzonu gormustur bunu diyen, ne Artvin’i. ne de o roller coaster’lari aratmayan yollari. ama su ic hatlar ucuslari neden cok kotu anlamis degilim.


  2. niye, bak seni pegasus’la uçuralım pelin. pırıl pırıl döşenmiş uçaklar, güzel genç hostesler, yiyecek olarak kumru. daha ne olsun? üstelik izmir’e gidiyorsun (kumru’dan anlamışsındır ki izmir şirketi; ah, sen 2.5 yılda çok şeyler kaçırmışsın).


  3. evet öyleymiş, aslında bir çok yeni firma varmış ama ben bir tek thy ile yolculuk yaptım. şu kumru işi ne güzelmiş ya.


  4. Alakasız olacak ama… Trabzon ve THY çifti denince aklıma hep THY’nı arayıp, İstanbul-Trabzon arasının ne kadar süreceğini soran adama cevap vermek için büyük olasılıkla listeye bakarken “Bir saniye beyefendi,” diyen görevliye teşekkür edip telefonu kapatan adam geliyor. Kim daha çok şaşırmıştır acaba?


  5. aslinda kumrudan (onu bizim evin yakininda cesmeli kumrucu bisey ustadan daha super yiyorsun) daha onemlisi hostesleri de onu vurgulamamak icin diger maddeleri yazmak durumunda hissetmistim.


  6. simdi tiklayiniz bir de. ta ta!!
    hosteslerin guzelligi ve guleryuzlulugu cok onemli cok.
    (ben obur pelin. yazida nerde yemek icmek varsa ben orda)


  7. sindirfella, çok alakasız olmuş gerçekten. yani, eminim o fıkradaki yer de Trabzon değildi de buraya yazabilmek için Trabzon diye değiştirdin. O zaman insanın içinden ‘kendi bloğu var, oraya niye yazmıyor ki’ gibi şeyler geçiyor. çok kınadım çok.
    😛 (ciddiye alınmamak ümidiyle sevgiler)



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s