h1

pencere önü çiçeği

6 Mayıs, 2007

img_1233.jpg

img_1214.jpg

Reklamlar

16 yorum

  1. simon, demek bahar oraya bile geliyor! çiçeklerin çok güzel. mutlu olmak için bir kere bakmak bile yeter. sen çok bak.

    sevgilerimle.


  2. cok guzelmis cicekler. ben de sarkisini gondereyim o zaman. buyurun burda; http://www.youtube.com/watch?v=CkKm1cUJLuU


  3. Pencerenizden bahar ne güzel gözüküyormuş!
    Nedir onlar? Ayva baharına benziyor sanki, yoksa bir çeşit yaban gülü mü?


  4. per’anım, bilmem ki. bilmem ki bahara değil, o daha çok arada birkaç günde geçiyor, pelin’in geçenlerde yazdığı gibi.
    mutlu olmaya, bir kere filan oluyor. ondan sonra o var işte, farketmiyorsun bile.

    peluş, a, teşekkür ederim. ben de bulup resme linkini koyayım diyordum.

    çavdar hanım, ve belki yukardakiler de, aaa, o bir ağaç:) anlaşılır sanmıştım. bakın, bir de geniş açı koydum. ne ağacı valla hiç fikrim yok.


  5. Manolya agaci degil mi??

    Harika gozukuyor. En sonunda buralara da bahar geldi…Kis mevsiminden, yaza gececegiz saniyordum oysa ki..


  6. Bilemedim valla, daha doğrusu anlayamadım.
    Sizin oralarda şeftali oluyor mu biraz ona benziyor. Bu belki de bizim memlekette süs elması, Japon elması diye isim uydurulan cinsten bir ağaç.
    Muhtar Hanım, özür dileyerek söyleyeyim bahar manolyası olmak için fazla küçük çiçekli, yaz manolyası ise beyaz olur ya, o da değil.


  7. Arıza diyorum Çavdar Hanım ya…. yaaaaaaa..
    ölmek zorunda mıydı, nolur bi söyleyin ya (48. bölüm ortası itibariyle)
    olamaz mıydı yani şöyle mutlu bir son? (durun daha sona 2.5 bölümüm var).
    yani mafi’yle çinar royal albert hall’de bir konserde görüntülenseler, istanbul’da da tüm sevenleri ve sevdiklerimiz başbaşa mutlu bir hayat sürse, bize de birgün onlara katılacağımız fikrini yerleştirseler..


  8. ben valla anlamam ağaçtan. cahilim.

    ama ve yalnız, ben de geçenlerde NY bey demiştim. feci mahcup oldum şimdi. gerçi benim de başıma gelmişti aynı şey, beni kadın sanan biri vardı -hadi kulakları çınlasın- ama olsun. neden öyle düşündüm acaba, herhalde sadece muhtar lafından.


  9. Hay Allah, dilim şişeşecek! Üff ya! Bi seyretseniz şunun tamamını da, yani…
    Tabii ki, Arıza ölmek zorunda değildi de, ne yapsınlar ki, bi arıza çıkarmak gerekiyordu.
    Benim DOT merakımı okumuşsanız,(benim tiyatro yazılarımdan diyorum) Arıza’nın ölümüne fena burkulmuş olmama şaşırmazsınız.

    Muhtar Hanım’a “Bey” demenizi okumuştum da, “teğmen”den sonra, “ukala-düzeltmen” olarak anılmayayım diye susmuştum. Zaten, yapılan yanlışlık bu olsun, nedir ki?


  10. ya yaa Simon Beycim. artik ben ne diyeyim bilemiyorum. kulaklarim cin cin cinliyor. oluyor boyle seyler:)

    Su hirsiz-polis dizisini senden duydugumda gidip youtubedan izlemistim parca parca birseyler. tabii birseye benzemiyor oyle. gecenlerde annem dizi izliyoruz diyince sordum, neler izliyorsunuz diye. bir kac dizi adi soyledi. “hirsiz-polis varmis o nasil?” dedim. “o da cok guzeldi, ordaki polis cok yakisikliydi” dedi! annem hic boyle seyler soylemez, cok begenmis demek ki:)


  11. buldum, buldum.. Agacin adi : Cornus Florida (Flowering Dogwood)

    Ilahi adalet diyorum Muhtar bey demenizde, cunku yazilanlarin hemcinsim tarafimdan yazildigi yargisina kapilmistim, arsivden bir iki yaziyi ilk okudugumda.

    garip bir yer blog dunyasi, yazilanlar, gonderilen resimler, videolar yetmiyor, insanlar sizin hakkinizda daha cok bilmek istiyor. Bu bana garip geliyor, cunku 20 yasindayim desem ne fark edecek, ya da paylastiklarim bir erkek tarafindan gonderilmis olsa… Cozemedim daha, belki bir gun.


  12. peluş, annen 7’den 70’e tüm kadınların hislerine tercüman olmuş. çinar komiser’i beğenmeyeni duymadım henüz.
    ama yutüp’ten dizi izlenir mi yahu.. bak, ben nasıl izliyorum: kanald’nin sayfasına giriyorsun. soldaki dizilerden birinin sayfasına tıklıyorsun. adres kısmında dizinin adını hirsizpolis’le değiştirip sayfasını açıyorsun. yukarıdan bölümlerden 1.bölümü seçiyorsun. sonra oradaki 1. bölümü izle’ye tıklıyorsun. yalnız bunu explorer’da yapıyorsun, çünkü firefox’te muhtemelen açılmıyor. bir de üye ol’dan şıppadanak üye oluyorsun. ben kefilim gerekirse. sonra da ekranı büyütüp arkana yaslanıyorsun. geceleyin, tercihen.


  13. NY hanım, dikiz merakımız diyorum. perdeleri yarı çekik pencerelerin ardında olan biten hayatı merak etmemiz.. bbg seyretmemiz..
    sonra bir de burada yaratılan gizem.. olmayan isimler.. yüzler.. sokaklar..

    bi’ de o zaman NY bey dememi görüp de birşey demediyseniz görülmeyen bir kibarlık diyorum buna.


  14. günde kaç defa bu güzelliğe amacsızca kaç defa gercekten bakıyorsun


  15. zuzay… naber?
    yukarda dedim ya, bi kere görülüyor o. ama önünde koltuğum filan yok ki. oturduğum yere göre de aşağıda kalıyor.

    yalnız, sen yorum bırakıyorsun, bazen de ilginç (“sen inanıyor musun aşka”) yorumlar bırakıyorsun, sonra bir süre uğramıyorsun.


  16. zaten çiçekleri dökülmüş bu arada. 2 hafta bile sürmedi sanırım.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s