h1

aferin urfalı türkmucit

22 Haziran, 2007

Böyle programlara bayılıyorum. İki yaz önce de kameramla kampüste/tatilde vardı. Ortak yanları: türki hayatlara dikiz, yaratıcılık, insan tanıma…

Gerçi bu programda beklenebileceği ölçüde yaratıcılık yoktu. Çok genel bir durum: insanımız araştırma yapmıyor, yapamıyor. Bazıları yıllarını vererek bir ürün, bir proje geliştiriyor. Ama o ürün yapılmış mı önceden, birkaç dakika sürecek doğru dürüst bir araştırma bile yapmıyor. (Tabi bu gugıl’da ‘güneşi balçıkla sıvama makinası daha önce bulunmuş mu?’ şeklinde olmamalı). Sunulan fikirlerin %80-90’ı önceden yapılmış şeylerdi.

Bir de genel tabiatımız, dünyadaki bilgi birikimini küçümsemek. Bu da ne yazık ki cahillikten gelir. Öğrendikçe ilk öğrendiğin şey, öğrenilecek ne çok şey olduğu oluyor çünkü. İki Karadenizli adam “dünya güneşin etrafında değil, karşısında dönüyor” dediklerinde ve bunu matematiksel olarak ispatladıklarını, bu konuda nasa’da bile yeterince kanıt olmadığını söylediklerinde üzücü oluyor.

Ama yine de çok yararlı olabilecek fikirler vardı. Uzun farları karşıdan ışık geldiğinde otomatik olarak kısaya çeviren sensör, ve balık çiftliklerinin altına gerilecek branda ve bu brandada toplanacak artıkları bir tüple arada uğrayacak bir atık gemisine aktaracak sistem. İkisi de şu dakika uygulanabilir, biri hayat kurtarır, biri güzelim sahilleri. Böyle durumlarda bu uygulamalara zorlayacak despot bir sistem istiyorum ülkede.

img_1758.jpgimg_1762.jpgimg_1771.jpg

En etkileyici fikirse ki iki haftadır herkese anlattığım merdiven projesi. Proje değil aslında, yapmış adam. Ayağını geçiriyorsun birşeye, yukarı çekiyorsun, tak tak oturuyor yerine. İstediğin kadar çıkıyorsun, elini kullanmadan. Sallıyorsun, devrilmiyor. Bildiğimiz merdiven kavramını değiştirecek bir merdiven. Urfalı mucidi, ürünü çok beğenildikten sonra “evime çok mutlu döneceğime emin olabilirsiniz” derken gözlerim yaşarıyordu. Başı yana eğik, yakında hayatlarımıza gireceğinden habersiz. Buyrun, şuradan seyredin (gerçi pek kimse seyretmiyor böyle şeyleri, ama olsun).

Jüride sol başta bizim bölümden bir hoca var. Betül Mardin oturuyor bazen orada, onu kastetmiyorum tabi ki. Bizim bölümün yarı kaçık, yarı dahi hocasıdır bu adam. Ama çok soğuk, çok ilgisiz. Onla ilgili bir hikayem de var, ama başka zamana…

Final bu gece 9’da ntv’de.

ekle: önceden görmediğim veya dikkatimi çekmemiş birkaç hoş proje daha vardı, bazıları çok yararlı, bazıları hayatı çok pratikleştiren: fidan aşı makinası, anahtarı içeride unutmayı engelleyen akıllı kilit, debriyajı gereksiz kılan verkaç şanzıman, ve baca gazı temizleme filtresi, gibi. Tüm fikirler.

Reklamlar

6 yorum

  1. jüri, o uzunları kısaya çeviren sensörün hakkını yedi.


  2. bence de. niyesine de ikna olmadım. değerlendirmeleri şipşak oldu birçok yerde. ben evet/hayır diyorum demeden yeterince değerlendirmiyorlardı.
    hem o fikir ilk 3’e de kalırdı bence, izleyici oylarına bakılırsa. o uzunlardan çok çeken var çünkü. balık çiftliğinin 1. olmasına sevindim ama 2. perdetak anlamsızdı.


  3. hic duymamistim bu programi, senin verdigin linki izledim. Gercekten de iyiymis adamin merdiven fikri. Peki hangi fikir kazandi yarismayi?


  4. neyzen, bakınız üstteki yorum. uzun zamandır yorum bırakmıyordun sen. şöyle işaret parmağı yukarı tutup sallayarak: ‘ıııı, seni gidi seni’ demek istiyorum.


  5. ilginden dolayı çok teşekkür ederim


  6. merhabalar, yazıyı gördüğünüze hem sevindim, hem şaşırdım. size başarılar dilerim ve devam etmenizi.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s