h1

sabuncubeli’nden ileriye

16 Temmuz, 2007

Onlarca viraj, tırmanılan yüzlerce metre, yandan fırlayıp giden onlarca araba, geçilen yüzlerce kamyon, birsürü Talking Heads şarkısı, birkaç sönmeyen uzun far, çılgın yerel şoförler, 1.5 saat ve Akhisar’a geliş.

Belediye havuzu diyordu davetiye. Benim beklediğim, kasabanın ortasında bir parktaki minik, fıskiyeli bir havuz, tahta sandalyeler ve samimi bir ortamdı. Oysa sora sora bulunca anladım ki şehrin dışında, olimpik bir havuz, üzerine beyaz, saten süsü verilmiş muşamba ve pembe bir tül geçirilmiş plastik sandalyeler, ve fazlasıyla ciddi bir ortam vardı.

1 saatten fazla geç kalmıştım başlangıç saatine. Ama girerken nikah memuru anons ediliyordu hoparlörden. Havuzun dört tarafına da döndüm ama göremedim. Sonra bir tarafta dev bir ekranda gördüm. Gelin kapalı mı? evet. Perukla okuyup diploma almış demek ki. Sonra gördüm ki konukların da çoğu kapalı. Bir kısmı başörtülü, bir kısmı türbanlı (takkeli). Yine iyidir, buralar daha 15-20 yıl önce kara çarşaf doluydu.

Nikah kıyıldı. Havuzun üç kenarı masa masa, hep kasabanın önde gelenleri havası var, belli ki kimse kimseyi tanımıyor. Dördüncü kenarda sadece gelin damat. Bizim okuldan birileri olsa da gidip tanışsam diyordum, genç denebilecek sadece 2 masa vardı. Onlardan biri belli ki damadın çocukluk arkadaşı erkekler, diğeri de 2-3 kızın da olduğu ama çok da davetkar durmayan bir masa. Dolu zaten. Bir iki tur attım. Neyse ki çok da fazla dikkat çekmem böyle yerlerde.

Dönelim mi? Ama açım. Damat adayı ‘ne güzel yemeklerimiz var’ dediği için yemeden geldim. O kadar da yol, aç aç dönülür mü? Yiyelim de gidelim.

Boş birkaç masa var. Ordövr tabakları, büyük büyük pepsi, fru ko, yedi gün. Bir masaya oturdum. Yalnız başıma. Biraz garip baktılar yan masalardan, ama çok da fazla değil neyse ki. Yalnızlar bu topluma dinamit gibi. Erkeklerin de farklı bir işlevi var da hele yalnız kadınlar iyice gerekli, alışkanlıkları zorlamak için.

Gelmişken gelin-damatla tanışalım ama. Gittim. Bir resminizi çekeceğim dedim. Sıkılgan poz verdiler. Sonra hem tanışalım dedim. Ben Simon, yazışmıştık sizle hatırlarsınız. Hatırlar gibi durmadılar. Bölüm listesinden. aaa, dedi damat eşine, hatırladın mı sana da gelmişti mail, konuşmuştuk. aa, evet, dedi kız. Bu arada el sıkıştık, önce damatla. Az önce aklıma gelmişti, ya kız el sıkmıyorsa diye. Tayyip’in kızı evlenirken (bu kelimeyi yazdığım an ‘benimle evlenir misin dedi ekrandaki oğlan, karşısındaki kıza) kendisine elini uzatan gelini elinden çekip uzanıp öpen Berlusconi’nin durumuna düşer miydim? Daha doğrusu kız Tayyip’in kızının ‘a, yapmayın sayın Başbakan, nasıl olur, görecekler’ durumuna düşer mi… Neyse, damattan sonra geline uzattım elimi doğal bir şekilde. Sıktı tabi. Abartmayalım. “Çok sevindim geldiğinize. Çok mutlu ettiniz bizi” dedi kız. Sevindim. O anda anlamlandı gidiş.

İzmir’den mi geldiniz demişlerdi. Yakınlarda bir tanıdığımız var, ona uğradım gelmeden, dedim, o yüzden zor gelmedi. Bir bahane bulma gereği hissetmiştim. Bir tanıdığımız var gerçekten, ama uğramamıştım. Sonra nereliler, onu konuştuk. Oralı tabi damat, gelin de Balıkesirli, uzak değil. Orada kalacaklarmış. Biraz şaşırdım. Baba şirketinde çalışacakmış oğlan. Kız da diplomayı başucuna asar herhalde. Girişte süslenmiş bir bmw duruyordu zaten. Benim ne yaptığımı konuştuk. Sonra sıkılmışsınızdır, burada yapayalnız bırakmışlar sizi, akvaryum gibi dedim. Öyle dediler. Sonra hoşçakalın.

img_2050.jpg
Yemeklerin gelmesi çoğu düğün gibi çok uzun sürdü. Tek başına birine servis yapmak da öncelikleri olmuyor garsonların. O sırada trt radyosu sanatçılarından kürdili hicazkar ve oyun havaları. Köfte. Gidelim mi? Pasta da geliyor galiba. Birazcık daha oturup sonra kimseye birşey demeden tekrar yol, 1.5 saat, onlarca viraj, vs. Bir de gece yolculuğunun sakinliği.

Ama gitmesem bilemezdim, öyle değil mi?

Reklamlar

12 yorum

  1. Yaşasındı, ilk comment yine benimdi..
    Az sıkıcı olmuş sanki di mi? Keşke piste çıkıp deliler gibi oynasaydın bence kimsenin seni tanımadığı bir düğünde yapılabilecek en iyi şey bu. Havada parende bile atsan tanıdık kimseye rezil olmazsın 🙂 Yine de parende atma tabii, diğer oynayanlara yazık..
    Bu arada kızın diplomayı başucuna asması ne fena.


  2. İkinç!

    Oynama hakkında pek bi açıklama yok. Ya da, öyle kürdilihicazkar faslı çalınan düğünde oynanmamıştır sanki, hissine kapıldım.

    Adeta düğün değil, sosyolojik gözlem yapma yeri.:)


  3. Abicim, kitap kahramanı gibisin. Film kahramanı. Enteresan bir karaktersin yani. İnanamıyorum gittiğine.


  4. ee gelmediğim iyi olmuş..
    sıkılırdım ben:))


  5. neyzen gelmeyince uma’yı aradı gözlerim dansetmek için. umaaa.. umaaa… yoktu, dansetmedim o yüzden.
    ya, arkadaşım, ben kapalı bir ortam diyorum, içki yok diyorum. hatta ben kaldığım sürece ancak o bahsettiğim genç masaları biraz oynadı, erkek erkeğe, o kadar. kayda değer değil yani. nerdeee havana düğünündeki salsa.. bakın, orada tam öyle tanınmayan biri olarak içimden geldiği içmiş, dağıtıp oynamıştım:)

    talicim, başucuna asması belki tek başına çok kötü değil de öyle yapacaksa niye o bölüm..

    jel, teşekkür ederim. sevindirdin beni.

    belki de sıkılmazdın seraps, bir anlamda gözlem, çavdar’ın dediği gibi.


  6. Yine alakasız olacak kusura bakma ama sen benim cevabımı aldın mı Simon? Benim “Gönderilenler” de göremedim, o yüzden soruyorum.
    Sorry for the inconvenience..


  7. yok sıkılırdım..


  8. yok, tali, almadım. ben bu cümleyi bir hocama yazmayı bir süre ihmal ettikten sonra kurarım genelde (yazdım ama outbox’ta görünmüyor).

    yazışmaları kontrol için başka bir yol mu bulsak, nedir..


  9. 🙂 Yok vallahi öyle bir taktik uygulamadım.
    Bu arada alıp cevap vermişsin gibi gördüm dün, aklım karıştı.
    Kesin başka bir yol bulmalıyız.:)


  10. arkadaşım ol


  11. Ben cesaret edemezdim herhalde. Ama zaten sen hep cesurluğunla beni şaşırtıyorsun Simon


  12. arkadaşım ol yeter, gerisi daha beter. neydi bu şarkının sözleri unuttum galiba. ne demek acaba bu mesaj..

    teşekkür ederim celerone, böyle genellendiğime sevindim.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s