h1

akşamüstü arabada giderken athena çalıyordu

5 Ekim, 2007

Ψ bu post kendini yansıtmaktadır ψ

Tam öyle değil aslında. Bir defa akşamüstü değil, basbayağı akşamdı. Karanlık olduğunu hatırlıyorum. Hem zaten, karadan 2-3 dk.lık birhızlı tekne yolculuğu ile varılan 3-4 kiliseli adada güneşin batışını seyretmiştik.
Sonra araba da değil, dolmuştan bozma birşeydi. Şunun gibi: 2007-08-24_00036.jpg Pencerelerden bazıları yoktu. Kapıyı da pek kapatmıyorlardı.
Sonra yaptığımıza gitmek de denemez pek, daha çok sallanıp yuvarlanıyorduk.

Ama Athena çaldığı doğru. Oradaki tek kaset o muydu, veya müzik sistemine bağlanan minik basit mp3 çalardaki tek albüm müydü, öyle birşeydi. Ska da sevmem aslında. Ama o anda gerçekten iyi gitti. Yani mirk elam’dan her gece filan olsa daha iyiydi tabi ama iyi idare etti.
Aslında deniz, üstüne güneş batışı gelince bir yorgunluk çökmesi ve durgunluk beklenebilirdi ama nedense hiç öyle değildi. Kanımız kaynıyordu. Özellikle benim.

Şoför koltuğundaki uzun saçlı oğlan müziği hareket ettikten hemen sonra açmıştı. Diyelim bu (aslında bu sanırım 2. şarkıydı). Hızlı ritmli, oynak birşey. Sesi de sonuna vurunca minibüs inlemeye başladı. Hatta baştan ritmle beraber minibüsü de sarsıyordu şoför, frenlerle. Ormanın içindeki daracık, bol virajlı ve karanlık bir yolda gittiğimiz düşünülürse bu pek de akıl karı değildi belki. Karşıdan birşey gelince sakinleşip kenara çekiyorduk.
Birileri dansetmeye başladı. Dikkat ettim, hep yabancı kızlar. Bir Rus, iki Ukraynalı ve daha çok salınıyor olsa da bir İtalyan. Dolmuşun ön koltuğunda oturup ya onları seyrediyordum, ya da içeriyle uyumsuz ama gözalıcı biçimde huzurlu olan dışarıyı.

“Hadi Simon, oturmaya mı geldik” gelince en arka sıradan, işin başa düştüğünü anladım. Bensiz hareketlenmeyecekti minibüs. Önden kalkıp ortalara geçtim. Demin de söylemiştim sana, güzel oluyor. Ben olunca dansedenler arttı birden. Nedense. Çünkü hepsini daha 1 gündür tanıyordum. Birara açık kapıdan uçuyordum. Ama hoş oldu, tutundum son anda.

Sonradan hepsi geride kalınca iyi hissettim. Hala dışıma çıkabildiğim için. Hala kıpır kıpır olabildiğim için. Bir de hala limboda çıtaları iyice aşağılara indirdiğim için.

Reklamlar

26 yorum

  1. Yaşşa Simon!
    Yazını blogger’da okumak iyi oldu da, her nedense orada yorum yazma zımbırtısı açılmadı, gene geldik bu yakaya.
    :))
    Bir de şu dans sayfası açılmadı.
    Ay pardon. Burada dır dır şikayetedenkişi oldum çıktım.
    Tamam, vazgeçtim.
    Zahmetlerin için teşekkürler.


  2. Minibüs süpermiş:)


  3. günaydın herkese.
    çavdar hanım, fazlasıyla kolaymış aynı yazıyı blogspot’a koymak. copy-paste, resimler bile geliyor. utandım. o kadar üşenmeye değmezmiş.
    dans sayfası 2. şarkı mı? üzerinde durunca çalmıyor artık nedense. ama linke basıp çalabilir veya kaydedebilirsiniz.
    blogger’daki yorum açılmasa da olur. zaten karışırdı o zaman herşey.

    evet, minibüsün dikkat çekeceğini ve sevileceğini düşünmüştüm de özellikle senin seveceğini düşünmeliydim banu:)


  4. Heh he!
    Ortalık karıştı bile!
    Blogspot’a buranın göndermesiyle değil de doğrudan girince, her sayfa açıldı, her yorum yazıldı.
    Üstelik Pelin de oraya yazmış.
    İşte eğlence budur.=))


  5. iflah olmaz çingene ruhlu yaratıcı araba boyacılarını severiz her daim 😀

    Şimdi copy-paste yaparken resmin img src deki adresi de aynen gittiğine göre, resimler wordpress deposundan açılmak isteyecek. ama wordpressi göremeyen blogspot okuyucusu varsa resimleri göremez o halde. Bu durumda files.wordpress e değil de başka bir imaj deposuna yüklenirse resim daha sağlam olur sanki.

    Konuşuyorum, çünkü bu minibüsü hepimiz görelim istiyorum 😀


  6. bu aklıma gelmemişti. o yüzden hem teşekkür hem tebrik ederim banu. yalnız bu benim copy paste tembelliğimi bozacak, söyleyeyim. ayrıca yüklerim ben de blogspot’a.

    diyorum ki ben sana 2 tane eski vosvos alayım. istediğin gibi boya. birinde tam istediğin gibi olmazsa boya diye 2 tane olsun.


  7. Bak bunu herkes düşünemez Simon, sağol. Evimin duvarını boyayınca da “bi’ de şöyle yapabilirdim” diyorum bazen. O yüzden dörtgen değil sekizgen odalardan yanayım. Yaşasın çoğul sahiplikler felan 😛


  8. aa, benim odam boyanacak. izmir’de yani. küçük birşey. ben açık yeşil istiyordum bu sefer, mine yeşili gibi birşey, ama sen istediğin gibi boya. istersen dört duvarı da farklı boya.

    annem fazla vermiyor boyacılara ama çok iyi hizmet ediyor, söyleyeyim.


  9. çavdar hanım, neyse ki yazının içeriğiyle ilgili yazmamışsınız ikiniz de. yoksa valla aynısını buraya kopyalardım. bir de siz yazmışsınız gibi adınızı atardım altına.

    blogger, benim sevgili tarayıcımla (garip oldu bu kelime, browser işte) uyuşmuyor bir türlü, kapanıyor ikide bir. ama sizinki gizlen nette açtığınızdan olsa gerek. denedim, öyle açılmıyor yorumlar.


  10. Dedim ya, eğlence işte; bir oraya bak bir buraya…:)
    Neyse, şunu söyleyeyim. Talisman bir “mim” başlattı, bana bulaştırdı, benim mimlediklerimden birisi sensin. Burayı link veremedim de blogger’ı yazdım, haberin olsun.:)


  11. çok alındım çavdar hanım. mimlemek: Birini, hoşa gitmeyen veya iyi olmayan bir davranışı dolayısıyla hakkında iyi düşünülmeyenler arasına koymak

    birgün cevap vericem, söz.


  12. Evet Simon haklısın, “mim” benim de hoşuma gitmiyor da, Talis öyle demiş. Bir de “sobe” var, beğeniyorsan bu olsun. Peki, sözün söz de gecikme.:)


  13. Uçak parası da sizdense ben sanatım içim her yeri boyarım 😀 Aaa Sait Faik’in öyle bir hikayesi vardı. Çocuk türkiyenin her bi’ yerini gezip araba kasası boyuyordu.

    Hakkınızda hiç iyi düşünmüyoruz, mimlisiniz siz. Ahah. Bir an önce bu mimi eda ediniz 😀


  14. uçak bileti nereden nereye bir öğrensem eski yazılarının daha çok keyfine varacağım banu.


  15. Gönül isterdi ki kabara kabara Trieste diyelim 😀 Ama ne Survey, ne Tesla. Bildiğin Ankara…


  16. istediğin ankara’dan uçak bileti olsun banu’cum. böyle boyacı bulduktan sonra izmir’e seni güzide havayolumuz izair’le uçururuz. hem bak, annem de dönecek ankara’dan, korkuyor. yanında biri olursa korkmaz. ben telefonda uçakla git dedikçe konuyu değiştiriyor (korkusu kulağından-basınçtan).
    (teklifin çekiciliğini azalttım ama galiba bu arada).


  17. Ya “mim” in kelime anlamını biliyorum aslında ama blogger camiası içinde yeni bir anlam kazanmış işte.. Ben de kullandım..
    Suçlu çocuk psikolojisindeki Talisman gereksiz yere kendini savunur.
    Olaylar gelişmez.. 🙂


  18. Olaylar gelişir… 🙂
    Simon alınır, Talis suçlu çocuk psikolojisine girer.
    Ekmekcikız “tüh, hay Allah” der… 🙂

    Yahu herneise, Simon hazır elin değip bir dolu sinema yazısı yazıyorken, bari aradan şu korku filmlerini de çıkarsaydın.


  19. Sitemini bana değil “T. C. F atih 2.A sliye Hu kuk Mah kemesi 2 0 0 7 / 195 N olu Kar arı,”na yap diyeceğim, sen de “Bak ama okuyunca nasıl da buldun bir yolunu tıpış tıpış geldin,” diyeceksin. Sen de haklısın Simon, ne diyeyim…

    Sevgiler

    p.s. Özlemişim yazılarını, iyi oldu bu ‘geçit’i bulmak 🙂


  20. bu yazdığım 20. yorum olacak. hiçbiri de yazının içeriğiyle değil (banu’nun minibüs yorumunu da saymazsak).

    artık wordpress ve engelleri konusunu geride bırakalım, hadi.


  21. Sen endişe etme Simoncan, bak içeriğe dair birkaç söz edeyim, sadece resimerine baktığımız deriglerle aynı muameleyi görmüş olmasın yazı.

    “İçeriyle uyumsuz ama gözalıcı biçimde huzurlu olan dışarı” tesbitin güzel olmuş. Ve ayrıca “limbo yaparken ben” başlıklı bir yazı yazsaydın ve aşağıda çıta resmi koysaydın reytingin katlanır hepsi ayrı okuyucudan 100. yorumda olurdun :)Günümüz readerları curiosu modda n’apalım.

    Bu arada aile efradınızdan boyacılarla uçmak isteyen olursa söyle 😉


  22. annem tabi ki isterdi biriyle uçmayı. hatta yeğen hanıma söylemiş, beni izmir’e bırak, sonra dönersin diye. burulmuş kız, ciddi sandı diyor annem gülerek. dönmüş olacaktı ama bugün -otobüsle. ikna olmadı.


  23. ve evet, biliyorum. okuyucunun ilgilendiği neon’lar var artık. o yüzden yazıyla filan uğraşmadan onları vermeli:
    limbo, göbek, yabancı kızlar, athena, hızlı tekne. buyrunuz, özet budur. oysa benim söylemek istediğim…
    aslında illa özet gerekliyse ‘oturmaya mı geldik’ diyebilirim.


  24. Kend dışına kendi oturduğu içten çıkmak, kıpırdamak iyi birşeydir zira. Yapabilenlere bol gıptalar efeem..


  25. teşekkür ederim.


  26. teşekkür



Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s