h1

Solar, molar, ama öncelikle zarif kız nereye kayboldu?

25 Ekim, 2007

Güneş enerjili ev yarışması varmış, üniversiteler arası. Metro afişleri ilgimi çekti, zaten haftasonları hep eve kapanıyorum, son gününde kendimi biraz zorlayıp gittim. Ama kalabalık metrodan çıkar çıkmaz çarptı. Kazandığı birgün önce açıklanan çok az yabancıdan biri, hem de güzel Darmstadt’ın üniversitesi olunca tabi ki asıl onu görmek istiyordum, ama önündeki kuyruk 1 saatlikti. Öyle dediler. Zaten kapanmasına 1.5 saat filan kalmıştı, ben de önce 3. okulun evine girdim. Çok da ilginç gelmedi, bol bol bambu kullanmışlar, duvarlarda yalıtımda kanvas kumaş, bildiğimiz kot yani. İyi.

Oradan çıkıp görünümü gözalıcı Darmstadt’ın evinin sırasına gireyim dedim. Daha fazla almıyoruz, yakında kapanacak, dedi ciddi ortayaşlı iki gönüllü kadın. Ciddi misiniz dedim, evet dediler. Aa, olmaz ki, göremeyecek miyiz derken eski numaralardan biriyle sıra filan da beklemeden girmiş oldum eve. Evin hemen dikkat çeken tarafı, sıra sıra güneş panelleriyle kaplı panjurları. Güneşin açısına göre yön değiştiriyor, ayrıca açıp kapayabiliyorsun.

img_1715.jpgimg_1786.jpg
Ama evin içinde bana çok daha hoş gelen buluşlar vardı. Şu yatak mesela:

003.jpg Biraz ilerisinde yemek masası var, böylece yatağın üstü kapanıp bir misafir odasına dönüşüyor.

Zeminden alçakta uyumak nasıl olur derken zeminden alçak oturma zımbırtısı:

img_1740.jpg
içi minder dolu. İstediğin gibi düzenle. Ayaktaki, anlatması pek mümkün değil, buradakilerden sonra nasıl da normal bir insana benziyor dediğim Almanlardan biri.

Fırın: img_1779.jpg

biraz yukarıda ama kapağı açılmıyor, çünkü altı açılıyor.

img_1780.jpg

Biraz oturma odasına benzer bahçe düzenlemesinde oturup ve siyah yastıklarından bir iki tane eve götürmeye zor direnirken artık kapatmalarına yakın çıktım. Müzelerin kapanmasına 15 dk. var, girsem mi direk eve mi gitsem derken gözlerim birine takıldı. Amerikalı bir kız. Arkadaşlarıyla konuşmasını duydum, sonra da ayrıldı. Ama Amerikalı gibi değil, özenli giyinmiş bir kere. Siyah, parlak (rugan?) ve sevimli ayakkabılar, uzun bir etek, biraz garip duran ama sevimliliği artıran kısa siyah çoraplar, zarif bir hırka, saçlar sanki örülü.

Kuzeye doğru gitmeye başladı. Oraya doğru nereye gidebilir ki? Ben önce güneşışığı enerjisini ölçen fıskiyenin resmini çekeyim, sonra belki düşünürüz.

Evet, niye olmasın? Ben severim o bölgeyi. Lincoln’ün vurulduğu tiyatronun da olduğu tarihi bölge. Ben geldiğimde pek tekin değildi de çok değişti son zamanlarda. Hem gözden kaybolmamış kendisi henüz. Ama gerçekten orada nereye gidebilir ki? Tabi ya, metroya, diğer hattın istasyonu var orada. Değilmiş, istasyonu geçtik. Bu arada, daha önce dikkatimi çekmeyen bu güzel ve devasa bina neymiş?

img_1794.jpg environmental protection agency. maşallah, bizim çevre bakanlığı 2 apt. dairesine sığar herhalde.

Peki, buradan nereye? İleride barnes&noble var, kocaman kitapçı. Orası? Hayır, onu da geçtik. Sevdiğim e street sineması? Hayır, oraya da dönmedi. Tamam, köşedeki H&M. Girmedi ama bir vitrinin önünde durdu, ben yanından hafif geçtim bu arada, hemen yanındaki Zara’ya geldi, onun vitrinine bakıyordu ki sonraki binanın önünde kendini Londra’daki müzede sanan Whoopi Goldberg’i gördüm.

img_1802.jpgArtık ne kadar gerekliyse onun resmini çekip döndüğümde yoktu. Gözlerden ırak, kayıp. Zara’da mı ki? Bakalım. Hayır. H&M de değil. Olmadı ama bu. İlişkimiz uzun soluklu olur sanmıştım ben. Çok kırıldım zarif kız.

Sonra ayrılamadım oralardan bir iki saat daha, mağazaları dolaş, oraya buraya gir çık. Ama mahzundu hepsi.

Reklamlar

5 yorum

  1. resimleri göremeyenler veya oradan buradan bağlanma sorunu yaşayanlar için seri katil ve soti’den sekerek gelen bu link çok daha güvenilir sanki.


  2. “And if you go chasing rabbits
    And you know you’re going to fall”

    Bu güzelim şarkıyı hatırlattı bana maceran 🙂


  3. tamam çok haklısın tali, ayrıca bu kadar da cuk oturur. ama diğer yandan, niye tüm kızlar kendilerini tavşan sanmaktadırlar? bunda da yamuk bir durum yok mudur dersin?


  4. Bilmem ki, ben rabbit olmaktansa Alice olmayı seçen istisna bir kızım.. Sebeb-i felaketim de bu zaten 🙂


  5. her Alice’in bir Lewis Carroll’u vardır.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s