h1

mellow is the man who knows what he’s missing

18 Aralık, 2007

Dünyanın en sevmediğim ülkesinde (peki, tam doğru değil, düzeltiyorum: 2. sevmediğim ülkesi, başa bae’yi koymalıyım, zaten sevmezdim, üstelik nasıl üzmüşler dünya tatlısı kızı), ne diyordum, işte orada oturup sorunlu öğrencilerin sınavlarını okurken yaşasam en seveceğim şehirlerden birinde (barrrçelona’da) tam anlamıyla hayatını yaşayan bir grup erasmus’lu öğrenciyi, dostane ev ortamlarını, bir süredir görmediği arkadaşına sarılanları, birşeyleri paylaşmalarını, beraber içmelerini, sokağa işemelerini, yolun ortasında sızıp kalmalarını, aşk ilişkilerini, sevgilisi ziyarete gelen kız odasında bir başkasıyla yakalanmasın diye 6 kişi eve koşturup sevgiliyi oyalamaya çalışmalarını, şunu, bunu, ve özellikle de yabancı bir yerde en güzel biçimde kabul görüp varolmalarını seyredebildiğim için ödülü hakettiğimi düşünüyorum.

Bu arada sorunlu derken tüm sınıfı kastettim. Ne biçim şeymiş şu lisans öğrencisi denen şey. Hep master’larla muhatap olan biri için tam kültür şoku oldu. Sırf final sınavında arıza çıkaranların listesi:

Biri (Steve Amerikalı), tam sınavı yaparken bilgisayarı bozulmuş. Ama resmini çekmiş o durumdayken, istersem gösterebilirmiş. Birkaç gün sonra gönderebilir miymiş… Apple store’da çalışıyormuş, o yüzden hemen yaparlarmış.

Biri (WooHyuk, Koreli), Georgia’daymış, ablasının düğünü için, o yüzden sınavı getiremeyecekmiş. Aslında mail atabilirsin, zaten bilgisayarda yapmış olman gerekiyordu; ama sanırım senin derdin daha çok bu aktivite dedim. 2 gün sonra eliyle yazıp getirdi.

Biri (Angela, Koreli-Amerikalı),vaktinde bitirdim -heey diye mail atmış, ama mailde herhangi birşey iliştirilmemiş. O gün hemen haber vermek için yazdım, 3 gün sonra görmüş. “Bitirince beni strese soktuğu için sildim dosyayı, hemen tekrar yapayım” diyordu, o gün bu yana da 3 gün geçti, haber yok.

Biri (Mustafa, malum), hocam, yarın şuyum, 2 gün sonraya buyum var, şimdi yapsam birşeye benzemeyecek. En iyisi ben Pazar’a (4 gün sonra) vereyim dedi. Hayyy, dedim, iyi ver.

Biri (Alex, Amerikalı), tam sınavı getirmesi gereken saatte, sınavın bugüne olduğunu yeni anladım. Ben 17’sine sanıyordum. Hemen yapıyorum diye yazmış. 2 gün sonra eee? dedim, gönderdim o gün diye cevap verdi. Yoktu ortada öyle bir mail, tekrar gönderdi.

Biri (Bryan, Amerikalı), üzgünüm, yapamadım, işle beraber olmadı bu ders dedi. Son sınavda bıraktı.

Biri (Allen, Koreli), dönem boyu başı mahkemeyle, bir sosyal hizmetler mecburiyetiyle dertteydi. Önceki, iyi, geç verebilirsin dediğim quizi de vermedi. Sınavdan da haber yok. Hoop? dedim, cevap çıkmadı.

Biri (Katherine, abd), posta kutunuza bıraktım dedi. Yoktu, bugün aramalar sonucu bir başkasının sınavları arasından çıktı. Bu sekreter hatası ama.

Ay, sıkıldım. Daha listenin ortasındayız halbuki. Dönem bitti, notları verdim, hala sınavından haber alamadığım kişiler var. Dönem boyunca da sürekli hastanelik olanlar, sevgilisi hastanelik olanlar, kişisel sorunları olanlar, psikolojik sorunları olanlar, ailevi sorunları olanlar, ne kadar sorunlu ülkeymiş. Hiç uzaktan zengin, ferah gözüktüğüne bakmayın dedirtiyor insana. Bunların çoğu doğruysa -ki ben hep inanma yanlısıyım, ama hepsinde küçük bir olasılık kalıyor- normalde 40 kişide 1-2 kişide olacak sorun oranı bunlarda neredeyse yarısında.

Ah, bunlarla uğraşmak yerine nasıl bir hayat yaşıyor olabilirdim kısmına pek de geri dönmeden birazdan bu yazının şarkısını söyleyecek olan adama zıplayayım. Yazın ortasında Efes’te tuvaletteyken yanımdan kumral, kıvırcık uzun saçlı bir adam geçti. Ben de bir süre kendisine bakakaldım. Aynı saçlar, benzer bir yüz. Afedersiniz ama, şu ileride işeyen adam Robert Plant mi şimdi diye düşündüm. Daha bir hafta kadar önce İstanbul’da konserdeydi. Kalıp Theodorakis konserine bu antik şehre gelmiş olabilir miydi? Röportajlarında iki kere GS maçı için kalkıp İstanbul’a geldiğini söyleyen bir adam bu. Bayağı bir baktıktan sonra değil diye karar verdim (emin miyim, ya yüzü yaşlanınca hafif değiştiyse, saçların gerisindekini biliyor muyum?). Robert Plant’e çok benziyorsunuz demekten de vazgeçtim.

İşte o adamın sesinden mellow is the man who knows what he’s missing. Ve geçen hafta bugünki tarihi Londra konserleri öncesinde Trafalgar Meydanı’nda buluştuklarında kimbilir nasıl heyecanlıydı zeplin üyeleri.

Reklamlar

5 yorum

  1. modern zamanın “ödevimi yapamadım ama dur dinle…”leri pek yaratıcı gelmedi. en çok yüzüme alaycı bir gülümseme takıp (pek başarabildiğim bir şey değildir aslında) angela’ya “hadi ya!!!” demek isterdim herhalde. gerçi en bariz yalanda bile benim içimde “ya doğru söylüyorsa” şüphesi kalır. hakkaten zormuş işiniz:)


  2. ben hep inanıyorum. ama kime anlatsam ‘amma uydurmuşlar’ diye yaklaşıyor. dediğim gibi hepsinde küçük bir yalan söyleme olasılığı olsa bile bu durumda hepsinin birden doğru söyleme olasılığı çok küçük oluyor. demek ki bir kısmı doğru değil. ama acaba hangisi? birilerine öyleymiş gibi davranmak yerine hepsini masum sanmak daha .. doğru değil belki ama adil.

    angela ile ilgili güncelleme 1: birkaç gün daha göndermeyince incomplete verdim notunu (artık sonra tamamlayacak dersi). bir 3 gün daha sonra yazmış, bir terapistle görüşmüş stres konusunda, daha iyiyim, bu sefer hemen göndericem diyordu.

    güncelle 2: ve cumartesi, yani 10 gün geç göndermiş, utandığını söyleyerek. ama incomplete aldığından haberi yok sanırım.

    asıl daha ilginci, notuna itiraz edenler oldu. ben bolca not veren biriyim. ayrıntısını anlatmak zor şimdi, ama gayet vasat notlar alan WooHyuk isimli arkadaş niye B yerine A almadığını, birçok ödevi olmayan, olanlarda da sınıfın genelde en kötüsü olan, finali de yarım yamalak olan oğlan, nasıl olup dersi geçtiğini değil de niye C almadığını sormuş. ikisine de sert sert cevaplar verdim.


  3. ben de en sevmediğim ülkeler listesi yapacağım.


  4. okuduğuna sevindim:)
    bir dönem vardı, bir haftaya yakın, tüm yollar londra’ya çıkıyordu. aradaki pazartesi zeplin’in yeniden buluşma konseri vardı mesela orada.

    ve, sana en sevdiğin listesi daha çok yakışır sanırım.


  5. istemezsin diye adresini kaldırdım.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s