h1

su değil aslında, sultan

9 Mart, 2008

Geçen akşam Katie Holmes’un yan bir rolde olduğu bir film seyrettim (Go!). Küçük, kara birşey o zaman, ama o olduğunu farkedince baktım, ilk filmi Ice Storm’dan 2 sonraki filmiymiş, Dawson’s Creek’i çekmeye başladıktan sonra. Ice Storm’da onu hayal meyal hatırlıyorum, ama filmi nasıl seyrettiğim çok net. Oradaki, oğlanın geç saatteki  son trenekoştur koştur son anda yetiştiği sahne çok hoşuma gitmişti, benim de benzer onlarca anım olduğundan. Ayrıca, gecenin o yalnızlık, boşluk, sessizliği arasındaseni gideceğin yere götürecek medeniyetle aranızdaki o saat anlaşmasının ilginçliği -hep yakalar beni-.

Filmden gecenin bir vakti, yalnız başıma döndüğümü hatırlıyorum da bunun hangi şehirde olduğunu bayağı bir düşündüm. Vizyona giriş tarihlerine baktım, TR’de 27 Şubat 98. 10 yıl olmuş. Ama hayır, ondan birkaç ay önce başka bir şehirde, başka bir ülkede gitmiştim ben, muhtemelen aynen öyle son trenle, belki aynı şekilde koştur koştur yetişerek dönmüştüm.

Sonraki yıl oradan dönmüş, sonraki yıllarda da ilgiyle Dawson’s Creek seyreden bir sevgilim olmuştu. Ben de arada seyrederdim o diziyi. Oğlanın ikinci kattaki odasına ağaçtan tırmanırpencereden girerdi Katie Holmes. Bebek yüzlüydü de bir gözü kayardı, ağzı yamuktu.

Arada geçen 10 yılda Katie Holmes 5 yıl o diziyi yaptı, sonra iyi birkaç film çevirdi, Tom Cruise’u kaptı, çocuk doğurdu, Beckham’larla birbirlerine oturmaya gider oldular. O sevgilim -sonradan çok memnun olmasa da- istediği, girmesi cefalı işe kavuştu, evlendi (hani) (ve öncesinde sık sık arardı, bir süredir kayıp, doğumgünümü de atladı, belki şimdi de bebek bekliyordur).

Peki bu zaman diliminde, ya sen ne yaptın mösyö? Ne balta ne sap, öncesinde yaşadığın mutluluğun 100’de birini yaşamadın, öncesinde bildiğinin 10’da birini öğrendin mi, meçhul. Şimdi de Dawson’s Creek’in yerli versiyonunu seyrediyorsun, nerdeyse oradaki bi kıza gönül vereceksin. Yarın doğacak bebekler büyür, sen büyümezsin.

Reklamlar

13 yorum

  1. Benzer yazılar okuyup benzer şeyler yazıyorum son zamanlarda..
    Wake me up cause I am dreaming..


  2. okuyorum da ben çok benzetemedim. hem sen adobe öğrenince film çekebileceğini düşünüyorsun. de’leri de bitişik yazıyorsun.
    kırk yılda bir gelmişsin taliş, biraz kızdırayım dedim:)
    (ama çok kızma).


  3. dawson’2 creek birara tntdeydi. üstelik 4 bölüm üstüste. hipnoz olmuş gibi izlemiştim. tam teenage pembe dizi aslında. müzikleri guzeldi ama. kate nasıl oldu da tom cruise’la evlendi anlamadım. kızın yaşı çok küçük, tom desen ihtiyar resmen…neyse. april diye bir kızı oyandığı film güzeldi.
    kendinizi fazla üzmeyiniz mösyö.


  4. Nasıl bir baltaya sap olamam hali bu Monsieur?
    İş güç sahibi, ilim irfan sahibi, koca öğretim üyesisiniz.
    Eski defterleri bırakın, hiç bir faide sağlamazlar. Yeni sayfalar açın, keyfinize bakın.
    Ben ciddiyim.
    :))


  5. katie 30 yasinda pelin. tom cruz de 45’mis, ideal iste:)


  6. cavdar hanim, valla icyuzunu bilirim durumun. neler olabilecekken hicbir sey olmus sayilmam.
    eski defterlerde degilim. severim, mutlu olsun. o sadece bir karsilastirma noktasi, konu benim.


  7. – geçmişe bakmak keyif kaçırır bazen. şimdinin ne kadar mühim olduğunu unutturur.
    – doğru, geçmişe baktığınızda o da dönüp size bakıyor. insanın cesur olması lazım.

    bu… siz bilirsiniz çavdar hanım, nereden bu sözler?


  8. Hah!
    Şimdi düşün dur bütün gün, nerdendi bu diye.
    Hiç yabancı gelmedi, üstelik.
    Daha dün “grappa”yı hatırlayana kadar beynim oyuldu. Tam vazgeçtim, hatırladım.
    Ama, bu sözlerde umudum pek zayıf, lütfederseniz…
    🙂
    Yakında, “neler olabilecekken hiç bir şey olmuş sayılmam” argümanınıza itirazımı uzun bir yazı şeklinde dikkatlere sunacağım. Bugünlerde kafamda dönüp duran düşüncelerden biri ve tam bu konuda bir şeyler okuyorum.


  9. Yarıdan bir fazla formülüne oldukça yakın düşmüşler, demek ki.
    Tersi neden olmaz ki?


  10. hani seyretmekte olduğunuz dizilerden birinde çok -ama çok- ağır bir karakter var. her sözü üstünde 100 kere düşünülmüş gibi. cihangir’de oturuyor, ve henüz evinden çıktığını görmedik -en azından ben görmedim-.

    grappa neydi diye mi? çok severim, olsa da içsek.

    yarıdan bir fazla? şimdi anladım. hiç duymamıştım. iyi formulmüş bu, hoşuma gitti. hmmm, evet.


  11. önemli olan dışarıdan görünen değil zaten. içeriden hissedilen. ne diyorsan doğru diyorsun simon kardeşim.


  12. anlaşılmak güzel şey.


  13. Herkes büyür..Sen de büyürsün ki..Keşke büyümesek…



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s