h1

Of, ateşin 97. Araba olsan bir süre motoru açmamak gerekirdi

19 Mart, 2008

Mail gönderiyorum, gmail’de hemen sonrasında 1 saat önce gönderdin diyor. Veya okul adresinden gönderince 00:40 diyor, oysa saat 01:40 değil mi? Bilgisayarın saati de 00:40 gösteriyor. Yoksa ben mi yanılıyorum, atomik saat ne diyor diye kontrol ediyorum her seferinde. Yani, saatler değişiyor, ben evdeki 10 saati düzeltiyorum, mail sistemlerinin, microsoft’un server’ları habersiz.

Burada 1 hafta geç ileri alınırdı aslında. Bir haftalığına 8 saate çıkardı TR ile fark (aramız açılırdı). Her saat değişiminde başıma gelen garip olaylar o sırada da sürerdi. Bir keresinde saat 22:30 diye aradığım biri (tamam, bir sevgili) saat geç oldu diye kızmıştı. Konuşmanın sonunda orada 1 hafta önce ileri alındığını anlamıştık. Ben nereden bileyim…

Geçen yıl bir kampanya açıp bu sefer mart başına aldılar. Ama niye uygar dünya ile aynı zamana değil? Nasıl tüm dünyacak aynı Greenwich saatini kullanıyoruz, yani Meksika ile saat farkımız 4 saat 43 dakika 14 saniye, İrlanda ile 2 saat 21 dakika 9 saniye değil,beklersin ki bu yaz/kış saati uygulaması da bir uluslararası standartlar enstitüsünce belirlensin.

Nerdee? Neyimiz düzgün ki bu olsun. Beni en deli eden herhalde kağıt boyutları olmuştu. Şimdi A4 evrensel bir boyut değil midir yani? Uygar dünya, şunun şurasında printer üreticileri bir elin parmaklarını geçmezken nasıl olur da kağıt boyutunda anlaşamaz? Prizimiz farklı, bir tarafta aldığın aleti diğer tarafta takamazsın. Ucuna değiştirecek özel priz alsan, voltajlar farklı, yakarsın uyumlu değilse bobinleri.

En önemlisi tabi, nonmetric bir sistem kullanıyor oluşumuz. Bir pound, kaç ounce, alışveriş yapanların %90’ının bilmediğine eminim (16). Bir de fluid ounce var. Bir galon’un kaçta kaçı, ben de bilmiyorum. Bir pint işte şöyle bir sürahi kadar birşey, ama ne kadar? Sonra, Fahrenheit’ın torpili yüksek yerden mi? Niye su 32 derecede donuyor, 212 derecede kaynıyor? Ayakkabılar, gömlekler, pantolonlar, ceketler, bir bedende de standart olsa.

Anglosakson dünya işte. Yüzyılın ortasına dek İngilizler, sonrasında da Amerikalılar kendini dünyanın efendisi gördüğünden hep bunlar. Ben mi uyacağım, onlar bana uysun diyorlar. Keçi veya salak inadı.

Off. Neyse, ben bu sıkıcı günlerde ilk yıldönümünde geçen yılki gerçekdışı yolculuğumu hatırlayayım. Eski Habana’nın yoksul bir evinde geçen fantastik düğün macerası bir cumartesi akşamıydı. Sonra kendime gelmeye çalıştığım pazar sabahı aynı zamanda kalmakta olduğum ve pek rahat koşulları olmayan pansiyonu (casa particulare) değiştirmem gerekiyordu. Evin salonunda masada geç bir kahvaltı ederken sevgili evsahibesi (kimya doktorası olan, emekli, ama evini pansiyon yapmak zorunda olan) Nora’nın altın kızlardaki anneyi andıran annesi de orada televizyon seyrediyordu. Televizyonun köşesinde saat yoktu da saatbaşı saati gösterip kısa bir haberler oldu belki. Öylece gördüm ki ben 12 sanırken saat 1’i gösteriyordu. Mart ayı ve pazar sabahı. Yoksa saatler ileri mi alındı ki gibi birşey sordum, biraz İngilizce bilen Nora’ya. Ama cin gibi annesi atlayıp el işaretleriyle anlattı, saat değişikliğini. Demek o olaylı gecede bir de saatler ileri alınmıştı. Ondan önce de 3-4 yıl değiştirmemişler saatleri.

Peki, televizyonda ne oynuyordu? Düşünsem merak ederdim, ne tip programları var diye. Oysa ekrandaki yüzü tanıyordum. Dr. House! Kübada televizyonda Dr. House oynuyordu. Ondan önce de Jack Nicholson’ın köpek terbiyecisi olduğu Man Trouble vardı. Bir de ambargo var derler.

Nora ve annesi. ocak2-2900.jpg

Sokağın karşısındaki bina. ocak2-2891.jpg

Zamanında nezih bir mahalleymiş. ocak2-2890.jpg

Artık pek değildi. ocak2-2889.jpg

Binadan bir detay. ocak2-2880.jpg

(elemtere fişş.)

Reklamlar

8 yorum

  1. hah. burada yaz saati uygulaması hiç yok ya. sen bir haftadan bahsediyorsun.


  2. dilini çok az anladığın bir ülkede, dinlediğin haberlerden yaşadığın yerde olup bitenlere ilişkin bir çıkarım yapamadığın ve sana önemli hatırlatmaları (örneğin tatil gününü, dolayısıyla kütüphaneye gitmenin gereksizliğini)yapacak arkadaşlara sahip olmadığın, istasyonda daima dakik gördüğün saati ileri gördüğünde bir ışık yanması gerekirken “vay be demek mükemmel düzen insanları da hata yapabiliyormuş” diye haset bir çıkarıma balıklama atladığın için, saatlerin ileri alındığından haberin olmayabilir ve duruma uyanana kadar komik şeyler yaşayabilirsin…


  3. Hatırladım. Ne eğlenceli, maceralı bir gezi anlatmıştın. Çok hoştu. Yenileri olsun da, onları da anlat diye dilek diledim, senin için.
    🙂


  4. skör: TR ile farkınız 2 saat miydi? ne güzel, 1’e inecek desene.


  5. özden, almanya. ama onlar ingilizce konuşuyor. ingilizce kanalları var. gelişmiş, mantıklı ülke sonunda, uğraşsan bile zor durumda kalmazsın.


  6. çavdar hanım, o macera aklıma geldikçe bana bile fantezi gibi geliyor hala. doğru muydu inanamıyorum. (tüm hikayeyi buraya koyamamıştım:)


  7. saat farkımız su anda 4. yazın 3 saate düşecek.


  8. of, uzakmışsın be anam. şimdi anladım neresi olduğunu. haftaya 3 saat olacak.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s