h1

hayat bu, ben bir tane daha alayım diyemiyorsun

5 Nisan, 2008

Bu hafta iki kızı ağlattım. Diyeceksiniz ki senin için ne farkeder, toplamda ha 200, ha 202… e, haklısınız tabi.

Dersten sonra bir kızın ödev sorusuna cevap veriyordum. Soruyu anlattım. İyi de ben bunu nereden bilebilirdim dedi. Sonra da o kadar çalışıyorum, iyi alamıyorum, çok kırıyorsun, herkes beraber yapıyor, iyi alıyor diye ağlamaya başladı. Hiç sempati duymadım. Terslik hiç hoş değil. Hem kopya da bir hak değil.

O sınıfta olan bir diğeriyle sınıftan bölüme çıktık. Gelecek olan başkaları da vardı. Yolda hiç konuşmadım. O kızın da çok ters bir tavrı vardı. Bölümde sorusunu yanıtlarken gözleri doldu. A alması gerekiyormuş ama çok zorlanıyormuş. Ama en basit şeyleri bile anlamıyordu. Nasıl bir hak görüyorlarsa A almayı. Ayrıca, bu duygusal dışavurum anlarında tam bir üste çıkma çabası vardı, sinir göstermek gibi birşey.

Bir sonraki dersten sonra take home sınavda kopya çekmiş olan iki oğlanla konuştum. Biri ters şapka takan bir Amerikalı, diğeri İran asıllı Amerikalı. İlki çağırınca ben kendim yaptım demişti. Ama ikisinin de hem diğerleriyle aynı cevapları vardı hem ikisi de bir dizi garip işlem hatasını aynı şekilde yapmışlardı. Üstelik, söylemeden grup yapmıştım ve ikisi de bazı sorularda diğer grupların sayılarını kullanmışlardı. Komik de durum yani. Yapılabilecek her hatayı yapmışlardı kısacası. Gösterince, diğer oğlanla telefonda konuşmuştuklarını söyledi. Açık birşey geçmemesine çalışmış ama biraz abartmış olabilirlermiş. Bir daha çekersen sıfır alırsın, şimdilik biraz kırıyorum dedim. Bu da derslerimde şimdiye dek kopya ile ilgili yaptığım en ağır hareket (ama bir sınavda gördüğüm de en açık kopya). Aslında tabi şikayet etmem ve ceza almaları gerekirdi. Uzaklaştırma alabilirlerdi veya atılabilirlerdi de.

O gittikten sonra İranlı olan yalan söylüyor, telefon filan değil, hepsini benden geçirdi dedi. Kendisi de başkalarından almış. Sadece onlar değil, şu şu şu da çektiler, şunlar beraber yapıyor, şu henüz hiçbirşeyini kendisi yapmadı diye devam etti. Böyle gerçek anlarını çok seviyorum. Sanırım doğulular olarak genlerimizde var bu. Tamamen gerçeği söylemek, herşeyi itiraf edip kendimizi karşı tarafın vicdanına bırakmak için dayanılmaz bir içgüdü duyuyoruz. Bu, somut olarak çok riskli olsa da. Çeşitli skandallarda, mafya davalarında, skandallarda da hep böyle bu. Batılılar böyle değil. Onlar başlamışlarsa sürdürüyorlar. Menfaat meselesi.

Sınav, ödevler böyle sorunlu olunca finali sınıfta yapacağımı söyledim derste. Zaten önceden de belli birşey söylememiştim. Birkaç gün sonra bölüm başkanından bir mail geldi, beni gör diye. Tamam dedim anlaşıldı. Şikayet etmişler hemen, söz vermesine rağmen finalin tipini değiştirdi diye. Hiç şaşırmadım. Daha önce çok daha kötü vakalar görmüştüm. Çok da dert edemedim bu yüzden. Zaten hepsi yakında fani bir geçmişin parçası olacaklar. Ama bunlar tarafından yönetilecek ülke ile iş yapanların vay haline. Zaten düşüşe geçmek üzereler, o zamana dek batmamışsa ülke, bunlar batırır. Endonezya’daki, Mısır’daki, Denizli’deki işçileri etkileyecek olması dışında ekonomik durgunluk haberlerini öyle sevinçle karşılıyorum ki.

Reklamlar

8 yorum

  1. Senin için ne farkeder?
    Bence, bu anlattığın şekilde ağlatabilirsin; haketmişler .


  2. bölüm başkanıyla konuştuk, sevimli biridir. kendisine şikayete gelenlere benim kopyadan dolayı öyle yapmış olmam gerektiğini, kopyanın ne kadar ciddi sonuçları olabileceğini anlatmış. gelen kızın suratı bozulmuş (herhalde çeken biri, dedi anlatırken), “ya dersin hocası sorduğu soruları kitaplardan çekiyorsa” (bu mazeret olur mu anlamında) demiş. sorunun saçmalığına karşılıklı şaştık kaldık.
    (ben tabi şaşmakla kalmayıp düşündükçe iyiliği için uğraştığın insanların çirkinliğine acaip sinirleniyorum. çirkin olmakla kalmayıp acaip de aptallar. kullandığımız kitapların copyright hakkına tabi ki sahibiz. ama zaten benim sorularımın %90’ı kendi uydurmalarım.)


  3. Sen gel de bizim servis şöförünü gör bir de! Adamı boğazlarsın kesin. Yok sen boğazlamazsan ben çok yakında boğazlayacağım zaten. Menfaat ve çirkefliğin en büyüğü adamda. Bu tarz insanların hepsi aynı. Nerede yaşar olurlarsa olsun fark etmez. Sıkma canını, boşver 🙂


  4. servis şoförünü ciddiye alan var mı? bizde öğrenciler patron da.


  5. bir tıkla ulaştım sitenize. word press yasağı bitmiş bizim buralarda. haber vereyim dedim.


  6. evet, farkettim:) evvelsi gün birden patladı istatistikler. tatlısu okurları düşmeye başladı demek dedim. (siz de dahil) diğerlerinin yeri hep ayrı olacak tabi. teşekkür ederim haber verdiğiniz için.


  7. Sizin oralar neresidir loo?
    Ben tık tık tıkladım, yine yasak yine yasak!
    😦
    Bana mı bu yasak?


  8. Peki niçin yukardaki post şeylere kapalı?
    Şöyle iki gün blogları boşladım, neler olmuş?
    Şimdi, kendime bir aşırı sorumsuzluk uyarısı vereyim bari. Açılan, kapanan… Neler de neler!



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s