h1

dün işte sıradan bir gündü. tam geceyarısında patti smith’in elini sıkıyordum

27 Nisan, 2008

Aynen neyzen’in dediği gibi, bazen hayat seni bırakmıyor. (yalnız o bırakmadığı benim).

Yıllardır dinlediğim radyo kanalında Patti Smith konuk. Akşama filmfestivalinde belgeseli varmış. Kendisi de konuk. Tarihi Lincoln Theatre diye bir yerde. Gidelim mi? Film güzel olmayacak, hiç çıkasım da yok. Ama Lincoln Theatre, Lincoln’ın vurulduğu tiyatro -görmüş oluruz (iyi de uydurmuşum, o tabi ki Ford Theatre, bunu hiç duymamıştım), hem kadın kendisi gelecekmiş. Gidelim.

U Street’teymiş tiyatro. Barlar mekanı. Zamanın caz muhiti. Duke Ellington’ın kulübü. Safi siyahtı ve pek tekin değildi. Son 2 yılda hızla değişmiş. Hiç gitmemiştim oralara. Dışarıda oturulan kafeler filan, çok garip. Metro çıkışı karşısı tiyatro, bilet var, iyi, oradan evarkadaşımın bahsedip durduğu kitapçı, kafe, kültürevi BestBoys & Poets’i görelim, birşey yiyelim. Ama karşıdan gelen bu kız ne hoş. Ama tiyatronun önündeki kalabalıkta kaybolur bir anda. Neyse, bir sandviçten sonra belki içerde rastlarız.

Filmden önce sahnede kısacık Patti Smith. Kalırsanız filmden sonra belki 1-2 şarkı söylerim. Belgesel. Vasat. Beat generation, Allen Ginsberg, Burroughs, Sam Shepard, Michael Stipe, hatta Thom Yorke; son 10-15 yılına damgasını vuran kayıpları, kardeşi ve iki çocuğunun babası, konserlere ara, Bob Dylan; şiir, şair mezarları; dağınık, varlıklı gibi değil, ama sanki bir yerden bir kereliğine para gelmiş gibi bir hippi hayatı, politik aktiviteler. 11 yıl kadının peşinde bir kamera. Bush’a giydirdiği bir yerde alkışlar kopar.

Film sonrası, yönetmen ve Patti Smith. Alaycı, rahat, kendi olma sorunu olmayan biri. Biraz soru-cevap, sonra oğlunu da çağırır. Kadın şarkı söylemeyi seviyor.
Önce iki parça halindeki şu şarkı 1, şu şarkı 2. Sonra da özellikle bu şarkı.

[Konser olsa zamanı denk gelse, o kadar parasını versen, böyle göremezsin. O yüzden böyle özel organizasyonlara bayılıyorum. Buraya da aktarayım diye seyretmekten çok kaydettim gerçi -böyle şeylere pek kimsenin tıkladığı olmasa da-.]

Sahneden indi, herkes çıktı. Ben duvarlar filan ne hoş deyip resmini çekiyordum ki kadının oradan geçeceğini farkettim. Filmfestivali başkanı adamla yavaş yavaş geliyorlardı. Etraftaki 3-4 kişi yaklaştı. Bir kadın beraber resim çektirdi. Ben de hayatımda oynadığı rolü, İtalya’da bir yıla yakın hemen her gece Rai2’de gecenin bir yarısı başlayan gayet entellektüel bir kültür sanat programının, içeriğini çoğunlukla anlamasam da hem açılış hem kapanıştaki jeneriğindeki şarkıdan ve kullandıkları film görüntüsünden her seferinde etkilendiğimi; o şarkıyı, Because the Night, onun söylediğini o sırada bilmediğimi anlatmak istedim. Ama resim çektirmek isteyenlere başkaları eklenince no more photographs dedi (bu sözü geçen postta da başkası söylemişti -pis bir söz). İmza isteyenler filan, iyi davransa da bırakın beni hayranlar moduna girmeye yakındı. Yanımdan geçerken teşekkürler müziğiniz için dedim, elimi uzattım, elimi sıktı, bana baktı gülümseyerek, bir gözü sağıma bir gözü soluma bakıyordu. Anormal şaşı. Sonra da yavaşça gitti. Nefesi de çok kötü kokuyordu (bu arada yaş 62). Zaten ilk sahneye çıktığında sakız istemişti seyircilerden. Sonra da ara ara atılan sakızlardan bahsedip durmuştu.

Az sonra tiyatronun fuayesinde yanımdan geçerken bu sefer ben su içiyordum, dönüp bakmadım. Bakıldığımı hissettim, deminki hayran şimdi yüzümüze bakmıyor gibi birşey belki. Duvar resimlerinin çekildiği saate bakılırsa tamı tamına geceyarısıydı elimi sıktığında. Bunlar olunca tabi ne tiyatroda çıkışta ne metroda görmedim bahsi geçen kızı, gerisi hep aynı.
[Bir an için dünyada en yakın olduğum kişi Patti Smith’di. Sonra da işte evsizler, rezil ev arkadaşları, ve genelde kimse.]

Reklamlar

6 yorum

  1. Tamam, bunu yazdığına göre festival filmlerinden sözetme yasağı kalkmış bulunuyor. Festivalde ben de seyrettim, bu filmi. Ancak benimkinde film üstüne şarkıcının canlısı yoktu. Üstüne blog yazarı tarafından yapılmış kayıt hiç yoktu. O mahut kişiye söylendiği kısım çok eğlenceliydi, bence.


  2. a, evet, Rexx’teki gösterime geldi Patti. Beyoğlu sinemasındakine değil.


  3. hey!
    cay!
    unutmak!
    amaaa


  4. unutmak mi? birden, haber vermeden blogunu kapatip kaybolan zuzay mi soyluyor bunu?


  5. ama ben hep burdaydım kiii 😦
    bi ara ulasamadım sana
    ulasmak istiom cok duy beni lalalalaaaaa :))


  6. sevgili zuzay, benim bir fan kulübüm var, istersen sana adresini vereyim. benimle ilgili son bilgelere oradan ulaşabilirsin. sevgiler ve beni izlemeye devam et.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s