h1

Hayatta seyredilmemiş bir Bond filminden daha güzel ne vardır?

4 Haziran, 2008

– Seyredilmemiş bir Hiçkok? Olabilir, ama iyilerinden olursa. Ama onları da trt nasılsa vermiştir zamanında. Hem Hiçkoklar sayılıdır, ama Bondlar sürekli artar.

– Seyredilmemiş bir Indiana Jones? Pek gerçekçi değil. Gerçi şimdi bir tane var benim için, ama o pek sahici sayılmaz (koka kola reklamında dediği gibi “it’s not the real thing”).

Roger Moore’un İngiliz beyefendisi, asil ve alaycı tiplemesiyle büyümüş, Sean Connery’nin çapkın ve sert rolünü de takdir eden benim gibi birine Daniel Craig baştan fazla kas yığını görünse de sonradan alıştım belki. Alışmaktan çok senaryo da ona göre belki. Smokinle etkileyen biri olması gerekmiyor. Ama zaten ondaki eksikliği karşısındaki güzellik unutturuyordu. Güzellik, ama ne güzellik:

Film, iyiydi, hoştu. Bond yendi, dövdü, kurtuldu, paralar da güvende, kadın için gizli servisten ayrılmaya başvurmuş, yatla Venedik’e giriyorlardı (Ne fantezi!). Ben de orada bıraktım. Daha 20-25 dk.sı vardı rahat. Ve bu ilk yazılan roman olduğuna göre ve diğerlerinde bu kadını görmediğimize göre ölecek, belli. Zaten bir filmin sonunda Bond bir kadınla beraberse o kadın, sadece o günlerlik bir kadındır. Okyanusun ortasında kocaman bir yataktan oluşan bir kapsülün içindedirler, filan. Bond’un tek ciddiye dönüşen ilişkisinde nasıl olur dedirten bir şekilde evlendiği (o da pek de Bond olmayan George Lazenby’nin tek filminde) kötü adamlar Fransa’nın güney kıyıları gibi hoş ve dağ yamaçlı bir yolda giderken arabalarını tararlar, kadın ölür. Bunun da
öyle olacağını düşünüp gerisini seyretmeye gerek yok dedim.

Dün, yaklaşık 1 ay sonra bitirmeye hazır hissettim kendimi. Kadın aldatmış. Ama tam da değil. Yarım çözümler bulmuşlar, zorlanmış buna. Ya, kadının kurtulmak istememesine ne demeli? Evet, o kadar güzel, o kadar yaşam dolu, muhasebeci kadınlar o durumda suyun altında boğularak ölmek isterler hep. Sonu olmamış. Hele Bond’un M ile konuşurken daha dün sevdiği kadın için “the bitch died” demesi.

Reklamlar

5 yorum

  1. Kadın güzel ya, Bond tarafından öldürülmesine kıyamadılar bence. Bond kurtarmaya çalıştı ve buna rağmen kadın cezasını buldu filan, biraz cinsiyet ayrımcı mı olmuş nedir?

    Bu soru şimdi aklıma geldi: Acaba, bir bond filmi sonu için mi seyrediliyordur, yoksa güzel arabaların havaya uçması için mi?


  2. bence ikisi de değil. içinde güzel olan arabaların hızlı gitmesi için.

    sonu için aşk filmi seyredilir, bond filminin içi sonundan hoştur genelde.
    bond tamamen cinsiyet ayrımcı bir karakter zaten. kadının cezasını bulmasıyla neredeyse eski türk filmi ahlakı gütmüşler.

    hah, bu da yorum 2001, bu arada. sizinki de 2000. hediye?


  3. oldum olası hazetmemişimdir şu bond fenomeninden. dolayısıyla erkekçi mi kadıncı mı ayrımcı mı lebleci mi hiç düşünmeye fırsatım olmadı. ama siz öyle diyorsanız öyledir muhakkak. bir yerde mevzu açılırsa çakarım hemen lafı “zaten o da ayrımcı bir karakter” diye diye..


  4. Aa!
    Kim hediye alacak?
    Neden?
    O, ben miyim?
    Nasıl?
    Ne zaman?

    Pişman oldunuz mu?
    Daha devam edeyim mi?
    🙂


  5. yok canım, ben alacağım tabi ki. (ama bilmem artık kaç yıl sonra, hala anyone’ın hediyesi bekliyor mesela).



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s