h1

milli takımı tutmamak

7 Haziran, 2008

Bilinçli bilinçsiz, en başından tuttuğunuz takıma duyduğunuz sevgi ve bağlılık saf, sorgulanmış birşey. Ama sorgulanmasını gerektiren şeyler çıktıkça o bağlılığı kaybedebiliyorsunuz. Mesela şöyle şeyler:

1. Yerimizi bilmeyişimiz. Toplum olarak her alanda olan mantıksızlığımız, perspektif eksikliğimiz, karşılaştırmaların çok daha kolay olduğu futbolda çok kolay ortaya çıkıyor. Her maça kesin kazanırız diye çıkıyoruz, yenemeyeceğimiz takım yok diyoruz, bu turnuvada final oynarız diyoruz. Ya, biz Avrupa Şamp.’na iki kere katılmışız. Yaptığımız 7 maçta 1 galibiyetmiz, 5 mağlubiyetimiz var. Son 50 yılda tek katıldığımız Dünya Kupasında da hiç Avrupa takımıyla oynamadan yükselmişiz. Yani turnuvalarda yendiğimiz Avrupa takımı sadece 1. Üstelik Malta gibi en basit maçlarda bile zorlanıyoruz. Artık yerimizi bilelim, şans galibiyetleriyle mantığımız, algımız yerinden oynamaya devam etmesin istiyorum.

2. Hamaset: Yükselen milliyetçilik milli takımı tutmayı zorlaştırıyor. Milli takımı tutmamak bir alternatif değil ülkede. Portekiz milli marşını söylerken bir birlik duygusu hissediyorsun, bizimkilerde ise ezberletilmiş bir hamaset, nefret, hırs. Yediğimiz gollerde susan spikerlerden, çok kötü oynadık diyemeyen yorumculardan bıktım.

3. Terrim’in kişiliği: Kenardaki her duruşu kabadayı duruşu. Her hareketi, her mimiği, her sözü, her yukarı kaldırılmış kaş kılı karşısındakini ezmek üzerine kurulu. Mantıksızlık onda da dolu. Neyse, bu aşağıdaki madde.

4. Terrim taktikleri: 3 yıldır takımın başında tekrar. Hangi maçta doğru adamlarla çıktı, hangi maçta doğru taktik uyguladı? Mesela, her dünya kupası eleme maçında eksik bir orta saha ile çıkıp devre arasında orta sahaya Hüseyin’i alıyordu. Kimse ne sistemimizi biliyor, ne takım iskeletini. Turnuva başlamadan yeni bir diziliş ve yepyeni adamlar deniyoruz. Afrika takımlarına dünya kupası başlamadan getirilen Avrupalı hocalar son 1 ayda yepyeni bir yakım yaratırlar, aynen öyle.

5. Kadromuz: Fatih Tekke’nin olmadığı bir takıma zor ısınırım ben. Ama Terrim’in taktıklarından o da. 90 dakika oynattığı hiçbir maç hatırlamıyorum. O bir yana, Anadolu takımlarından kaç oyuncu var 23 kişilik kadroda? Şampiyonluk kovalayan, 3 puanlı sistemde şimdiye dek en çok puan alan ‘öteki’ takım olan Sivas veya en iyi oynayanlardan Kayseri dahil, Trabzon’un, oynamayacağı belli kalecisi Tolga dışında Anadolu’dan kimse yok. Çünkü 3 büyük takımda veya yurtdışında oynamayan adamı almaz Terrim. Aynı adam Anadolu takımlarındayken milli takımı göremez, ama 3 büyüklere transfer olduğunda hemen kadrodadır. Mesela, tüm Anadolu’da milli takımda oynayabilecek defans oyuncusu yok herhalde ki GS’nin 2 yedek savunmacısı kadroda.
Sonra, Yıldıray filan olsanız haklı olarak çıldırırsınız. Almanya’nın başa oynayan takımında yıldızsınız. Ama siz yokken takımda Tümer, Uğur Boral ve Kazım var. Adamın kendine göre bir mantığı olabilir, ama bari tutarlı olsun. Portekiz maçına ilk 11 başlayan Mevlüt diyelim milli takımda oynayabilecek kadar iyi. Peki şimdiye dek kaç resmi maçta oynatmış Mevlüt’ü? 0. Kazım’ı? 0.

6. Hak: Açık ara en kolay eleme grubundan zar zor çıktık. Turnuvaya gelen takımlar arasında eleme gruplarında en kötü puanı biz aldık. Onlar da Yunan ve Norveç kalecilerinin anormal kötü maçlar geçirmesiyle, Macaristan maçında skandal hakem kararlarıyla buraya geldik. Burada olmayı hakettiğimiz şüpheli. Hele tur atlayacak düzeyde hiç değiliz. Nitekim Portekiz maçında da ezildik. Ki Dünya Kupası’ndaki iki Brezilya maçında böyle ezilmemiştik. Gol pozisyonlarımız vardı, rakibin 3 topu direkten dönmemişti, top hakimiyeti sürekli rakipte değildi.

Yalnız, Böyle önceden tutmayacağını söylemesi ile seyrederken hislenmesi farklı oluyor. Dünya Kupası’nda Senegal maçında mesela, iyi oynadıkça dayanamamıştım. Ayrıca, bunlara rağmen tabi sevmeye iten faktörler de oluyor. Tuncay’ı severim. Volkan’ın hakettiği saygıyı görmediğini düşünüyorum. Sonra, genlerine işlemiş veya aşılanmış bir içgüdü var. Kazanırsak sevdiğin yurt insanının sevineceğini düşünüyorsun. Ama bu sefer yetmiyor. Şimdiye dek bir de Brezilya yarı finalinde korkmuştum, kazara tur atlarsak diye. Bu sefer de, milli takım tarihimde 2. kere içtenlikle kaybetmemizi istedim.
Terrim’in saha kenarı tepinmelerini bir rakip olarak seyretmesi bile iğrenç ama.

Reklamlar

2 yorum

  1. Bugün arkadaşımla aynı şeyi konuşuyorduk… sonra akşam hep beraber maçı seyrederken “Bence milli takımı tutmamak zor iş, ben yapamazmışım,” dedim, o da “Ben de,” dedi. Son 15 dakika hop oturup hop kalktık. Terim konusunda sana sonuna kadar katılıyorum. Tahammül sınırlarını zorluyor cidden. Çok fena. Ancaaaak… bu akşamki maçtan sonra Volkan hakkındaki fikrin hala aynı mıdır merak ediyorum? Mahalle maçında 12 yaşındaki velet yapmaz herhalde böyle bir acemilik. Tuncay’a ise ilk defa bu kadar çok kanım ısındı. Kaleye geçtiği zaman asla onun yerinde olmak istemeyeceğime karar verdim. Özellikle ellerini havaya kaldırıp yukarıdan yardım dilediğinde sanki benim oğlum o sorumluluğu üstlenmiş gibi kalbim çarptı. Peki sonuç olarak çeyrek finale kalmayı hak ettiler mi? Ummmm, bilemiyorum. Çekler çıksa çok daha keyifli maçlar izlerdik, orası kesin.

    Tatilin güzel geçiyordur umarım 🙂

    Sevgiler,


  2. Volkan’ın hareketini öyle bir maçta normal buluyorum. En başta 2 golü de çıkarabilecekken elinden girdi, çelemedi. Dün diğer iki maça göre soğuktu. Üstelik, acaip duygusal bir sonda 3-2 yapmışken 3-3 tehlikesi yaşamıştık o pozisyonda. Isınmıştı yani duygular. (Ben de öyle sıcak duygularla oynayan biri olarak benzer bir maçta benzer bir hareket yapabilirdim demek istiyorum:). Ama en önemlisi, Volkan’a kızmak demek, önceki iki maçta da bizi kurtardığını, İsviçre gelibiyetini en çok ona borçlu olduğumuzu unutmak demek.

    Çekler o kadar anti-futbol oynadı ki, hem sadece Koller’e top şişirmekle, hem de 2. yarı tamamen çekilmekle, onların da elenmesi müstehak oldu. Biz haketmedik, Çekler bizden iyiydi. Ama onlar da o çirkin taktikleriyle bunu hakettiler.

    (Ve demek futbol yazıları da yorum alabiliyormuş:).



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s