h1

Whole Foods’un Peynirci Güzeli

20 Haziran, 2008

Geçenlerde Whole Foods’u anlatmaya boşuna başlamamıştım. Şimdi bitirmesem ayıp olur.

Whole Foods’un peynirci güzeliyle münasebetimiz tam ne zaman başladı, emin değilim. Bundan yaklaşık 1 yıl önce (ama 1.5 kadar da olabilir, veya başka birşeyde, hiç emin değilim) bir gün peynir kısmında Oynama Şıkıdım çalıyordu. Orada her zaman olan latin güzel bir kızla aslında kasiyerlik yapan başka bir kız konuşuyorlardı. Çalan Şıkıdım olunca ben de katıldım. Sonra işte, Tarkan, göbek atmak, tüm Türkler göbek atmayı bilir mi, hemen her kadın bilir, erkeklerin de bazıları, a, erkekler de oynar mı, gibi neşeli bir konuşma yaptık. Diğer kız biliyordu göbek atmayı, onu da latin sanıyordum da değildi de Lübnanlı mıydı, tam hatırlamıyorum. Çalan cd de onundu zaten.

Ondan sonra 2-3 görüşmede o muhabbeti sürdürdük. Bazılarında müzik vardı peynir kısmında, birisinde yönetim tüm mağazada tek müzik istemişti. Sonra birkaç karşılaşmada selamlaştık. Ama, zamanla o selamlaşmalar da kayboldu. Benim marketi tekrar tekrar dolanıyor oluşum da pek yardımcı olmadı. Ben bir bölmeden bir kere geçip kısa zamanda marketten çıkan biri değilimdir. Özellikle de böyle hem ekmeklerin, hem tatlıların, hem peynirlerin, hem de şarapların olduğu bir bölüm olunca o. Ama bu yüzden sanki biraz etrafında ısrarla dolaşıyormuş gibi dikkat çektim birden fazla kere. Sonrasında sanki beraber çalıştıklarına bahsedilmiş, onlar tarafından bakılıyor gibi hissettim. Zamanla yanyana bile selamlaşmadan geçer olduk. Nadiren ben selam dedim, o cevap verdi. Ama hafif gerilimli bir ortam.

Sürekli de birilerine yardımcı olurken, birileriyle sesi çıkarken görüyordum. Markette eğlenen, birilerine takılan biri varsa hep o oluyordu. Yakın zamanlara gelince ben biraz laflayalım artık, dedim. Bahane olarak bir Yunan peynirini seçtim. Çökelek benzeri, keçi-inek karışımı müthiş bir tat. Ona anlattım, işte böyle böyle, yok mu bugün, göremedim dedim. Manouri dedi, buldu bir parça. Denemelisin, çok güzel dedim. Bir sonraki görüşümde sordum, denedi mi diye, hayır. Birkaç gün sonra tam marketten çıktım ki biri arkamdan seslendi hey diye. O durumda bugün yanlış birşey yaptık mı, üstümüz aranırsa temiz miyiz diye düşünürüm, meslek gereği. Yok, temizim, iyi. Oymuş meğer. Denemiş bir parça, tortillaya koyup. Harika dedi. Ben tavukgöğsü kızartınca üzerine sürüyorum dedim. Vejateryenmiş.

Neyse, sonraki bir gün peynirleri yerleştiriyordu bir bölmede. Yanına gittim, konuştuk biraz. Birgün görüşelim dedim. Tamam, numaramı vereyim dedi, verdi. Nuiva’ymış ismi. Meksikalı olduğuna emindim nedense. Salvadorluymuş (El Salv. demedi, Salv. dedi). Gündüz de bir İtalyan restoranında çalışıyormuş. Haftada 50-60 saat. Tek boş günü Cumartesi kalıyordu. Ben de haftaya gideceğim dedim. Sanki biraz değişti yüzü.

O Cuma otobüste rastladım. Haftasonu için denize gidiyormuş. Ben de Çarş. dönüyordum. Görüşemedik. Ama Pt. markette gördüğümde ne zaman döneceğimi biliyordu. Ki ev arkadaşlarım dahil, orada gideceğim günü bilen-hatırlayan başka yoktu. Üniv.ye başlayacakmış sonbaharda. Sarılalım deyip sarıldı (amerikan tarzı sarılma, pek sarılmaya benzemez ya, neyse). Öyle işte.

Reklamlar

4 yorum

  1. Bizim maçlar gibi son dakka olmuş, yahu!
    🙂


  2. evet, ya, niye öyle oldu bilmiyorum:) pek önemsemediğimden olmalı.


  3. Dın dın dın dın dııııınn
    (Love story müziği)


  4. tali, sen bu müziği daha çook çalarsın bundan sonraki postlarda.
    ayrıca, bu postun kategorilerinden biri meşk diil.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s