h1

sulu devlet ve Kars

3 Eylül, 2008

Yeni baş-generalimiz Başbuğ -ki adı, her duyduğumda diktatörlüğe geçmişiz hissi uyandırıyor bende- “Ulus devlete ağırlık vermeliyiz” demiş. Bence gazeteciler BaşGen.’in sözlerindeki şifreyi çözememişler. Oysa çok basit bir şifre. Ortaokulda yan sıradaki hoşlanılan kıza gönderdiğin mektupta bile kullanılamayacak kadar çocukça: Tersinden oku. Yani, HarpOkulundan beri şakacılığı ile tanınan, çevresine bir neşe kaynağı olan Başbuğ sadece “sulu devlete ağırlık vermeliyiz” demek istemiş. Ülkecek çok gerildik, esneyelim, genişleyelim, gülelim, eğlenelim, demiş.

Yoksa, ulus-devletin son yıllardaki karşılığı Kosova ve Karadağ gibi ülkeler, mottosu da “kendi topraklarını iste”, “paylaşma, bölün”ken, postmoderniteyi bilen, sürekli okuyan Silahlı kuvvetlerimizin (silahlı okuyanlarımızın) koskoca başının, sözlerinin gittiği yeri düşünemeyeceğini düşünemeyiz bence. Başka bir açıklaması, silah alsın diye cebimizden para saydığımız kurumun, ülkedeki Kürtlere ve çeşitli “diğer”lerine karşı 80’lerdeki “yoktur” politikasına dönmüş olabileceği, ama bunu da aklımızdan geçirmeyelim derim.

Tabi, 3. bir olasılık daha var. GeneralKurmayın ezeli ve ebedi politikası olan bölünmezlik konusunda fikrini değiştirmiş olması ki durum bu ise ben ülkeye heyecan geldi diyerek maç uzatmalara gitmiş gibi şöyle bir yerimden doğrulurum.

=================================0

2-3 yıl önce bir yaz akşamı Tayfun Talipoğlu’nun Kars’ta dolaşıp insanlarla sohbet ettiği programı seyrediyordum. Kimle konuşsa, vali, işadamı, rektör, hep aynı şeyi söylüyorlardı. “Zor durumdayız. Ama Doğukapı sınır kapısının açılmasıyla ticaretimiz katlanacak. Kapının açılmasını bekliyoruz”. Ben de a, ne güzel, açılacak demek diye seyrettim. Ama program bittiğinde jenerikte yazan tarih 2-3 yıl daha da öncesiydi.

Durum açık: Ermenistan zaten Türk mallarını kullanıyor. Ama kaçakçılar ve Gürcistan yoluyla. Böylece mallarımız gayet pahalı ulaşıyor, karaborsaya düşüyor, ticaret potansiyeli kullanılmıyor, halka herhangi bir getirisi olmuyor.
Zaten ona gelene dek 80 yıllık Cumhuriyet tarihinde biz bu şehre ne bir yatırım götürmüşüz, ne de doğru dürüst hizmet. Şehrin önemli yapılarının, yollarının ve altyapısının büyük çoğunluğu 40 yıllık Rus egemenliği sırasında yapılmış.
Şu anda Kars’ta kişi başına düşen gelir 1000 doların altında. TR ortalaması birkaç yıldır hızla artarken Kars’ta düşüyor. Bu bu iken kapı konusu her gündeme geldiğinde Azeri dostlarımız alınabilir diye kapatılıyor. [Aynı mantıkla İsrail’le de ilişkileri keselim, Arrabik dünya kırılabilir (ama İsrail’le askeri anlaşmalarımız vardı, askeri uçak yedek parçasında bağımlıydık di mi, doğru). Küba ile diplomatik ilişkileri donduralım, dost ve kardeş ülke ABD bozulmasın. Doğu Karadeniz’e Gürcistan’dan uçmayalım, Rusya’yı kızdırmayalım].
Sonuçta bölgeyi kalkındırmak için kılını kıpırdatmayanlar, muhalefet ve iktidarıyla 15 yıldır bu duruma da gözlerini kapadıkça bizim de onları birer pislik olarak görmemiz gerek.

Reklamlar

One comment

  1. O kapı açılmaz…Açılırsa husumet ortadan kalkar.. Husumet olmazsa kimileri besin kaynaklarını yitirir..
    Banu güven hamlen çok zekice , tebrik ederim..Ters ayakta yakalandım:) artık kardeş payı üleşicez aramızda.. Köprünün orası değil , bahçelievler tarafı…



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s