h1

o bacayı yaparsa biz de üstüne ismini yazarız

15 Eylül, 2008

Posta kutumuza bir gazete köşe yazısının fotokopisi bırakılmış. “İzmir’in çeşme suyu içilirse ancak 77 yıl sonra ölüme yol açar” yazan yer yeşil markerla vurgulanmış. Arseniğin (Michelle Arsenique) kanserojen etkisinden bahsedilmemiş yazıda. Kimin bıraktığı da pek şüphe götürmüyor. Alt katımızdaki, belediye başkanıyla aynı partiden olan milletvekilimiz olsa gerektir. (Buradalar bir süredir, insan istediği gibi gürültü yapamıyor).

Ben de trt’nin günlük yayın çizelgesini basıp onun posta kutusuna bırakmayı düşünüyorum (soru önergesi filan versin diye). Onca yıldır ilk defa Ramazan’da ülkedeyim, ve televizyonlara baktıkça, dini yönetime geçmemize ramak var gibi geliyor. Hele trt, olimpiyatlardan esirgediği 2 kanaldan yayını dini sohbetlere ayırmaktan çekinmemiş. trt1’in günlük programının yarısı dini. ‘Ilımlı’ bir hükümetin yansımaları böyle oluyor işte. Onlar ılımlıysa devlet kurumları çeşitli derecelerde kor halinde.

TRT önerimden birşey çıkmaz, ramazan’da ortalığı bulandırmayalım’a döner iş. Ama daha anlamlı bir fikrim var. Altkomşu heygidinin çevrecisidir. 90 başında az kuzeyimizdeki Aliağa’ya termik projesi çıkınca bir sevgi zinciri eylemi organize etmişti. Elele tutuşmuştu insanlar izmir’den aliağa’ya.

Şimdi yine önümüzde aynı proje, hem de 2 tanesi birden. Hazır, ingiltere’de yeni yapılan bir termik santralin bacasına boydan boya GORDON yazan greenpeace üyeleri kamu malına zarardan çıktıkları davada “Büyük küresel ısınma tehdidi karşısında çevrecilerin eylemi meşrudur” hükmüyle beraat etmişken tam zamanıdır.
Şimdi desem ki “Aliağa’ya bacayı dikerlerse beraber tırmanıp üstünü Tayyip’liyelim (büyük çevreci başbakanı onurlandırmak adına); biliyorum, sizin tarafta biraz göbek sorunu mevcut ama greenpeace teknolojisi onu da aşar”, tahminim reddetmez beni. Hem isterse reddetsin, o geceyarısı açarım müziği.

Bu arada, ‘Quit Coal’ turu kapsamında evvelsi gün Adana’ya gelen Rainbow Warrior’dakiler termik santrale kömür yüklenen platformu işgal etmişler. Basın açıklamalarından kısaca: “Bu termik santralin ürettiği karbon Lüksemburg kadar.” “Yapılan ve planlanan 40 termik santral ülkenin karbon salımını yüzde elli artaracak”.

Çokça yabancıların yaptığı, içlerindeki Türklerin de yabancı gibi görüldüğü bu eylemleri gelişmiş ülke vatandaşlarının romantizmi olarak, başka bir gezegenden gelmişler gibi seyrediyoruz.

Reklamlar

2 yorum

  1. Ee! Tabii ki seyrederiz. Çünki, “biz Türküz, bize bişey olmaz”! Yaa!
    🙂


  2. birçok şeyi, modernizasyonu, endüstriyel devrimi filan çok geç yaşıyoruz. bu durumda o endüstrileşmenin sonuçları, zararları hakkında da çok geç bilinçleniyoruz. buraya kadar normal olabilir ama işi karıştıran, birçok şeyi (olguyu) da dünyanın gerisiyle aynı anda yaşıyoruz (ısınma, globalizasyon, borsa krizleri,…). yani, kendi kabuğumuza kapanıp herşeyi 20 yıl geriden yaşamamız da mümkün değil. zaten doğu toplumlarının onyıllardır yaşadığı çelişkilerin kaynağı da bu.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s