h1

butch

27 Eylül, 2008

Başka birçok yerde filmlerini okuyabilirsiniz; bir Faulkner hikayesi The Long Hot Summer‘ı, klasik Kızgın Damdaki Kedi‘yi, tromboncu olduğu ilginç Paris Blues‘u, Hitchcock’un Torn Curtain‘ını, westernler Left Handed Gun ve Hombre‘yi, bir başyapıt Cool Hand Luke‘ü, bir başka başyapıt, bir bilardo draması Hustler‘ı, gönlümde yeri hep olacak olan Butch Cassidy & Sundance Kid‘i, hayranlığımı burada 5 kere yazdığım The Sting‘i, birkaç gün arayla seyrettiğimden birbirine karıştırdığım Absence of Malice ve bir mahkeme dramı The Verdict‘i, Tom Cruise’lu The Color of Money‘yi, yaşlılık filmleri denebilecek Nobody’s Fool ve Road to Perdition‘ı… filan.

Ama haberi nerede görmüş olursanız olun şunları görmemiş / duymamışsınızdır:

~ ABD’de marketlerde Newman’s Own markalı salata sosu, ketçap, limonata, şarap gibi ürünlerin bayağı bir yer kapladığını, gurme ürünleri olarak pahalıya yakın satıldığını, bunlardan kazanılan tüm karın da hayır işleri için kullanıldığını; böylece şimdiye dek 200 milyon dolar kadar bir parayı engelli ve hasta çocuklar için yaz kampları kurmakta, üniversite burslarına fon olarak, Kosovalı mültecilere bağış olarak ve anayasanın 1. maddesinin (özgür ifade ve devletin dinden uzak durması) korunmasına yönelik çabalardan dolayı yıllık ödül olarak harcadığını; bu yaz kamplarına her yıl 13,000 çocuğun ücretsiz katıldığını, kampın adı Hole in the Wall Gang’in Butch Cassidy’deki çetelerinin adı olduğunu,

~ Winning filminden sonra araba yarışlarına sardığını, 79’da Le Mans 24 saat yarışlarında 2. olduğunu, 95’te 70 yaşındayken Daytona 24 saat yarışlarında kazanan ekipte olduğunu, böylece büyük yarış kazanan en yaşlı sürücü olduğunu, 2005’te 80 yaşında bile Daytona’da yarıştığını,

~ ’68 seçimlerinde savaş karşıtı Demokrat aday Eugene McCarthy’yi desteklediğini,

~ Connecticut’ta evine yakın, yıkık dökük ve tarihi Westport Country Playhouse tiyatrosunun yeniden inşasını ve tekrar açılmasını sağladığını…

İşte buna dolu dolu bir hayat demeli.
Ben Paul Newman’ı hep yüksek zevklerin adamı olarak bildim. Filmlerde ağırlığı oluşturan kumar, bilardo, araba gibi keyif uğraşlarından olsa gerek. Bu alanda Steve McQueen’in bile geçer sanırım. Kazanmak yakışır ona. Brando bile kaybeden, alt sınıftan birine yakışabilir, ama Paul Newman yakışmaz.
İşte bu kanımıza aşıladığı zevklerin anısına Sting’den hoş bir sahne:
Planladıkları at yarışı numarası ‘the wire’ı düzenlemek için paraya ihtiyaçları var. Onun için gözlerine kestirdikleri ve sonrasında da dolandıracakları kumarbaz adamın bindiği trendeki poker partisine katılırlar. Oyun başlar.

Reklamlar

4 yorum

  1. Şimdiye dek oyunculuğunu takdir ettiğim bir kişinin insanlığını ön plana çıkaran bu, tahmin ettiğiniz gibi benim için hepsi yeni olan bilgiler için teşekkürler.


  2. Çocuk denecek ilk gençlik yaşlarımda ikisine de acayip aşıktım; hem Newman’a, hem Redford’a…
    Yakın zamanda izlediğim Iconoclast serisinin bir bölümünde Newman kendisini Redford’a anlatıyordu. Hayranlıkla izlemiştim, ikisini de.
    Yaşını bilmeme rağmen, yazıklandım ölüm haberini duyduğumda. Bir şeyler yazayım diye aklımdan geçiriyordum. Sen hepsini yazmışsın.
    Butch, Sting iyidir şüphesiz, yine de daha genç haliyle gönülçeldiği ve TRT sayesinde eskiden seyretmiş olduğum, Long Hot Summer‘ı, Kızgın Damdaki Kedi‘yi, Paris Blues‘u unutamam.


  3. bu bilgiler de zaten iconoclasts’tan. o ilk bölümüydü programın. redford’ın kanalı sundance yapıyor o programı, ilk bölümde de onu ve kankası newman’ı işlemişlerdi.


  4. görevimiz, ışıl ışıl hanım.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s