h1

obaaaaa!

31 Ekim, 2008

Başkentteki (başka bir ülkenin başkentindeki) 2. senemin başında otelde kalmıştım. Birçok açıdan sinir bozucuydu bu. Bir defa, bir yerde kısa bir süre bile geçiren insanların bağlantıları olur, evleri yoksa bile otele gitmek zorunda kalmazlar. Önceki yıldaki evimle bağlantılarımı koparmıştım, dönüp dönmeyeceğim belli değil diye. Ama 1 yıldan sonra gidecek gidecek başka bir evin olmaması gayet can sıkıcıydı bir kere. Sonra, ülkede pansiyon diye bir kavram olmadığından ve kalınabilecek oteller belli bir günlük ücretin altına düşmediğinden (ki o, şehirdeki en ucuz kalınabilir, fena olmayan oteldi -bazı fena’larını da gördüm-, yıllar sonra şehre gelecek odtü’den iki hocama önerdiğimde bizim bölümün parası ona yetmez deyip şehir dışında kaldılar- 10 gün kalınca tüm birikimleri eritmiştim. Bir de onun üstüne, o otellerin soğukluğu, yan odadan gelen sesler, eskimeye yüztutmuş halılar…

Ama, neyse ki televizyonda birsürü kanal vardı. Her akşam bir film. Ya da demokratik partinin münazaraları. Seçim sürecinin başları ve birçok (sanırım 7-8, düzelt: 10’muş) aday adayı. Çok renkli tipler vardı. Biri, -şimdi farkediyorum benzerliği- aynı Kamer Genç karakterli, siyah şovmen vaiz Al Sharpton, pek ezilen siyah bir kadın, bir eski general, doğru şeyler söyleyen ama yumuşak söyleyen, hayatta kazanamayacak Dennis Kucinich, bu seçimde de yarışan, güneyliliğini vurgulamak için güney eyaletlerde aksanlı konuşan (düşünün, Tayyip Rize’ye gidiyor ve laz aksanıyla konuşuyor) süper itici Edwards, senatörler, temsilciler…

Ben Vermont valisi Howard Dean’den etkilenmiştim. O zamanlar henüz yeni olan savaşa sert bir şekilde karşı çıkıyordu. Büyük ve dipsiz kuyuya dönen sağlık sorunları için reformlar öneriyordu. Etkileyici konuşuyordu. O sıralar ülkede Howard Dean rüzgarı esiyordu. Kampanyası da demokratikti. Gençlerden büyük destek alıyordu. Finansmanı, hep olduğu gibi parababalarından değil, internetten küçük miktarlarda geliyordu. Ama acıyla gördüm ki seçim sisteminin salaklığı diye birşey vardı. Parti içi yarış farklı eyaletlerde aynı anda değil, önce küçük bir eyalette, sonra onun rüzgarıyla bir diğerinde, bir hafta sonra bir başkasında yapılıyordu. İlk eyaletler de Howard Dean için fazla muhafazakardı. Ülke çapında önde olsa da ilk iki eyaletteki beklenmeyen büyük yenilgisi, rüzgarı tipik bir Amerikan politikacısı (uzun boylu, geniş gülümsemeli ve samimiyetsiz) John Kerry’ye döndürdü. Zaten o zamanlar anladım oradaki seçimlerin bir rüzgardan ibaret olduğunu.

O sıralar Hillary Clinton’ın adı geçiyordu. Senatördü ama aday olmadı. Ben de sonraki seçimde olacak ve başka seçilecek demiştim o zamandan. Keşke o seçimde aday olsaymış. Bush’un karşısına Kerry gibi kötü bir aday çıkmazdı. Sonraki seçimdeyse çok güçlü ve favori olsa da Clinton’ın karşısına çok iyi bir aday, genç, gençlerin sevgilisi, siyahlığın bütün avantajlarını kullanan, ama dikkat ederseniz, tam siyah olmayan, kabul edilebilir bir siyah olan Obama’yı çıkardı. Aday olmadan önce bestseller bir kişisel gelişim kitabıyla ünlü olmuştu zaten. Ünlülük: seçilmek için 1. kriter

Arada geçen yıllarda Clinton başkan olacak derken tek çekincem vardı. McCain’in cumhuriyetçi aday olması. McCain, partisi içinde çok sevilmeyen, sanki iki parti arasında, merkezde konumlanan, genel olarak ülkede sevilen bir senatör. Saturday Night Live’ı sunmuştu mesela bir keresinde. Yoksa Bush sonrası hiçbir tam Cumhuriyetçi’nin seçilmesi mümkün değildi.

Öncelikle, durumu açık etmek için, tabi ki iş Obama-McCain’e kalıyorsa tutulacak taraf kesin. Tartışılacak bir tarafı da yok bence.

Ama, bu, Obama’nın “change” kelimesinden ibaret olan kampanyasından nefret etmememi gerektirmiyor. Birara dikkat etmiştim, adamın change veya different demediği bir cümle yoktu. Boş. Neyi change? Neye change? Nasıl change? Sonra, harcanan para var. Geçen seçimde Bush 350, Kerry 320 milyon dolar harcamıştı. Şu ana dek McCain harcadığı miktar da o civarda. Obama’nınkiyse neredeyse iki katı, 650 milyon. Dean’in başlattığı internetten bağışı sonuna dek kullandı. Yani, bunda bir haksız rekabet var resmen. Sonra, o paraların büyük meblağlarının diyeti de ödenecek birgün. Daha dün, üç büyük kanalda yayınlattığı yarım saatlik reklam ne kadar itici olabilirdi, mazlumu seven bir ülkede.

Ben buna rağmen, çok yakın bir seçim bekliyordum. Bizdeki varoşlardan son anda gelen oylar misali, McCain’e beklenenden fazla oy çıkacağını, sonucun çok az farkla belirleneceğini. Zaten tüm ülke oy oranları birşey ifade etmiyor. Bir eyaleti %51’le bile alsan o eyaletin tüm delegelerini kazanıyorsun çünkü. Ama anlaşılan, iş bitmiş. CNN’in toparladığına göre, ortada görülen eyaletlerin hepsini bile McCain alsa Obama kazanıyor. Bu andan sonra bir mucize bile yetmeyebilir.

Dünyadaysa tercih %90’a yakın Obama’ya yakın. Bununsa çok net bir kötü sonucu olabilir. Dış politikalar olsa olsa çok az değişecek Obama’yla, ama başta o olunca bir anlamda olumlanacak. Deyin ki Star Wars’taki evil empire’ın başına Obi-Wan Kenobi geçiyor.

Son olarak, seçimde kaç parti var diye düşünüyorsunuz? 2 mi? Belki bir de Ralph Nader’ı biliyor olabilirsiniz (tüketici hakları savunucusu, adaylığıyla 2000 seçiminde bir bölen olarak Bush’un çok az farkla kazanmasının sorumlusu olarak görülen R. Nader’ı). Ama ya, libertarian party’yi? constitution party’yi, yeşiller’i, Boston tea party’yi, sosyalist abd partisini?.. Eski bir ev arkadaşım yeşillerin adayı siyah kadına verecekmiş mesela. Şurada listesi. Toplam 13 aday var. Hatta sosyalist işçi partisinin adayı Nikaragua doğumlu olduğundan seçilse bile başkan olamayacakmış.

Reklamlar

14 yorum

  1. Bütün bu yazdıklarından anladığım, seçimlerini de beyzbollarına benzetmişler; acayip kurallar silsilesi, yabancı olan hiçbişey anlamıyor, ama, sonunda biri mutlaka kazanıyor.
    🙂


  2. çavdar hanım, birşey daha söyleyeyim ve şaşırın: salı akşamı obama kazansa bile bu bir garanti değil. çünkü seçilen delegelerin 15 aralık’taki toplantılarında istedikleri adaya oy değiştirme hakları var. isterlerse 0 delegesi görünen yeşillerin adayını bile seçebilirler. hatta, delegeler başkan ve yardımcısını ayrı oyladıkları için obama’nın başkan, palin’in yardımcı olma olasılığı da var.

    diğer bir şey de yazıda da geçen delege seçimi. 48 eyalette ve DC’de çoğunluğu alan tüm delegeleri alıyor, Maine ve Nebraska’da orantısal atanıyorlar. yani, toplam oyların %25’ini alan biri bile %74’ünü alan birini geçip başkan olabilir. 2000’de %48 oy alan al gore’un %47’lik bush’a geçilmesi gibi.


  3. Sayin Simon,

    Kirilmadigimi gostermek benim icin bir nevi zorunluluk halini aldi, neden derseniz kirginliktan, polemikten nefret ederim ondan. Bu durumun giderilmesi amaciyla, icimden hic gelmese de su post’a bir yorum yaziyim dedim musade ederseniz. Hatta, daha da ileri giderek yorumun kalaninda size ‘sen’ diye hitap edecek ve boylece kendi acimdan derdimi anlatmayi kolaylastiracagim.

    Konumuz Amerikan secimleri ve onlarin oncesinde yapilan kampanyalar… Verdigin bilgiler son derece dogru, duzgun ve yerinde. Ancak ufak tefek eksiklikleri var ve hafif rotuslara ihtiyac duyuyorlar. Bu rotuslari yaparak bir katkida bulunursam buzlari eritebilecegimi dusundum:)Yazindaki sirayi takip ederek konular hakkindaki yorumlarimi asagida sunuyorum:

    – Bir eski general diye bahsettiginiz kisinin adi Wes Clark ve aslinda son derece ciddi bir adaydi. Demokrat secmen tabaninin askerlere sicak bakmamasi engelini bir turlu gecemedigi icin gercekten iddiali bir aday haline gelemedi 2004’te. Hatta su anda da Iran’a savas acilmasina karsin oldukca yaygin bir kampanya surdurmekte ve Obama’nin baskan yardimciligi icin dusundugu ilk uc isim arasinda degilse bile, short list’e girmeyi basaran ulus capinda taninan bir kisi.

    Yine onun hakkinda cok ilginc bir bilgi vereyim mi? Bizim uslanmaz muhalif Michael Moore 2004 secimlerinde Demokrat adayinin kim olmasini istiyordu dersiniz… Evet, Wes Clark. Hala NBC’te yorumcu olarak sik sik cikiyor kendisi.

    – Adaylardan birinin dogru seyleri yumusak bir sekilde soyleyen Dennis Kucinich oldugunu soylemissin. Dogru seyleri mi soyledigi tartisilir, ama kesin olan bunlari pek yumusak bir tonda soylemedigiydi! Ayni bu secim doneminde aday oldugu zaman yaptigi gibi ABD icin en radikal fikirleri en sert bicimde dile getiren bir kongre uyesi kendisi (Cumhuriyetcilerdeki Ron Paul’un karsiligi diyebiliriz).

    Yine ilginc bir bilgi: 2004’te hic bir sansi kalmamasina ragmen kampanyasini en son sona erdiren aday Kucinich’ti.

    – Edwards’in itici olduguna katiliyorum, ancak o surecte cok guclu bir ikinci aday olarak ortaya ciktigini unutmamak gerekir. Ustelik Kerry tarafindan resmen mecburen baskan yardimcisi adayi da secilmisti. Keza bu secimde de Obama olmasaydi Hillary’i zorlayacak tek adaydi.

    – Internet’i ilk kez efektif olarak kullanan aday adayinin Howard Dean oldugu dogrudur (su anda da kendisi Democratic National Convention’in baskani). Ancak, erken on secimlerde geri siralara dusup yaristan cekilmesinin sebebi bu eyaletlerin muhafazakar olmasi degildi. Ornegin, ilk on secimin yapildigi Iowa tam bir ‘battlebground’ eyalettir ve iki parti arasinda gider gelir. Keza, bu onsecimlerde de en liberal aday olan Obama’nin alarak momentum kazandigi, McCain’in ise ancak dorduncu olabildigi bir eyalettir. 2004’te Iowa’da Kerry’nin birinci gelmesinin sebebi olmasinin sebebi, o primary’den uc gun once Ed Kennedy’nin Kerry’e olan destegini aciklamasiydi.

    On secimlerini erken yapan diger iki eyalet New Hampshire ve Nevada icin de muhafazakar tanimlamasini yapmak zordur, keza New Hampshire’i 2004’te Demokratlar kazanmis, Nevada’yi ise cok kucuk bir farkla kaybetmislerdi. 2008 secimlerinde Obama’nin ikisini de alacagi kesin gibidir.

    – Off yoruldum ya.. Lutfen bu postu yanlislama amacli bir yorum kabul etme, sadece bildiklerimi ve fikirlerimi paylasiyorum. Bundan sonra kisa kesiyim. Nerede kalmistik? Daha 5 Kasim 2004’te Hillary’nin adayligi kesin gibi bir seydi, iki sene once ise McCain’inkinden kimsenin suphesi kalmadi (ki McCain’in kendisi bile gonullu degildi oysa, ama baska adam yoktu) ve bu secimi Hillary’nin alacagi konusuluyordu.

    Amma velakin isler beklendigi gibi gitmedi ve genclik kazandi. Sadece ve sadece imaj faktoruyle Obama Hillary’yi tabiri caizse ezdi gecti.

    – Obama’nin kampanyasi bugun artik sadece ‘change’ lafinin cok cok otesine gecmis, dallanmis budaklanmis, bir suru Cumhuriyetcinin bile aklini celecek yetkinlikte bir kampanya halini almistir. Cok disiplinli ve hiyerarsiye sahip bir kampanya.

    – Haksiz rekabet konusuna yoruldugum ve baydigim icin detayli giremiyorum, bir adayin digerlerinden daha cok bagis toplayabilmesi ne zamandan beri haksiz rekabet sayiliyor? Adam insanlarin guvenini kazanmis ve paralarini aliyor catir catir. McCain’in iki aydir bagis toplayamadagini unutmayalim… Neden? Toplayamayacagini bildiginden ve bu yuzden devlet parasini almayi sectiginden dolayi.

    – Baska ne var? Ha yorumlardaki Nebraska ve Maine’deki nisbi secim sistemi. Ikisi de cumhuriyetci ve ikisinin de delege sayisi o kadar az ki Obama Maine’deki secim burosunu daha gecen hafta icinde acti. Hic onemli degiller.

    Secim sonucu belli: 53 Obama, 46 McCain… Tabii bunlar benim tahminlerim.

    Secimlerin tum vatana, millete hayirli olmasini dilerim.


  4. ben olsam yazar (S.T.) yine başka biriymiş gibi kendine yorum bırakmış, kendi kendine çekişiyor derdim. isim de aynı olunca öyle bir hava buldum.

    öncelikle, ben de geçen sefer sert bulundum diye mail atacaktım ama kaldı. “kötü birşey söylemişsin”di ya yorum, içime sinmemişti öyle bırakmak.

    bunların bir bölümüne katılıyorum, bir bölümüne katılmıyorum. bir kısmı, birkaç sayfada anlatılacak konuyu bir paragrafa ya da 1-2 cümleye sığdırmanın kısıtlılığından.
    ama bence en önemlisi, şu kampanya harcamaları. bir defa, birinin, kim olursa olsun, kampanyasına 650 milyon dolar harcamasına oha demeli. bunun bir üst sınırı olmalı. yoksa, bu açgözlü, görgüsüz ve tatminsiz harcama böyle ivmelenerek gider. adam diyelim, fakiri ezdirmeyeceğim mi diyor, insan niye bu kadar çok reklam yayınladın da bunun 1-2 milyonuyla büyük bir şehirde evsizlere otel dikmedin der.
    çevreci miymiş, birkaç milyonunu yenilenebilir enerjiye yatırsın. (tabi, diyeceksin ki o para onun için verilmiyor. ama o zaman da kampanya için daha fazla yardım istemiyorum, onun yerine şu yardım kuruluşuna gönderin diyebilir).

    sonra, 650 milyon tabi ki tek tek insanların gönderdiği 50’şer dolardan oluşmuyor. büyük şirketler de var içinde. onlar da kazananın yanında yer almak için, sonrasında bunun yararını görmek için birkaç yüz bin dolar gönderiyorlar. o diyetler de her zaman ödeniyor. yani durum ‘millet para gönderiyor’la açıklanamaz bence; direk o parayı toplamak için hummalı bir faaliyet var. büyük şirketleri dolaşıp başkanlık dönemlerinin kendilerine nasıl yarayacağını anlatıp para isteyen ekipler, 5,000 papellik yemekler… hem bir tüccardan değil, ülkenin başkanı olacak adamdan bahsediyoruz.
    mccain’e tabi ki kimse para vermez. kim kaybedeceği ne zamandır belli birine para verir ki (gerek insanlar, gerek şirketler olsun).
    adalet de burada ortaya çıkıyor işte. başkanlık açıkça satın alınıyor. durum % 53-46 olsun. ya, mccain 650, obama 340 milyon dolar harcasaydı ne olurdu, bir de onu düşünmeli.


  5. Benim de senin baska bir alter egon olmadigim ne malum? Okuyucularin kafasini bulandirmaya gerek yok, onemli olan fikirler.


  6. Temel politka ve siyaset anlayışı değişimedikten sonra obama veya MCcain ne fark eder? genel USA mentalitesi değişecek mi? Siyahi başkan seçilse devrim mi yapacak, emperyalist zihniyeti mi bırakacak? USA bürokratları ve kendi derin devleti tarafından yönetiliyor,senato da büyük burjuvasinin çıkarlarına uygun devlet politikları belirliyor.Başkanlık koltuğu da sadece temsili bir obje olarak kalıyor.

    Simon ve simon templar, aranızdan hangisi Arsen lüpen lütfen kamuoyunu aydınlatın! kim kimin alter egosunu çaldı merak ediyoruz:)


  7. bence de öyle. aralarında bir fark var, ama temel siyaset anlayışları çok benzer. dünyada herkes obama diyor, ama obama’nın son münazaralarda bence pakistan bombalanmalı dediğini kim biliyor veya kim duymak istiyor?


  8. Elbette ben biliyorum Obama’nin Pakistan bombalanmali dedigini, sen ne biliyorsan ben de aynilarini biliyorum, unutma 🙂

    ha mccain, ha obama, sonucta temel devlet politikasi degisiyor mu diyenlere de, ben de o zaman ha akp ha chp diyorum. Elbette Turkiye’nin oldugu gibi ABD’nin gerek icislerinde gerek disislerinde “kirmizi” cizgileri var ama bunlari ele alisi hangi partinin iktidarda olduguna gore degisiyor. Bakin, hangi partinin diyorum, hangi baskanin degil. Cunku onlardaki baskanlik kavrami, ya da baskan, bizdeki hukumete tekabul ediyor.


  9. aynen de chp, akp iyi bir örnek oldu. çünkü nasıl şu anki chp bizim için bir ümit olamıyorsa obama da ancak öyle olur. ben birçok sözü geçen ünlünün, hatta dünya halkının obama’ya bel bağlamasını anlamsız buluyorum. michael stipe gibi bir adam çıkıp da obama’yı herşeyin çözümü gibi göstermemeli. o, olsa olsa en kötünün iktidara gelmemesini sağlar. çünkü cumhuriyetçi dediğin benim nazarımda faşist gibi birşeydir.


  10. Hatta bir tarafina biraz su kacirip, tahminlerimi genisletmekte fayda goruyorum. Zira, su sacma sapan muhabbetin icine iyice girdik ve bir nevi hobi halini almis olan Amerikan secimlerini izleme olayini psikopata baglamis bulunmus olduk.

    Tum nufus icin goz onune alindiginda, tahminlerimi +/- %1 yanilma payiyla su sekilde belirtmistim onceden:

    Obama – %53
    McCain – %46

    Burada goruldugu uzere Parr ve Nader ikilisine toplam %1’den fazla oy hakki tanimadigim gorulecektir, oysa Parr ozellikle McCain’den ic eyaletlerde oy kapabilecek durumda (%3-4 civarlarinda, Missouri’de, Kansas’da, Oklahama’da falan canim). Iste benim % 1’lik yanilma payim Parr’in performansina bagli.. Yani, 53-45 olur, 52-46 olur, 54-44 olur orasini bilemem.

    Simdi abartip, tespit yapicam ve Elektoral Koleji tahminlerimi belirticem. Ama cok hassas bir hesap oldugu icin bir iyimser, bir de kotumser tahmin yapmama izin verin (Obama yanlisi oldugumuza gore iyimser, Obama’nin abardigi secenek oluyor)…

    Kotumser tahmin:
    Obama – 280
    McCain – 258

    Iyimser tahmin:
    Obama – 338
    McCain – 200

    Gorulecegi uzere, iyimser ve kotumser tahminler arasinda hayvani fark var, sebebi bu Amerikan halkinin saginin solunun belli olmamasi. Ya da saginin, solunun hic olmamasi:) Ama iyimser tahmin olursa, yani Obama 330’un uzerinde delege cikarirsa tarihi bir zaferle karsi karsiyayiz demektir.

    Imdi, geldik senato secimlerine. Senatonun hepsi yenilenmiyor, sadece emeklilikleri gelen veya donemlerinin sonuna gelen bazi eyalet senatorlerinin yerine yenisi seciliyor. Yaptigim geceli gunduzlu arastirmalar sonucunda, senato icin tahminim de su sekilde:

    Demokratlar – 58
    Cumhuriyetciler – 42

    Boylece, Demokratlarin mutlak cogunluk olan (bizdeki 367’ye tekabul eden 60 sayisina ulasamayacagini ongoruyorum.

    Serefsizim, yanlis ulkede dogmusum be:))


  11. bence siz bir blog açın.
    mutlak çoğunluk yerine karar almaya yeterli sayı diyelim (mutlak çoğunluk %50 artı bir olduğundan).


  12. var ya blog :))

    tamam kesiyorum bu muhabbeti burda. ama buyuk zafer oldu.


  13. daha önce dediğim gibi, yüzdelerin anlamsızlığını gösterecek sonuçlar. yüzde olarak fark beklenenden az olacak bence. ama delege sayımında sizin iyimser tahminden bile çok olacak fark.


  14. evet, Indiana, Montana veya North Carolina’nin herhangi birini alirsa 338’i gececek. Bu eyaletlerin hicbirinin Demokratlara oy verecegini tahmin edemezdim.

    Yuzdelerde sastim biraz haklisiniz, McCain’e 46 demistim, 48 aldi.

    Senato ise tahminim gibi olacak herhalde. Tabi benim de okuduklarimdan fakan cikardigim seyler bunlar. Obamanin beni ucagina alip, Yavuz Donat gibi dolastiriyor havasina girmis olmak istemem, ama oldum bile galiba 🙂



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s