h1

hayat var

31 Aralık, 2008

Bazen bizim hayat bildiğimiz şeyin gerçeğiyle ilgisi olmuyor..

.

img_2141-2
Öncelikle, hayatın odağına uzak kalıyorsun, gördüklerinin çok azı görmek istediklerinin oluyor.

.

img_2145-2
Sonra yakınlaşıyorsun ama bir tarafa fazla ağırlık vermiş, diğer tarafı eksik bırakmış oluyorsun.

.

img_2146-2
O tarafı düzeltiyorsun derken bu sefer diğer taraf kaçıyor.

.

img_2147-2
Dengeyi sağlıyorsun ama bu sefer de herşey çok soluk. Biraz renk mi eksik ne?

.

img_2149-2
Bir tutam renk katıyorsun, evet, ama herşey henüz çok flu. İstediklerin net bir şekilde belirmiyor gözünün önünde.

.

img_2152-2
Çok uğraşıp biraz netleştiriyorsun hayatını, ki o anda…

.

img_2153-2
…önünden biri geçiyor.

.

Zaman alıyor ama ondan kurtuluyorsun. Uzaklık, denge eksikliği, renksizlik, netlik, yanlış yerde duran insanlar, tüm hepsinden öğrenmiş oluyorsun. İşte o zaman -tüm görkemiyle- hayat var:
img_2164-21

Reklamlar

19 yorum

  1. Hayat var.

    Ama mutluluk yok.


  2. mutluluk varsa da eksik çok…


  3. simon bilmiyorum yeni yıl mı bu yazına ilham oluşturdu? ama ben okurken okuduğum en filozofik yeni yıl yazısı olduğunu düşündüm. ne az söz ne çok anlam. çok güzel…

    iyi yıllar simon. hayat var, ama mutluluk yoksa,mutlu bir yıl o zaman.
    sevgiler…


  4. Simoncum,
    Elektra’ya katılıyorum. Bir şey eklemek istiyorum. Tersinden bakılamaz mı acaba? Mutluluk var, hayat yok! diye başlayıp devam edilemez mi?
    Ya da, nihayetinde hayat varsa, o herşeyi kapsamaz mı?
    Hayatın tüm keyfiyle yaşandığı bir yıl diliyorum, sana.:))


  5. Hayat bir film seridi gibi gecip gitti sanki gozumun onunden 🙂


  6. teşekkürler herkese. öncelikle, mutluluk yok diyenin ben değil, simon victoire bey olduğunu araya iliştireyim.


  7. Evet, benim bıraktığım yorum sanki sitenin sahibi tarafından iliştirilmiş ek bir not gibi algılanmış sanırım. O yüzden, ismimi değiştirdim artık.


  8. istediğiniz gibi signor victoire. yanlış anlaşmalar olursa gerektiğinde düzeltiriz.
    hayat varsa mutluluk aramak şart değil gibi geliyor bana.


  9. puf, hayatı eksik olmayana yarı tanrı, firavun filan diyoruz. mutluluk da varsa daha fazla sorgulamamalı derim.

    yılbaşı yazısı değildi aslında elektra’nım, bir süredir yazacaktım, bugüne kalınca öyle birleşti anlamı.
    antalya’dan resimler. güreşçi’nin galasının girişi. hatta bazı resimlerin arasında dönüp diğer tarafımdaki ayşe özyılmazel’in ayakkabılarını göstermesini çekmiştim.

    aynen öyle çavdar hanım. bence de dolu dolu bir hayat varsa o herşeyi kapsar. demin simon victoire beye demek istediğim buydu.

    hehe, benim de amacım buydu neyzencim.


  10. mutluluklar daha kısa sürüyor,birşey hep eksık kalıyor demek istemiştim..

    ama hayatın kendisi bu,ya da isan olmak böyle birşey-herşeyin tam olması da mutlu etmiyor…
    mutlu yıllar…


  11. Hayat… Mutluluk… Bunlar büyük laflar.

    İyi yıllar sevgili Simon Bey.


  12. tatminsizlik bu çağın hastalığı. mutlu yıllar puf.

    size de metin bey. boyumuzu aşmadığı sürece büyük lafların mahsuru yok (bazen aşıyor, o ayrı).


  13. Sevgili Simon,

    Blogun başıma bela olmaya başladı. Şöyle ki;
    Çalışmak için oturduğum bilgisayarın başında yaklaşık 1 saattir okumakta olduğum yazıların aklımı ele geçirdi. Okumak istiyorum, yazmak istiyorum, okumak istiyorum, dilekçe diyorum, yarın diyorum, okumak istiyorum derken derken… Saat 10:26 oluvermiş!

    Neticeten, yarın sabaha kadar bitirmem gereken iki dilekçe ve ben, sebebiyet verdiğin uykusuz Pazar gecesi nedeni ile sana teessüflerimizi iletiriz!

    İyi geceler ve teşekkürler, 🙂


  14. çok naziksiniz, pek çok teşekkür ederim. bir dilekçeyi ben yazabilirim gerekirse.


  15. Lütfen ikisini de yazar mısınız?


  16. dilekçeden kastımız nedir? sayın müdürlüğe dilekçesi değil sanırım, di mi?


  17. Kastımız doğrudan Mahkeme makamına sunulacak iki adet dilekçedir efendim.

    Üstelik saati neredeyse 5 edip hala “ah şu koca iki günde yazaydım!” serzenişlerim, hatta “yarın sabah uyanabilir miyim ki ben, işe gidebilecek miyim?” sorularım fakat tüm bu beyin ‘gel git’inden devamında son yazını okuduktan sonra içime saplanan demir kazık ve “ama olmaz ki!” diye ağız açık şekilde kalmam… Neden sonra hayatın ve iki dilekçenin lafı mı olur diye düşünmem… Bir yanımızda hayat dururken, ölmek olmaz deyişim. Ve saire. Satır başı…


  18. hayat devam ediyor ve edecek.
    şimdi sayın mahkeme makamı, davalının…
    yok, inanın konuyu bilsem yazardım. ama morali bozmaya gerek yok, saat 5 değil, 4 buçuk. ve sabaha çok var. uyanır da iyi de hissedip işe de gidersiniz. yorum için de cidden teşekkür ederim bu saatte.


  19. Ben, rica ederim. Ve ayrıca size de ‘tatlı rüyalar’ dilerken kendi uyku sandalıma doğru yollanırım. Düşündüm de bu gecenin bize hediye ettiği kıymetli esintiyi kaçırmadan uykuya dalsam iyi ederim. Hem saat henüz 4:39 iken ve uyanmak için (evet) daha çok vakit varken devam edecek hayatınız için bu gece iyi dileklerim olacağını bilin isterim Mösyö Templar. İyi geceler, bu saatte! 🙂



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s