h1

cnbc-e’ye soru: homofobik misiniz?

26 Ocak, 2009

25 Ocak 2009 Pazar akşamı oynayan New Adventures of Old Christine dizisini izlerken tüm keyfim kaçtı. Ülkenin en düzeyli kanalları olduğunu düşündüğüm NTV ve CNBC-E’de bile homofobik yaklaşımları göreceksem gerçekten çok yazık. Dizide herhalde 30-40 kere “gay” kelimesi geçiyordu, oysa altyazılar bunu sürekli olarak “öyle” şeklinde çevirerek geçiştiriyordu. Birisi “I’m not gay” diyor, çevirisi “Öyle değilim”. Benzeri birçok anlamsız çeviri açık saçık algılanabilecek her sözü yumuşatıyordu. Bir kadın diğerine “I kissed you” diyor, çeviri “Seni tanıyorum”. Biri “Would you like to take a bath” diyor, çeviri “Elini yüzünü yıkamak ister misin?”. Daha unuttuğum birçok örnek.

Çeviriyi kim yapmış olursa olsun veya çeviriyi yapana herhangi bir telkinde bulunulsun bulunulmasın, sizin kanalınızda yayınlandığı sürece çevirilerden sorumlusunuz. Ve bu tarz gerici yaklaşımlar size hiç ama hiç yakışmıyor. Bu program ve çevirisi için aciklama, yayınızda özür ve altyazıların düzeltilerek yayınlanmasını bekliyorum.

============

Mail adreslerine de gönderilmiş bir mektup.
Bu güvenilir diyebileceğimiz kaynaklardaki korkunç homofobi kanımı donduruyor gerçekten. Daha önce de Radikal’in internet sitesindeki “Televizyonda eşcinsel sev işme şoku” haberinden bahsetmiştim. Bu haberin korkunçluğunu yazdığım gazetenin iletişim sayfasından anlamsız bulduğum bir cevap gelmişti. İsmet Berkan’dansa hiç. Gördüm ki bir hafta sonraki Radikal İki’de bir yazı o haberi eleştiriyor. Ama yazarı haberi Radikal’de değil, aynen, hatta daha da çirkin bir şekilde yapmış Milliyet’te görmüş (e, biliyorsunuz, bu Doğan yayınları hep aynı haberleri yapıyor). Radikalciler de kendilerinin de aynı haberi yaptığından habersiz, üstlerine almamışlar.

Aynı cinsiyet ayrımcı yayın kadınlara seslenirken de kullanılıyor. Üniversitede Kadın Sorunları Kulübü’ndeydim birara. İki kız vardı, kulüpte öne çıkan, ısrarla küçük kızlara bile kadın diyorlardı. Özellikle ve politik bir kararla. Bense bunun çok itici durduğunu söylüyordum. Onlarsa toplumun namus kavramıyla yaptığı ayrıma karşı bunu doğru buluyorlardı. Ben ayrımı öyle yapanlara göre davranmanın doğru olmadığını, toplumun geniş bir kesiminin de benim gibi olgunluğa göre ayırdığını söylemeye çalıştım, aynen oğlan-erkek ayrımında olduğu gibi, ama pek dinletemedim.
Aynı çirkin ayrım şimdilerdeki bayan sözüne yolaçtı. Can Gürzap geçenlerde tv’de 4 kadının programında anlattı bunun nereden başladığını. TRT’de kız basket takımı sözünü beğenmeyen bir müdür bayan basket takımı denmesini istemiş. Böylece de erkek kelimesinin bugünki karşıtı bayan oldu. Hatta o kadar çok kullanılıyor ki bazen kendimi bile yakalıyorum, otobüste filan neredeyse önümdeki bayan diyecek oluyorum. Sonra düşünüp hamfendi demeye çalışıyorum. Kadın demek istemeyen için hanım-hamfendi bir alternatif olabilir diye düşünüyordum ama o da hitaplar dışında hoş durmuyor pek çok zaman. Ankara’da -akp’li- bir ilçe belediyesinin afişi “hanımlar kulübü toplanıyor” diyordu mesela. Kadın ya, kadın kadın kadın kadın kadın. Sokalım bunu beynimize.

Reklamlar

7 yorum

  1. Karşı saldırıya geçip, erkek yerine “bay” desek ve ortalığı iyice karıştırsak, bir yararı olur mu, acep?
    🙂


  2. bay’ı ben de düşündüm, ama öyle algılanmaz sanırım. az da olsa öyle bir kullanım var, daha resmi ve kibar olmaya çalışıp da ne diyeceğini (beyfendi kelimesini) bilmeyen bir kesimin kullandığı.
    ama en azından şu yapılabilir bence: aynı yaşlardaki dişil kişilere kız, erillere erkek diyoruz. ben de bunu doğru bulmuyorum. nasıl kız diyorsak oğlan da diyelim, veya erkek diyorsak kadın da diyelim. kendi olgunluk ölçümüze göre.


  3. Tamamen katılıyorum sana, Simon.
    Bütün bu ifade eksiklikleri, hatta saçmalamalar konusunda en önemli dert, insanların düşünmeden konuşmaları, hareket etmeleri. Bir konu üzerinde biraz kafa yorulsa, işler daha düzgün gidecek de, ne gezeer?


  4. evet, ve tamamen iyiniyetli, eşitlikçi, tüm haklara saygılı bir toplum olsak düşünmeden, safça hareket etmek, konuşmak sorun olmayabilirdi. ama düşünmeden, ağzımıza geldiği gibi konuşunca onların gerisindeki tüm o ayrımcılık ifşa oluyor.


  5. Bu “bayan” konusuyla bam telime basmışsınız Simon Bey! Şimdi bir de “lavabo” çıktı, farkındaysanız… Durun bakalım, daha neler çıkacak.


  6. Bu soruyu lütfen tekrar soralım! New Adventures of Old Christine dizisi ağustos ayında haftada 4 gün gösteriyor CNBC-E. Her izlediğimde şok oluyorum, İngilizce bilmeyen birisi çok farklı algılarla izliyor kesinlikle. “Gay” kelimesini “çarpıklık”, “öyle” gibi kelimelerle çevirmişler. “Same sex marriage”i apayrı bir şekilde okudum. Geçen günlerde aynı dizide “lose virginity”i farklı çevirdiler. “Tampon” kelimesini “hijyenik ped” diye çevirmişler. Anlaşılan çevirmen kendi etik ve ahlak görüşlerini çeviriye aktarıyor, haliyle bu çeviri değil, derleme gibi bir şey oluyor. Eskiden bu kanaldaki dizilerde İngilizce öğrenmiştim. Fakat şimdi bu hatalı çeviriler kültürel uçurumu daha da arttırıyor bence. Eğer etik açıdan dizileri uygun bulmuyorsanız yayınlamayın. Ama çeviride bu hata affedilemez. TOKİ olayı yerine bu nedenle işten çıkarılmalı çevirmenler. Bu olayı ve kaygıyı yetkililere duyurmalıyız. Konuya değindiğiniz için teşekkürler.


  7. bence onlara mail yazarak tepkinizi gösterin. ben yazmıştım, tekrar yazacağım.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s