h1

Sayın Peres, benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor.

1 Şubat, 2009

Perşembe akşamı -muhtemelen seyreden herkesle beraber- gözlerim fildişi gibi açılarak seyrettim. Ya da faltaşı da olabilir. Tayyip bizim alışık olduğumuz, ama yabancıların henüz pek görmemiş olduğu tavırlarını, BM genel sekreteri ve Arap birliği genel sekreterinin de bulunduğu toplantıda 85 yaşındaki ve Nobel Barış ödüllü Peres’e karşı gösteriyor.

Kafada ayrıntılı evirip çevirmeden içimden ilk tepki ‘korkunç’ oldu. Sonra düşününce de değişmedi. Öncelikle, Peres’in Tayyip’e kabul edilemeyecek şeyler söylemesine neden olan da kendisi. O kadar sert bir çıkışa Peres’in canlı yayında nasıl bir tepki vermesini bekliyor ki? aa, haklıymışsınız, çıkıyoruz yarın Gazze’den mi diyecek?
Hayır, zaten baştan öyle bir panel düzenlenmesinin sebebi ne? Yarım saatte işe yarar bir sonuç mu alınacak? Politikanın özü olan çözüm üretmeyi Bush’a ayakkabı fırlatmak gibi sembolik bir hareketle karıştırıyor herhalde.
Sonra da Peres’in gayet sert ve kendisini bastıran cevabını kaldıramıyor. Sorduğu “o füzeler İstanbul’a yağsa siz napardınız”a da cevap veremiyor -ki cevabı zaten kendi Kuzey Irak uygulamalarımızdan biliyoruz.

Bu adam yıllardır hiçbir yerde kendisine karşılık verilmesine alışık değil. İki seçime girdi parti başkanı olarak, hiç rakipleriyle tartışmaya çıkmadı. Kendisine sert, sağlam soru soran gazeteci görmüyor karşısında. Kendisini tek eleştiren gazeteler ki onlar da sürekli dilinden düşmüyor. Daha 3-4 gün önce Radikal’in manşetindeki Gaziantep başkan adayının açıklanması sırasında sokakta kesilen hayvanlar konu edilince demediğini bırakmadı -eylem suç olmasına rağmen. Ve geçen hafta geçti, bir AB yemeğinde kendisine hoşlanmadığı bir soru soran Rum AB milletvekiline “Başını istediğin kadar salla. Bizim ülkemizde güzel bir laf var buna uygun da buraya uymaz, yakışmaz buraya” demiş olduğu.
Parti içinde muhalif ses yok, diğer parti liderleriyle, yargının önde gelenleriyle, önceki cumhurbaşkanıyla, önceki YÖK başkanıyla, önceki Merkez Bankası Başkanıyla, hatta şimdikiyle bile, sürekli kavgalı. Külhanbeyi tavrı değil bu sadece, tek ses olduğuna inanmak.
Ben o buyurgan sertliğin, gücü elinde bulabilse aynen İsrail gibi yapacağını düşünüyorum. Sorun bu.

O tavrı onaylayanlarda da -genelleme sonucu- güce tapma (ve şovenizm) eğilimi görüyorum. Ve adamın oynadığı mazlum edebiyatına hakvermiş oluyorlar.
O, gece üçteki havaalanı kutlamaları, sonra evinin önünde bekleyenler bana Tayyip’in hapse girme zamanlarını hatırlattı. O zaman da mazlumu oynayarak prim toplamıştı. Şimdi de “haksızlığa uğramış ve buna karşı kalkıp gitmiş” biri olarak. Kalkıp gidiyorsan kolaysa İsrail’le F16 anlaşmalarını iptal et. İsrail’in en büyük ikinci ortağı olarak o orantısız kullanılan gücü finanse eden bir ülkeyiz biz.
Ayrıca, Hamas’a bu kadar yakın duran ve her yaptığını onaylayan bir hükümete (daha doğrusu başbakana) sahip olmak istemiyorum ben.

Bir de o birden patlayan sinirde İngilizce bilmeme ezikliği buldum ben açıkçası. “Excuse me!” ve “One minute!”ler dışında istediğini diyememe, karşısındakini hemen anlayamama. Özellikle öyle hararetli anlarda daha da önem kazanan ve can sıkan şeyler.
______________

Bir şey daha ekleyeyim. Bir başbakan çok kapsamlı düşünmek zorunda. O tepkiyi bizim vatandaşlarımızın birebir bağı olmayan bir ülkeye, örneğin Arjantin’e, Tayland’a vermiyorsun. Senin ülkenin önemli bir yahudi kesimi var. Sen istediğin kadar “benim tepkim yahudi insanlara değil de”. Senin milletinin algılayışını düşünmen, hareketinin varacağı yerleri iyi hesaplaman gerekir. Sen İsrail cumhurbaşkanına öyle davranırsan senin halkın da içlerindeki Yahudilere öyle davranır.

Reklamlar

6 yorum

  1. Simon Peres’in Erdogan’in soz konusu konusmasindan onceki konusma seklini, icerigini ve gercekten de “ses tonu”nu duydunuz mu acaba?

    Başlatan oydu demek için söylemiyorum, ama birisinin bir Başbakan’a normal koşullarda öyle bağırması zaten bir diplomatik kriz sebebi.

    Kısacası, Peres 85’lik sovmen, bizimki 55’lik. Bu kadar ciddiye alınacak bir konu olduğunu düşünmüyorum nacizane.


  2. Alman başbakanı kalkıp bizimkine böyle bir tavır takınsa Almanyadaki vatandaşlar bundan rahatsız olmaz mıydı? Tabi ki Alman başbakanı böyle birşey yapmazdı ve hatta yapamazdı, dinamikler daha farklı orada ama yine de teorik olarak bu kadarını da düşünememek demek başbakan olacak yeterliliğe sahip olmamak demektir. Zaten kendisi de bürokrasiden anlamadığını itiraf etti. Bürokrasiden anlamadığı gibi vekil olmak ne demek onu da anlamıyor. Birisi de Ona bir Türkçe sözlük fırlatsa ne güzel olur.


  3. monsieur victoire, ben de onu kastettim. canlı veya tüm panelin baştan tekrarını seyretmediyseniz sadece özetlerde peres’in niye öyle bağırdığını anlamıyorsunuz. ama peres’ten önce konuşan tayyip öyle bir çıkış yapıyor ki israil’e. ettiği laflar yenilir yutulur değil. hamas’ın attığı füzelerin uydurma olduğunu söylüyor mesela. sanki israil’de hiç terör olmamış gibi anlatıyor son yılları. (israil açısından neredeyse kürt sorununu tamamen pkk’yı savunarak anlatmakla eşdeğer sözleri). o sözlere o adamın (peres’in) öyle bir cevap vereceği en başından belli.
    o yüzden zaten diplomasi çok önemli bir özellik. hem benzer şeyleri (tabi hamas’ı savunma kısmı dışında) söyleyip hem de karşındakini böyle savunmaya sokmadan, savunulacak birşey de bırakmadan söyleme sanatı. ama o tabi bir tür zarafet gerektiriyor ki o nasıl onda olmayan bir özellikse onu tezahüratlarla karşılayan kalabalık da bir tekme atmak varken ince bir söz nedir ki diyen bir kalabalık.

    ciddiye alınacak bir konu değil derken, ben de ‘adam sinirine hakim olamayıp bir hareket yapıyor, biz yüz saat bunu tartışıyoruz’ diye düşünüyorum. ama bu yazıya konu olmasının sebebi, dediğim gibi o buyurgan tavrın aslında birçok şeyi sembolize etmesi.


  4. di mi, pelin… yani, zaten bir başbakan önce kendi vatandaşlarını korumayı düşünmez mi? hele söyledikleri birşeye yaramayacak, ancak geri tepecekse.
    tabi, burada öyle bir saflık halindeyiz ki. kendisi, seçim gecesi iddia ettiği gibi herkesin başbakanı değil, hiç de olmadı. içinden çıktığı kitleyi ve onların gayri-müslümlere bakışını kastediyorum.


  5. ne güzel bir yazı, ne güzel ifade etmişsiniz. ellerinize sağlık


  6. Birçok şeyi temsil ettiği kanısına elbette katılıyorum.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s