h1

kahve?

16 Şubat, 2009

– Merhaba, birşey sorabilir miyim?
– Efendim, buyrun?
– Şey, benim bugün doğumgünüm de. Benle bir kahve içer misiniz diyecektim.
– … (susar birkaç saniye). Doğru söylediğinizi ne bileceğim? Belki kızları böyle ayartıyorsunuz?
– Ama gerçekten öyle. Durun, ehliyetimi gösteriim. Bakın, doğum tarihim.
– Elinizi çekersiniz yılını da göreceğim.
– O yüzden çekmiyorum ya.
– Durun ya. Hah. A, yaşlıymışsınız.
– Puff. Kime göre yaşlı? Tom Cruise’dan gencim. Brad Pitt’ten bile gencim. Şimdi onlar gelse, kahve içelim dese içmez miydiniz?
– haha, siz de Tom Cruise değilsiniz ama. Brad Pitt hiç değilsiniz.
– Ona bakarsanız siz de Katie Holmes değilsiniz. Ancelina Coli hiç değilsiniz. … Şırfıntı.
– Efendim?
– Yok, öyle geçen yazıdan dilime dolandı.
– Oldu, baaay.

– Merhaba, afedersiniz, birşey sorabilir miyim?
Birşey sorabilir miyim demiştim. Ya duymuyor musunuz?
– Efendim?
– ha, pardon, kulaklık varmış. Saçınızla aynı renkte de ondan görmedim. Şöyle tatlı bir kahverengi.
Kahve-rengi demişken…
– Saçlarım siyah.
– … Doğru, evet, şöyle kuzguni bir siyah.
Biliyor musunuz başka ne böyle güzel bir siyah renkte?
– Şemsiyem. Simsiyah. Yalnız, kumaşı kalitesizmiş, vurulduğu yerde izi çıkıyor.
– Evet, o da öyle kuzguni bir siyah. Size iy’akşamlaaar.

– Afedersiniz, birşey sorcam.
– Buyrun, sorun.
– Bugün benim doğumgünüm de benle kahve içer misiniz diyecektim.
– … (güler). Pek sanmıyorum, teşekkürler.
– Ama bakın, benle bugün kahve içerseniz sonra sevgililer gününde yalnız kalmazsınız.
– Sevgililer gününde yalnız değilim ki.
– (çekinerek) Sevgilinizle misiniz?
– Hayır, arkadaşlarıma sözüm var.
– Ama o olmaz. O arkadaşlar günü değil ki, sevgililer günü.
– Bu sizi pek ilgilendirmez sanırım.
– Sanırım.

– Pardon, şey…
– Efendim?
– Birşey soracağım da. Benim bugün doğumgünüm. Benle bir kahve içer misiniz?
– … (güler). Her kıza aynı şeyi mi yapıyorsunuz?
– Yok, siz teksiniz ve ilksiniz. Daha doğrusu, ilksiniz ve teksiniz. Daha önce hiçbir kıza kahve teklif etmedim. Hatta kimseye etmedim. Kendime bile sormadım.
– Ben demin sizi gördüm. İleride bir sarışınla. Hatta birşey satıyorsunuz diye düşünmüştüm. İşte, Atatürk kartı gibi şeyler.
– Yalan, sarışınlara sormuyorum bir kere. … (düşünür). Yanlış birşey dedim galiba.
– … (güler). Evet, yemi yutmak deniyor buna. Pek hoş oldu.
– Ama siz gerçekten özelsiniz. Sadece henüz ben bunu bilmiyorum.
– Öyleyim ama üzgünüm, serserilerle çıkmam. (kalkar).
– Ama hem romantiğim hem serseri. (mırıldanır) Serseriyim ah serseri, okur yazar ve sevimli…

– Pardon, bir koku alıyor musunuz siz de?
– Nasıl, ne kokusu?
– Bir koku var etrafta, di mi?
– Nasıl bir şey, çöp gibi mi?
– Hayır, nasıl desem… Denizden meltemle gelen şöyle hafif bi’… (usulca) aşk kokusu. İnsanı çağırıyor sanki.
– Benim burnum tıkalı. Ağır bir gribim var da. Sürekli aksırıp tıksıyorum. Hatta şirkette herkese bulaştırdım. Ayy, ıppşiii. Pardon.
– Öyle mi, ben uzaklaşiim.

– Merhabalar.
– Merhaba.
– Nasılsınız?
– İyiyim, siz nasılsınız?
– Ben açıkçası bugün çok zorlanıyorum. Bende paraskavedekatriafobya var da.
– Paraskafe ne? O nedir?
– Hiç duymadınız mı? 13’ü Cuma korkusu.
– Öyle birşey mi var? 13’ü Cuma’ya gelince kötü mü oluyor?
– Kötülüğünden değil, fobi işte. Karanlıktan veya köpekten korkmak gibi. Düşünemiyorsunuz bile üstüne. Eliniz, ayağınız dolaşıyor, boğazınız kuruyor, beyniniz duruyor.
– Kötüymüş.
– Evet, çok. Bana, rica etsem, eve kadar eşlik eder misiniz? Hatta yolda bir yerde de mola verir, birşey içeriz. Yoksa eve kadar gidemem birden.
– Salak şey.
– (arkasından) Ne yani, doğumgünüm desem gelecek miydiniz?

Reklamlar

4 yorum

  1. e ama simon, epey denedim, zahmetli oldu gerçekten. hepsi aynı kapıya çıktı sonunda. güzel mi? evet, güzeldi allahtan. ilk 5-6’yı sırayla, sonra rastgele örneklem metoduyla gittim bu arada:)


  2. Doğum günün kutlu olsun Simon!
    Bakma sen onlara, aldırma. Kendileri kaybetti, işte o kadar!
    Keyfin bol ve daim olsun.:)

    Not:Bak, gelecek sene için sana garanti veriyorum, doğum günün eğlenceli, kalabalık olacak. Demişti, dersin.


  3. Ben bu yazida verilmek istenen mesaji tam olarak anlayamadim. Dogum gununun yalniz gecirilmesinin verdigi huzun duygusundan baska bir seyler demek istiyor gibi geldi bana… Ama tam anlayamadim iste.


  4. bir keresinde erkekli kızlı bir grup arkadaş bir arkadaşın projesi için fakülte kapısında beklemiş her yüz kişiden birine arkadaşın yaptığı çalışmalardan hediye etmiştik…
    aklıma o an geldı bu postu okuyunca…
    çok eğlenceliydi…

    bu posttan çıkacak sonuç, ya kızlara yaranılmaz ya da taktikler kötü:)

    doğum günün kutlu olsun bu arada…



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s