h1

Ben seçtim!

30 Mart, 2009

Bir defa, oy verebildim. Önceki son, sayamadığım kadar çok seçimde veremediğim için bu çok önemli bir gelişme. Ya seçim sırasında yurtdışındaydım, ya da seçmen kütüklerinin yenilendiği nüfus sayımında; ya da işte geçenkinde olduğu gibi kaza yapmıştım. Bu sefer, otobüsü bile eleyip paşa paşa yürüdüm geçen sefer bulamadığım ilkokula. Pek yakınmış meğer. Geçen sefer de yürüseymişim bari.

4:25’te girdim, yarım saat kadar sürdü sıra beklemem. Ama nasıl bir kaos. 5 sandık görevlisi aynı anda 5 kişiyi yönetiyor. Sonra sıra bana gelince birden telaş etmeye başladılar. İlk mührü bastım, biri gelip bölmemden aldı zarfı. Bir de bakmamak için uğraşıyor filan. Bunu düşününce başka şehirlerde neler neler oluyordur. Sonra diğer pusulaları aldım, daha yerime geçer geçmez acele ettirmeye başladılar, 3-4 kişi birden hadi hadi diyor. Saat 5 oluyormuş. İyi de o saate dek gelenler verecek zaten, ne bu acele diyorum, yok, telaştan düşünecek durumda değiller. Bir başkası olsa, mesela yaşlı biri, rahat hata yapar o aceleyle. Muhtar seçimi de resmen kapalı değil, milletin önünde yapılıyor. Onda bir gizliliğe gerek görmemişler. İmzaları atarken söylenip durdum. Bir oy verdim, o da hiç huzurlu olmadı.

Birer kelimeyle: Sağ oportünisttir, sol ilkesel, diyorum ben.
Ülkenin gelişip gelmişmemekte olduğunu konuşuyoruz bazen birileriyle. Artan eğitim, üniversite mezunu oranı filan ama bir ölçüt de sola verilen oylar olmalı. chp+dsp+minik partiler+dtp’nin oy toplamı (hepsi için sol olup olmadıkları tabi ki sorgulanabilir, ama konu o değil, bunlar sonuçta ‘daha sol’ ve kendini solda görenlerin oy verdiği partiler) yıllar boyudur yerinde sayıyor (%32) -hatta çok hafiften geriliyor-. Bu durumda pek gelişmeden sözedemeyiz.

Can Kozanoğlu tam benim aklımdaki istatistiği verdi dün gece. 22 ilde sol oylar toplamı %10’un altında. O illere bakılsa kişi başına düşen satılan kitap sayısı, ildeki sinema sayısı gibi şeylerde en geri iller olduğu da görülebilir, eminim. Solun olmadığı yerde hayat da zor olmalı.

Reklamlar

3 yorum

  1. ama aziz simon, 4:25’e kalmak neden 🙂
    hayat bu ülkenin bazı yerlerinde gerçekten çok zor. bunu biraz da akp’ye tam destek liberaller düşünse…


  2. 4:25 gayet erken bence. koskocaman 35 dakikası var. hayır, zaten 3’te kalkmıştım. üstelik o gece bir saat kaybetmiştik. çok yıllar önce bilkent’te oy kullandığımda da bu saatlerde kullanmıştım, o kadar boş ve huzurluydu ki.


  3. Ohh! Neyse, bu defa oy kullanabilmişsin. Geçen seçimdeki kullanamama yazısı daraltmıştı beni.

    Sırada beklemek, karışıklık, çarşaf şeklinde birbirine dolanan oy pusulaları filan olabilecek, en azından tahammül gösterilecek şeyler de, sol olmayana sol demek zorunda kalmamız çok acıklı.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s