h1

Seversen canın yanar, sevmesek daha beter

21 Aralık, 2009

Kapalıçarşı’da düğün sahnesi, bir grup çıktı, herhalde yeni birinin tanıtımını yapacaklar derken romantik ballad’ı söyleyen kişi tanıdık çıktı. Timuçin Esen! Gördüm ve aynı, iki ay önce magazin programlarındaki fena görüntülerini gördüğüm anda olduğu gibi ilham geldi. O zaman da görür görmez işte bu demiştim. Kesinlikle bu adamı kullanmalıyım (zaten önceden de aklıma gelmişti galiba). İlk aklıma gelen Nasuh Mahruki pek iyi olmayabilir, kimyaları da garanti değil. Dizinin esas kızıyla. {Esas kız? Yıllardır ntv’de doğulu kadının en güzel yüzünü temsil eden Banu Güven.} Oysa, Timuçin Esen-Banu Güven müthiş bir ikili olur.

Kabul eder mi Banu Güven? Sonuçta haberin gerektirdiği ciddiyet ve inanırlılığı riske edecek. Ama ağzından girer, burnundan çıkarım ve böyle bir deneyimin hayatta bir kere geleceğini söylerim. O ciddi, tutarlı, mantıklı ve içindeki çılgını saklamaya çalışan biri iken Timuçin çok daha hafif yaşayan, serseri ve harbi biri (hadi, mesleğini söylemeyeyim). Dağhan da onun miçosu (hayır, denizde değiller).

Timuçin Esen’in hayat öyküsünü Hırsız-Polis sırasında okumuştum. Konservatuar bitince yönetmenlik eğitimi almak istiyor ve atlayıp İtalya’ya gidiyor, bir kabulu olmadan, zerre İtalyanca bilmeden ve parasız. Orada barlarda çalıyor filan, bir profesyonel tiyatro kendisini kabul ediyor. Ama askerlik için dönmesi gerekiyor, sonrasında Amerika’ya gidiyor. Orada da çocuk baktıktan sonra iyi bir okulda yönetmenlik eğitimi alıp dönüyor. Bütün bunlar, özellikle bu ülke ikilisi fazlasıyla tanıdık geldi. Onunla da oradan başlarız diye ümit ediyorum.

Bir de Kapalıçarşı’da kalıcı olmaması iyi oldu tabi (bu yüzden), ama kalsa ve dizideki tüm kadınlar (güzeller güzeli Diyar, kızkardeşi, evin kızı, çiğ köfteci Tülin Özen, hatta Arap şeyhinin kızı), hepsi dizideki eşleştirmeleri bırakıp kendisine aşık olsa ve ortalık çorba yeri olsa işte o zaman iyi bir dizi olurdu.

Ve ne diyorduk. Evet, şarkı: Seversen canın yanar, sevmesek daha beter. Bir hayli yalnız insan, sarıl bana yeter.  (Sizin de göreceğiniz gibi şarkıcılıkta ısrar etmesin, bu işi kabul etsin).

Reklamlar

14 yorum

  1. Simon! Süper hızlısın! 🙂
    Şarkıcılıkta ısrar etsin mi etmesin mi kendi bilir de, bunu yapıp sahnede şarkısını da söyledi ya, dizideki güzel kadınların ona aşık olma potansiyellerini bir yana bırak, bizdeki hayranlığı katmerlendirdi.


  2. evet evet, bekliyordum bir yazı, ama bu kadar çabuk değil. ben bir de fragman falan hiç denk gelmemiştim. başladı sahne,’ aaa, o mu, yok ya, az kilolu bu, aaa, bu o valla’ duygularıyla izledim. ve bence de şakıcı olmasın, sahne ışığı yok:P


  3. evet evet ben de izlerken dönüp kime söylesem dedim. annem isimden değil ama hırsız polisten hatırladı:) hırsız polis oynarken ben hala amerikadaydım ve buradan okumuştum ilk çınar, mavi, aksak diye. anneme sorduğumda polis varmış pek yakışıklıymış diye, ay evet hepimiz hayranız demişti:) hiç de fena söylemedi aslında. hem nejat hem timuçin nefis olurmuş aslında.


  4. Amaaan Banu Güven AROG’da “Arif” haberini okuduktan sonra gerçekliğini yitirmediyse, daha da yitirmez 😉 Timuçin Esen de, yine bence, seve seve kabul eder teklifini. Süper ikili olurlar kesinlikle 🙂 (Diziyi izlemediğim için benim yorum ancak 2li üzerine gidiyor mecburiyetten. T.Esen’in yorumculuğu üzerine ise blogda kısa bir yazı gelecek azzzz sonra)

    Sevgiler,


  5. çavdar hanım meğer onyıllardır barlarda söylermiş kendisi. ben o kısık sesle söyleme tarzını çok tutmadım ama yine de gördüğüme pek sevindim.


  6. şişmiş diye ben de yazıda yazacaktım elektra’nım. ünlü erkeklerde ortadan kayboldukları bir dönemde böyle şişmiş olarak geri dönme sendromu çok yaşanıyor, ama daha çok 40’larında (timuçin daha genç). travolta için düşünmüştüm ilk bunu, sonra jerry seinfeld’de de gördüm, ve hatırlamadığım birkaç kişide daha. yüzler şişiyor özellikle, genişliyor.


  7. pelin, valla hatırladım annenle muhabbetini:) aradan bayağı bir yıl geçti ama yine böyle anlatmıştın. ne hoş, bir arkadaş gibi gördüm bak şimdi kendimi. (çavdar hn. duymasın, onunla bu arkadaş konusunda ayrışmıştık, ben blog arkadaşlığı arkadaşlık değil demiştim, o da olabiliyor demişti).

    ben de demin sordum anneme, gördün mü timuçin esen’i dün dedim, evet dedi. sen nerden tanıyorsun dedim, dizide oynuyordu dedi. sen seyretmedin ki o diziyi dedim, ben biliyorum onu dedi. çok sıcak bir yüzü var, onun etkisi olmalı.


  8. sindirfil, ben yorumlara cevap yazmaya başladığımda yoktu seninki. yazdıktan sonra görüp sevindim.
    vee.. nasıl yani, banu güven arog’da haber mi okuyordu diyorum? yuhh. o zaman oyuncunun filmografisi uygun mu diye bir daha mı düşünsem?


  9. pelin’e bir de negatif ekleme:
    aradığınız blog bulunamadı, hmm? (hesap ver manasında). yani, bu kişisel birşey evet, ama okuyucuların da böyle minik bir siteme hakkı var bence.


  10. Duydum duydum!
    Çavdar Hanımın duymaması gerekeni duydum.

    “Ben demiştim” demeyeceğim.


  11. evet hakkı var tabi okuyanların sitem etmeye. ama inan yazamıyorum. ne oldu bilmiyorum. içimden gelmiyor pek. daha bir ton mazaret sıralayabilirim ama en doğrusu bu galiba.


  12. nasıl bir rol için düşünmüştün bilmem ama banu güven olmasın. çok kendini beğenmiş, üstten bakan bir hava var o kadında. çok patron…dağhan da olmasın. hiç sevimli bir tip değil. castinge karıştım ama izleyicinin fikrini önceden almak istersin diye düşündüm:)
    buradan bir de pelin’e selam göndereyim. ikinci dönem başlayınca bir yemek yiyelim beraber:)


  13. banu güven kötü kadını oynayacak. olur mu canım:) ama baştan biraz sert olan bir kadını oynayacak, o yüzden o kendini beğenmişliği sorun değil. bu arada, buna kesinlikle katılıyorum. çok yukardan bakıyor -konuşmuş biri olarak hele, katlıyorum bunu. (ama o kadar güzel ki -bunu ekran için diyorum).
    dağhan için de aynı durum. kavak yelleri 2. sezonunda sevimsizdi, katılabiliyorum. sevimli olabilmek oyunculuk işi biraz da. kendini sevdirsin.

    ve yemeğe ben de geliim, ben de geliim. istanbul’dan iş çıkmadı, izmir’de tiramisu hayal oldu. eskişehir olsun, tam olsun.


  14. ay durun ben buraya bakmayi yazmayi unutmusum. ozden merhaba, aslinda gelmeyi dusundum size ama (hatta birkac kisi dusunduk) ama bu grip salgini yuzunden vazgectik. kucuge olmadik bakteriyi tasimayalim simdi diye. yemek iyi fikir, yapalim mutlaka.

    simon sen de gel valla. ama soyliyim hava cok soguk. butun atkilarini tak oyle gel:)



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s