h1

Havada bir heyecan eksikliği var.

12 Şubat, 2010

3 gün önce Mystery, Alaska diye bir film seyrettim. Russell Crowe ve Burt Reynolds oynuyordu. Alaska’da karlar altında küçük bir kasaba. Bu kasabadaki en prestijli şey, buz tutmuş gölde kendi kurallarıyla yaptıkları Cumartesi maçlarında sahaya çıkmak. Sonra, kasabadan çıkmış bir gazetecinin bunu haber etmesi sonucu profesyonel New York Rangers takımı kasabaya maç yapmaya gelir. Sonrası biraz bilindik spor filmleri gibi. Bu buz hokeyi idi. Futbolun özünü, yani iyi paslaşmaları, çalımı ve filelere atılan golü seven herkesin büyük zevkle seyredeceği spor.


Alp Kayağı, yani Slalom, Büyük Slalom, Büyük G, ve Tepe İnişi eski TRT günlerinin vazgeçilmez parçalarından biriydi. Eminim o günlerden beri bir dakika bile Alp Kayağı izlememiş olanlar vardır. Oysa, seyretmesi en huzur verici sporlardan birinden (belki ilkinden) bahsediyoruz. Hele de bayraklardan dönülürken kenardaki izleyiciler Alplerdeymiş (zaten Alp Kayağı) hissi veren kornaları öttürürlerse.


Bobsled‘in (spora olan ilgimiz buraya kadar işte, daha kış sporlarından en temellerinden birine Türkçe bir isim koymamışız bile) -diğer sporlar gibi- kendine ait bir kültürü var. Bobsled’in tarihini yazan kişilerden Eugenio Monti’den bahsetmiştim bir gazete yazısında. Bobsled dışında iki ayrı disiplin daha var, ayrı birer spor olarak geçen, luge ve skeleton. Birinde kafa arkada, diğerinde önde ve ikisi de seyrederken bile tedirgin edici. (bu arada, bu yazıdan sonra bir luge sporcusu antrenman sırasında hayatını kaybetti).

Artistik Patinajsa TRT günlerinde kalmadı, Alp Kayağı’nın tersine. İzlemeye devam eden çok, gerçi %90’ından fazlası kadın olsa gerek. Evgeny Plushenko yine var, kadınlardaysa hep yeni isimler.


Zamanında bir takım ciddi ciddi adamların buzu kayan bir kayanın önünü yoğun veya yavaş bir şekilde süpürmelerini görüp şaşırmamış kimse yoktur. Curling tüm zamanların en çok alay edilen sporu olsa gerektir. Tabi Kanadalılar hariç. 1.2 milyon Kanadalı bu sporu lisanslı bir şekilde yapmaktaymış. Geçen gün Jay Leno’ya katılan Amerikalı bir sporcu “süpürücüler kayaya temas ederse farkedilmese de kendisi söyler. Bu bir centimen sporudur” diyordu.


Neler olup bittiğini anlaması en zor sporlar olarak Sürat Pateni‘ni görüyorum. Kısa Parkur’da bireysel yarışlarda en azından kimin önde olduğunu görebiliyorsun ama takım yarışmaları büyük bir karmaşa, bazıları ortada bekliyor, sonra yarışmaya giriyor, çok zor takip etmesi. Sürat Pateni’nde (uzun parkurda) ise bir strateji oyunu yaşanıyor. Çok yavaş başlıyor yarış, laylaylom kayıyorlar bayağı bir süre, ne biçim yarış bu diyorsun. Oysa o sırada önde başlayan diğerini çok yakınına sokmadan doğru zamanda hızlanmaya çalışıyor.

Şu an 11 Şubat gecesi. 12 Şubat’ta Olimpiyatlar başlayacak. Az şey değil, insanlığın en önemli buluşması Olimpiyatlar. Dünyanın tüm milletlerinin en iyi sanatçılarını biraraya toplayan bir organizasyon yok, dünyanın tüm milletlerinin en iyi bilimadamlarını biraraya toplayan bir organizasyon yok, ama dünyanın tüm milletlerinin en iyi sporcularını biraraya toplayan bir organizasyon var. Ama ne haber bültenleri ne gazeteler ne özel programlar. En ufak bir referans yok.

Evde Washington Post’un 2002’de Olimpiyatlar için çıkardığı bir ek var. Gün gün program ve o gün en önemli sporuna özel bölümler. Artistik Patinaj programlarında parkurun kullanılmasını, puanlamayı göstermişler mesela. Çok önemli bunlar çünkü insan bildiği şeyi sever. Zaten sevmeyenler size hep aynı şeyleri söyler: “Ne ya o öyle ben hiçbir şey anlamıyorum”, “Sporcuları hiç tanımıyorum”.
O zaman da değil 1917’de (bkz. el foto), neredeyse 100 yıl sonra bu sporları yapan adam (&kadın) bulamayız.

Reklamlar

3 yorum

  1. 2 hafta tatilden sonra işbaşı yapmak azıcık sarsıcı oldu benim için. İşyeri de alışık olmadığımız bir gergin ortama dönüşmüş olunca kaskatı bir hafta geçirdiğimi bu sabah fark ettim. Geçen hafta neler neler olmuş meğerse. Sanki beni Pazartesi sabahı uyutmuşlar ve bu sabah da uyandırmışlar gibi. Neyse, çok uzattım lafı. Ben normalde açılış törenlerini kaçırmazdım Olimpiyat törenlerinin, onu bile izleyemedim. Ama sanki pek lafı da geçmedi gibi hakkaten. Saat farkı da iyice zorlar şimdi takibi. Yorumu bitirebilmek için toparlamaya çalışıyorum, ama iyide dağıldı mevzu ya neyse. Bitti diyelim, bitsin bari.


  2. örosport gündüzleri tekrar ediyor geceki programı. ama bu lafının geçmemesi ne kadar sporsevmez bir ulus olduğumuzun göstergesi, yoksa Oyunlar’ın sönüklüğünden değil tabi. eminim şu an sorulsa halkın %90’dan fazlasının haberi bile yoktur bir Olimpiyat olduğuna.
    açılış çok geç saatti, ben bile meşalenin yanışına dayanamadım.


  3. kış sporları hakkında detaylı bir anlatım. ilginç bir blog takip edicem. Tanıştığımıza memnun oldum :))



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s