h1

Blog okurlarına müjde haram!

7 Temmuz, 2011

Blog okurları dediğim, buranın düzenli okurları değil. Arada bir gelenler, veya tam inanmasam da “ben sürekli okuyorum, ama henüz ses etmedim, gizli gizli okuyorum” diyenler de değil. Aslında sadece bir kere gelmiş kişiler. Şöyle:

Seçim dönemiydi, ama bir önceki seçim. 2007’de NTV’de bir sohbet programı yapıyordu Bayülgen (‘Bu Sizi İlgilendiriyor’), haftaiçi her gece, geceyarısından önce. Ama her akşam konu ne olursa olsun, illa genç bir kadın çıkarıyordu. Seçimden önceki haftalarda konu seçim olmuştu doğal olarak. Ama aynı alışkanlık devam ediyordu, o kontenjana sokacak birini alakasız da olsa buluyordu. Hepsinin de güzelliğini vurgulayarak, hatta neredeyse asılarak. Çekim arasında “buradan içmeye gideriz, di mi” diyecek gibiydi hep. Evlenmeden önceki zamanları tabi, bir nevi Haşmet veya Ali Taran sendromu. Konvers giydin mi, gençsin.

Bir programda da iki adayı çıkarmıştı, Berhan Şimşek ve Özlem Türköne. Özlem Türköne, 23 yaşında ülkenin en genç kadın kaymakamı olmuş, o yakınlarda da AKP’nin basın sponsorlarından -ve Çiller’in danışmanlığını yapmış- Mümtaz’er Türköne (kesme sanırım bir tür soyluluk ifadesi, d’Honnt filan gibi) ile evlenmiş. Üniversiteden hocasıymış adam (bir de yasak derler).

O program da Bayülgen’in “genç ve güzel” sözleriyle açıldı. Sonra bir yer geldi, Ö.Türköne ile B.Şimşek tartışmaya girdiler. Bayülgen de araya gireyim diye “Berhan Abi, Özlem çok yeni siyasette, öyle değil mi efendim?” dedi. Kadın “Evet, Özlem Türköne, evet” dedi hafifçe ve bariz bir şekilde bozularak. Gerisi:

– Ben ne dedim, yanlış mı söyledim?
– Hayır, soyadımı unuttuğunuzu düşündüm de.
– Özlem siyasette yeni. Şöyle mi denmesi lazım, Özlem Türköne siyasette yeni mi denmesi lazım?
– Ben Türköne’yi de bekledim de siz hepsini söyleyeceksiniz gibi geldi.
– İsterseniz hepsini söyleyebilirim, tam bir Meksikalı aile gibi Özlem Piltanoğlu Türkoğlu da diyebilirim.
– En azından Amerikalı değilim. İsimlerle yalnızca hitap etmiyorum. Türk toplumundan geliyorum.
– Özlem siyasette yeni deyince ne problem oldu, onu anlamıyorum?
– Meksikalı değilim, ama Amerikalı da değilim demek istedim.
– Ben kime laf ediyorsunuz, beni ilgilendirmiyor. Karşılıklı eğer bir gıcıklaşmaya gideceksek hemen gıcıklaşırım söyleyeyim. Özlem siyasette yeni, bu cümle ne adap bakımından, ne siyasi adap bakımından, ne kibarlık açısından hiç problem taşıyan bir cümle değil. Özlem siyasette yeni, Özlem Türköne siyasette yeni. Ne var?
– Eğer tercih hakkım varsa 2.yi lütfen.
– Nasıl ya?
– Özlem Türköne siyasette yeniyi tercih ederim mümkünse.
– Niye? Özlem deyince anlaşılmıyor mu?
– Ben soyadımla da hitap edilmesini daha uygun bulduğum için bunu ifade ettim. Bu sizi rahatsız etmesin lütfen.
– Hayır, beni rahatsız ediyor. Çünkü adabımla ilgili bana bir eleştiri getiriyormuşsunuz gibi oluyor. Niye benim seyircimin karşısında bana böyle bir eleştiri getiriyorsunuz? Nasıl ya?
– Sayın Bayülgen, ben sadece tercihimi ifade ettim. Siz devam edebilirsiniz aynı şekilde.
– Hayır, doğru değil, siz beni bu konuda uyaramazsınız.

Reklama gidildi, konu soğumadı, bilakis alevlenerek devam etti. Programın süresi sarktı, Bayülgen uzun süre sinirli devam etti. “Kimse bana televizyonda nezaket öğretemez” dedi, programı da “Programı açarken bir yakışıklı, bir güzel konuğum var demiştim, sözümü geri alıyorum” diye kapattı.

Ben de o gece sinir olup bu olayı yazmıştım. WordPress’in çok basit bir istatistik sayfası var, o gün kaç kişi gelmiş, onu gösteren (ip’leri hiç kullanmayan) bir sayfa. Hala bloğa en çok gelen kişi sayısı birkaç kat fazla o güne ait. Hatta o gün buraya gelen insan sayısı herhalde vikipedi’ye, sözlüklere, hatta o günki feysbuk’a gelen insan sayısı kadar filandır. Görünce yuh diye bakakalmıştım valla. Hatta kısa süre sonra wordpress’in yasaklandığını öğrenince de direk aklıma bunu o yazı üzerine Bayülgen’in yaptığı gelmişti.

Olayın bu kadar ünlenmesinde kadının -özellikle profilden- bayağı güzel olmasının da payı vardı tabi.

4 yıl geçti, Ö.Türköne mecliste neler yaptı bilmem. Bu seçim öncesinde duyulmuş ki kocası aday olsun diye kendisi adaylıktan feragat etmiş (niyeyse). Ama sonra Mümtaz’er T. aday gösterilmemiş, “boyumun ölçüsünü aldım” demiş.
2 hafta önce de gazetelerde seçim sonrası ikisinin tek celsede boşandığı yazıyordu. Ben de ilgilenen varsa diye bunu okura müjde olarak yazmayı düşündüm (okurların çoğunun feminen olması diğer cinse hitap etmememi gerektirmiyor). Zaman geciktikçe de telaşlanıyordum. Bir yerde vardı (galiba how I met your mother’da) hiç boş kalmayan bir kız. Mimar olan oğlan komşu kızından hoşlanıyor, ama kız birinden ayrıldığı anda yenisini buluyor. Bu da öyle, kolay kolay boş kalmayan biri olabilirdi.
Ammaaa, meğer o kadar gazetede yayınlanan haber de uydurmaymış, yokmuş boşanma filan. Ya, işte öyle.


tezat

Reklamlar

One comment

  1. konvers giydin mi gençsin:))))) hatırlıyorum o programı. egosu biraz sarsılan -özellikle erkekler- ne komik hallere düşüyorlar..özür dile geç di mi..o ne öyle yok kimse beni ekranda azarlayamaz..bir ara okan bayülgen bağırıp durma artık diye birşey yazmıştın, ne kadar hak vermiştim sana, dediğin gibi evlenince biraz sakinledi sanki.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s