h1

Duygu gastede

8 Haziran, 2012

Geçen gece yatmadan önce buradaki ilk yazılarıma bakmıştım. WordPress’e geçtikten sonraki ilk 3 yazımı bir makalenin özet, giriş ve literatürüne benzer yapmıştım. Ben blok linki vermem dikkat ederseniz, ama sadece o literatür yazısında sevdiğim blokları listelemiştim (Mayıs 2006 itibariyle). Hemen hepsi de aynı zamanda sevdiğim kişilerdi (Sotiz’i hala çok severim, Jelatin’i de tabi). O listede Duygu’nun varlığı, hatta orada Duygu’dan arkadaş olarak bahsetmiş olmam çok garip geldi bana okurken.

Duygu bu blokta kritik bir dönemeç oldu. Öncesinde de blok yazıyordum eski adreste, ama kendi kendime, başka bloklardan haberdar olmadan ve hiç okunmadan (yazmanın en güzel şekli). Sonra internette bir gazete haberine yazdığı ayrıntılı bir yorumdan (muhtemelen evrimle ilgili bir konuydu) ismini arayıp bloğunu bulmuştum Duygu’nun. New Orleans’ta biyoloji doktorası yapıyordu. Sonra, diğer blokçulara atlamam ve onların bana atlaması oradaki yorumlardan oldu ilk.

Sonra bir süre  muhabbetimiz oldu onla. Dertleşirdik. Sonra biraz rahatsız olduğum şeyler olmuştu galiba ki sürdürmedim. Tam hatırlamıyorum ama her türlü mecradan çıkmasından ve öğretici tavrından olmalı.

Bunları düşünerek yatmıştım. Sonraki sabah kalktım, gazetede kapakta (malum, tabloitlerin ön sayfaları değil, kapakları oluyor, hatta her gün 2-3 kapakları oluyor) Duygu’nun kocaman fotoğrafı. Hatta gmail’de kullandığı fotoğrafı. Kendi çocuk aldırma hikayesini anlatmış.

‘Bu tartışmayı ben kendi hikayemi anlatarak çözerim’ düşüncesi pek anlamlı ve hoş gelmedi bana (insan Amerika’da böyle hisselere kapılıyor ama bu biraz fazla). Bu ülkede evli kadınların %22’si kürtaj yaptırmış. Yani, onlar ve en yakınlarındaki insanları düşününce ülkenin büyük kısmının yakından bildiği bir hikaye bu.

Özgürlükleri savunmasını beklediğiniz gazetelerin yaklaşımı da gayet salakça bence. Ülkede bağnaz sözlerden başka birşey duymamış yalın çoğunluğa karşı önemli bir fırsat bu. Akıllarına tek bir doğru söz soksan bu çok önemli. Bu durumda yazılacak olan da, o kesimin zaten konuya karşı olma sebebi olan (yani ‘günah işlemiş, yasak olsa ne o günahı işlerdi ne de en başta ona yolaçan günahı’ deyip geçeceği) bir hikayeyi vermek değil, bir, hatta birkaç trajediyi iyice incelemek olmalı. Daha bugün 16 yaşında bir kız sokak ortasında doğurup kaçmış.

Geçenlerde elektra’nım’ın söylediği bir sözü düşünürken aydınlandım: Kürtaj bir hak olmadan önce bir mecburiyettir. Bunun kararını anne verir, ve  bunun tartışması da olmaz. Yoksa durum şöyle oluyor:

– Devlet, ben hamileyim.
– Tamam, doğuracaksın.
– Hayır, aldıracağım.
– Yapamazsın, yasak, yaparsan hapse atarım.
– Bebek benim karnımda. Nasıl bana bunu 8 ay daha taşıyacaksın dersin? Çok istiyorsan al, kendi karnına koy.
– Ben anlamam, taşıyacaksın, taşımazsan hapistesin.
– Ben sana söylemezsem sen nereden bileceksin ki? Gider, bir ebeye aldırırım, ruhun bile duymaz.
– Ebeyi de atarım hapse.
– Ben de ağır şeyler taşırım, merdivenlerden yuvarlanırım.
– O zaman sen de ölürsün. Zaten o günahı işlediğine göre haketmişsindir.
– O zaman ben de düşürücü ilaç içerim. Amerika’da mutlaka yapmışlardır. Daha yapmadılarsa böyle bir pazar görünce mutlaka yaparlar.
– Ben de tuttuğumu atarım içeri. Zaten önemli olan uygulamak değil, yasayı çıkarmak.

Bu yüzden zaten, o yasayı çıkaramazlar, yakında unuttururlar.

Reklamlar

One comment

  1. 6 yıl önceki yazıdaki blokçularla ilgilenen birkaç kişi olmuş, ama çoğu artık o adreslerde değildir tabi. diğerlerini bilmem ama sotiz’in son adresi sothyz.blogspot. gerçi pek yazmıyor bir süredir. daha çok tivitır’da filan bulunuyormuş artık. sothyz diye aranınca her yerde bulunur. gerçi okumak isteyen için eski-yeni farketmemeli. kitap alırken 40 yıl önce yazılmış bu demiyoruz, blok okurken niye diyonuz?

    bu arada, buradaki son yazılar no comment. tabi ki benimkiler hariç:) ama illa bana ulaşmak istiyorsanız mail var, pırpırlı uçağın arkasına yazıp karşıyaka’da uçurmak var, televizyona çıkmak var (selam göndermeli yarışmalardan birine katılıp bana istediğiniz mesajı gönderebilirsiniz), tayyyyip’in konuşma yaptığı bir yerde pankart açmak var. gerçi bu sonuncuyu malum nedenlerle çok tavsiye edemiyorum.



Yorumlar kapatıldı.