h1

Sakarya’dan aşağı bi saldın mı Kurtuluş

18 Aralık, 2012

Behsat’ta iki haftadır (tam olarak bir hafta aralıklı olarak iki haftadır) konsept bölümler yayınlıyorlar. Kimsenin bunu farketmiyor olması çok garip geliyor bana. Futbol yorumcularının maçları gerçekten (alıcı gözle) izlemediğini anlıyorum, televizyon izleyenler de mi onlar gibi yani?

İlkinde tüm bölüm bir evde ve bir gece boyunca geçti. Bölüm boyunca cinayet şubenin tüm erkek çalışanları sırayla kendi hikayelerini geçtiler. Yeni gizem yaratmaktansa geçmiş gizemlerin üzerinden geçerek, bazılarının bilip hepsinin bilmediği sırları açık ederek.

Sonuncu bölüm de Behsat’ın Eylül’ü ararken kendi geçmişinde kaybolmasıydı. Bir rüya bölüm denebilir. Kahraman komiserin (tabi ki anti-kahraman değil, basbayağı kahraman, hatta kahramanlık konusunda Polat Alemdar’dan farksız) ağır geçmişini taradık bir kez daha. Gayet pratik nedenlerden, mesela birkaç oyuncunun Ankara dışında olması gerektiğinden de düşünülmüş olabilir bu bölüm. Ama yine de, televizyonlarımızda mantık çerçevesinin dışına çıkan, bunu da ciddi ciddi yapan tek dizi Behsat. O yüzden -tüm eski çekincelerimi korusam da- bir övgüyü hakediyor.

Bu konsept bölümler yanılmıyorsam Türk televizyon tarihinde bir ilk. Düşündüm, ama hiç benzerini hatırlayamadım. Gerçi ben birkaç yıl öncesine dek Türk dizisi izlemezdim -yani bilmiyor olabilirim.

Konsept bölümü (bu benim uydurmam, konsept arabalar benzeri), bir kavram çerçevesinde genelde kısıtlı bir alanda veya konuda geçen, dizinin normal akışından çıkılan bölüm gibi tanımlayabiliriz sanırım. Amerika’da daha yaygın birşey bu. Seinfeld’in birkaç bölümünde vardı. Alışveriş merkezinin otoparkında arabalarını aradıkları bölüm mesela. Ya da Çin lokantasında sıra bekledikleri bölüm. Kavak Yelleri’nin orijinali olan Dawson’s Creek’te bir bölümde bir kız (Tom Cruise’un eski karısı Katie Holmes) – bir oğlan bir hipermarkette kilitli kalıyorlardı bir gece, o da öyleydi. Birçok dizide böyle noel bölümleri olur, normal hikaye akışından çıkılan. Simpson’ların da zaten tamamen konsept bölümlerden oluştuğu söylenebilir.

Bu arada, Behsat’ın ilk kızı Berna’yı ilk bölümde Hazal Kaya oynuyordu (hatta sevgisili de Harun Tekin’di). Sonraki bölümlerde onu Ankara’ya getiremediklerinden (çünkü o, o sırada Feriha’da oynuyordu, diziye ismini veren karakteri oynamasına rağmen bu sezon ayrıldı) kızın küçüklüğünü kullandılar (“öldür onu babacık” sahnelerinde). Bu bölümde 5 dk.lık bir rolü vardı Hazal Kaya’nın. Şişmiş. İçine hava pompalamışlar. Annem o olamaz dedi. Aha da o işte.

IMG_3898

İzlediğim diğer dizide ise kapı çalıyor, eve turksel superonline ekibi geliyor. 5 dk.dan uzun 3 sahne boyunca fiber optik bağlantının reklamını hikayenin içine sokarmış gibi yapıyorlar. Ahmet Kural gelenlerle dalga geçmeye çalışıyor, biz reklama maruz kalırken. Sonra da çekilen bağlantı ne hızlıymış filan, bunu öğreniyoruz. Bu gayet net bir şekilde izleyicini kullanmak (& salak yerine koymak) demek. Sonra bir de dizi sektörünün fenalıklarını işliyormuş gibi ve duygunun insanıymış gibi yaparlar. (Çok değmez ama merak ediyorsanız şu ve açınca sağ kolondaki devamı, bahis konusu).

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s