h1

Yapabileceklerimin farkında olunuz

2 Ocak, 2013

Cumartesi: Tansaş’ta süzme yoğurtlara baktım, baktım, ‘evde de vardı, önce ona bakayım, ona göre sonra alırım’ dedim, geçtim. Hem Özsüt’ün normal yoğurdundan almıştım, gayet güzel, belki o işi görür. Evde baktım, dolaptaki süzme yoğurtta doğal bir habitat başlamış, bir milyon yıl beklesek orada bir mini kozmos doğacak.

Pazar: Süzme yoğurt yok, rus salatasına normal yoğurt koyacağım dedi annem. Ay, keşke dün alsaydım dedim, süzme yoğurt gibi olmaz. Geçen yıl da yılbaşı öncesi tüm marketleri dolaşıp bir süzme yoğurt bulamamıştım. Bu saatte hiç gidesim yok dedim. Biraz sonra kapı çaldı, süzme yoğurt geldi. Valla. Uzak bir akraba oğlu İzmir’de okumaya başladı, kaldığı ev çok yakınımızda. Birkaç kere ona yemek vermiştik. Anne-babası Burdur’dan gelirken süzme yoğurt getirmiş.

____________

Carrefour’da kasiyer kıza sordum:
– Şanslı mısınızdır?
– Çok şanslıyımdır. Herkes bana çektirir.
Benim hiç öyle bir niyetim yoktu ama. Şaşırdı çektirmememe, ama ben ondaki biletlere çıkar mı anlamında sormuştum. Böyle şeylerde çıkmasa da kendi şansıma göre olsun derim. Ama bu sefer birşey çıkacağına kesin emindim.

(Aldığım 2 biletin arka arkaya numaralarda olduğunu görünce hafif tereddüt etmedim değil, hem de ayrı ayrı çekmiştim, yani kız yerine koyup tekrar çıkarmıştı, ama demek böyle olacak dedim).

Çıktı da. Son 4 rakam. Getirisi birşey değil, iki çeyrek biletin az fazlası. Ama talihin mantığı çıkacak miktarı düşünerek işlemiyordur herhalde. Ülkenin en şanslı kişisiyim demiyorum zaten. 4 rakam, 10 bin kombinasyon, 40’ını çekmişler, yani binde 4 olasılıktı çıkması. Daha ne olsun?

____________

Bunları niye anlatıyorum? Because I can. Yok. Çünkü sinirlendim. 2 hafta boyunca odtü rektörüne laf attı Tayyyip. Adam tasvip etmesem de ayağına gitti, yine devam etti. Ta ki ne zamana kadar? Uludere’nin yıldönümü geçene kadar. Böyle olacağını bilmiyor muyduk? Tabi ki. O ekip bu gündem yaratma konusunda öyle ustalaştı ki bu olay olmasa çevik kuvvet gider, odtü’nün ana yürüme yoluna dalar, önüne gelene gaz sıkıp coplar, yine o olayları çıkarırdı. Hatta aynı mantıkla Tayyyip’in tam o günlerde kampüse gitmesini (2-3 aşağıda dediğim gibi, aynı olaylar tam 2 yıl önce de olmuştu), hatta uydu fırlatılışının o günlere  denk gelmesini de buna bağlayabiliriz. Gül’ü de çağırmadılar ki konunun muhatabı olmasın, Tayyyip gereken süre boyunca kendi başına kavgasını etsin.

ODTÜ’ye herhalde rahatlıkla ‘ülkenin en prestijli iki okulundan biri’ diyebiliriz (‘en iyi ikiden biri’ anlamında değil). Böyle bir okulun rektörünün de önemli bir prestiji, ağırlığı vardır. Bahsi geçen ve ntv’nin haberlerde Mehmet Acar demeyi tercih ettiği şahıs hem tezimde hem asistanlığını yaptığım derste canımı sıkmış olabilir. Ama bu tabi ki dışarıya karşı bir olmayacağım anlamına gelmez. Artık Tayyyip farketsin ki -zaten sürekli açığa çıkan şey kompleksleri- başbakan olabilirsin, ama odtü rektörü olamazsın.

[Bu arada, chp’nin de olabildiğince küçük davranıp “bizim öğrenciye taş, sopa verdiğimizi kim görmüş” demeci vermesi çok acınası. Tayyyip onları öğrenci şiddetini desteklemekle suçladığı an eleştiriler kesildi. Bu parti bundan büyümüyor işte. Popülistlikleri de sahici değil. Korku bürümüş yönetimi, ‘aman din düşmanı görülmeyelim, aman öğrenci terörüyle ilişkilendirilmeyelim’.]

Kısacası, sinirlendim. Bu bir giriş oldu. Ne yapacağımı da yarın anlatacağım. İsteyince yapabileceğimi de anlamışsınızdır sanırım. Ki artık kısmen de olsa kontrolüm dışına çıkmış olmalı, istesem de durduramam.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s