h1

Berberde sevimsiz muhabbetler

19 Ocak, 2013

Gittiğimde uzun saçlı bir genç vardı koltukta. Çok sürer mi, sonra mı geleyim dedim Atilla abiye, gitme, 15 dk.da biter dedi. Ne ilginç ki Amerika’da da Atilla’ydı berberim, burada da öyle. Oturdum, bekledim. Bayağı uzun sürdü işi. Sonra babası geldi. Atilla, beni de alsan, özendim oğlana dedi. Bekleyeceksin, sırada şimon var dedi Atilla. Adam döndü bana baktı. Medeni hayatın insanı zorlayan anları. Ya kötü adam olup vakitlice çıkacaktım, ya da kibar olup 2 saat bekleyecektim. Bir yandan, birşey demesem oğluyla beraber iki kişiyi birden bekleteceğim. Düşünmeden, yok Atilla abi, önce beyefendiyi al, benim vaktim var dedim. Adam dünden razı. Zaten oğlanın işi 1 saate yakın sonra bitti. Sonra adamın kesimiyle beraber 2.5 saate geldik. Ama işin kötü tarafı o değildi.

Haberler açıktı. Koltuktan da uzun saçlı kalkan oğlan -ki o sırada Bulgaristan’da tıp okuduğunu öğrenmiştim- çeşitli konularda atıp tutuyordu. Eski fırlamalardan gibi duran babası da chp’li ilçe meclisi üyesiymiş, ama ikisi de bariz milliyetçiydi. Taksim’de Ermeni karşıtı bir eylem yapılmıştı o sırada, bundan gayet memnundular. Sonra konu nasıl oraya geldi bilmiyorum, belki onla ilgili bir haber vardı, Orhan Pamuk konusu açıldı. Bu da konuşup duruyor dedi Atilla abi, baba-oğlana pas eder gibi. Ama ikisi de birşey demedi. O ana dek sesi çıkmayan, konuşmaları da pek takmayan ben, “ne yapsın, konuşmasın mı? Yanlış birşey söylemiyor ki” dedim. Bir sessizlik oldu. Ters birşey söylemesini beklediğim uzun saçlı oğlan “konuşsun tabi, o konuşmayacak da kim konuşacak. Konuşsun da kitapları bok gibi ya” dedi. Dondum kaldım. Aynı zamanda doldum da, ama birşey desem Atilla abiye ayıp olacaktı, öyle kaldım. Ama o gece uykularım kaçtı.

Bu arada, onlar gidince öğrendim, baba da anap’lıymış önceden, o çözülünce chp’li oluvermiş.

___________________________________

Dün berbere giderken radyoda birinin ölümünden bahsettiklerini duydum. Merakla dinledim, ama isim vermediler. 10-15 geçti, tam parkederken duydum kim olduğunu. Girdim içeri, televizyonda da haberler vardı. Atilla abiyle konuşmaya başladık. “TRT’yi dolandırmış zamanında” dedi, “Faturaları ikiye katlamış, farkı cebe indirmiş”. Böyle anlarda iptal oluyorum ben.

Üzüldün mü diye sordu bana. Cevabımı duyduktan sonra “ben Levent Kırca olsa çok üzülürdüm” dedi. Na alaka diye düşündüm, “Ali Kırca mı, Levent Kırca mı?” dedim. “Levent Kırca, politikaya da girmiş işçi partisinden” dedi.

Sonuç: 1. Biz çok kötü insanlarız. Öyle böyle değil.

2. Şu an mecliste temsil edilmeyen geniş bir kesim var. Barış isteyebilecek ama barış görüşmesi karşıtı, çoğunlukla anti Kürt, anti türbancı, ulusalcı, komplo teorici, yabancılara ve kendisine yabancı herşeye alerjisi olan rahat bir %10-20 arası var ülkede. Bunu duyunca ya Mhp diyebilirsiniz. Mhp’nin sevimsiz ve şiddet dolu geçmişi ve oradan gelen imajından ötürü mhp’yi kendisine yakın bulmaz, aklından bile geçirmez bu kesim. Onlar çok daha orta yolcu görürler kendilerini. Daha net ifadeyle, açık değil, gizli ırkçılıktan yanadırlar. Yani mhp’nin %12-16 oyunun içinde sanmayın bu insanları. [Daha çok chp’nin içindeydiler yakın zamana dek, ama chp bu politikaların çoğunu terketti, zaten en azından shp zamanından gelen sol bakışla uyuşmuyordu bu politikalar.] Ve bu kesimin iç gerilimi artıyor olmalı bu aralar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s