h1

Sayın Obama, ben bir scotch alayım

13 Şubat, 2013

Film tarzında rüyalara bayılıyorum.

Şimdi biz Obama’yla beraberiz. Yani ben onun sefil bir yardımcısıyım. Bir mekanda ayaktayız. Bir de genç bir kadın var. Hoşça, yabancı tipli, muhtemelen Latin bir kadın. Kadın diyor ki vatandaşlık-oturma izni filan gibi bir meseleden ötürü evlenmesi gerekiyormuş. Eyvah, tam bir centilmen tuzağı bu! Çok fenadır bu tuzaklar, kişiliğinize karşı gelemez, mutlaka düşersiniz. Obama da bizim milletten, doğal olarak düşüyor. Tamam, ben evlenirim sizinle diyor. Eyvah ki ne eyvah!

Sonraki sahnede bir restorandayız. Ya da zaten oradaydık, emin değilim, o ikisi ve ben varız. Masa hazır olunca garson çağıracak. Ama garson bu kadını nasıl çağıracak? Obama kabul ettiği anda resmen evli sayıldılar. Yani bu kadına şimdi, söylemeye bile dilim varmıyor, first lady mi diyecek? Ya, esas first lady ne duruma girer bu olursa? Felaketin felaketi olmaz mı? Adam biter alimallah. Obama’ya da söylüyorum, garson nasıl çağıracak bakalım diye. Vurguluyorum da tekrar -ki anlasın nasıl bir halt ettiğini. Garson geliyor ve … Bayan Hampton, masanız hazır diyor. Obama’nın soyadı. Nasıl da yırttı adam, çok akıllıca.

Sonraki sahne, Obama’nın yardımcısı, her işini çekip çeviren bir kadın var, o bu duruma el koyuyor. Onun yardımcısı genç bir adam, bir başka adam daha, belki biri daha olabilir, ekip halinde girişiyorlar, ya da ben de dahil girişiyoruz. Bir yere yürüyoruz, Obama ile beraber. O sinmiş durumda, herşeyi kadına bırakmış durumda. Kadın bir halta karışmışsın, ben hallederim havasında. Bir restorana gidip oturuyoruz. Yemek yiyeceğiz. Hem de Latin kadının gelmesini bekliyoruz, oraya çağırmışlar, ikna edecek onu yardımcı kadın.

Masada oturuyor çoğunluk, bakıyorum biri birşey içiyor. Scotch mu o? Daha birkaç gün önce William H. Macy, hani Fargo’da oynayan adam, bir söyleşide “insanoğlunun yaptığı en iyi içki” diyordu malt scotch için. Görünce nasıl canım istiyor. Demek yemek öncesi söyleyebiliyoruz. Ben de oturup söyleyeceğim. Oturuyorum masaya, garsona seslenmeye çalışıyorum. Bana sıra gelmiyor bir türlü. Bu sırada kadın hadi, kalkıyoruz diyor. Latin kadın geç kaldı, gelmeyecek herhalde diyor. Yemek iptal oldu, kalkıyoruz, bekleseydik keşke biraz daha. Hem anlaşma yattı hem benim içki.

Daha biraz yürümüşken geldi diyor birisi. Dönüyoruz hemen. Sonrasını görmekten daha çok kuruyorum: Yardımcı kadın, Latin kadını boşanma fikrine ikna ediyor. Zaten “tamam, ayrıldık” dedikleri anda iş bitiyor, gayet pratik. Hem belgelere de geçmemişti, o yüzden tamamen kapanacak iş, basının haberi de olmayacak. Onu ikna etmek için de sen zorda kalmazsın, seni başkasıyla evlendiririz diyor. Bakıyor masadakilere, geçiyor birisini, sonra bir başkasına bakıyor, bana bakma diyor adam, ben evliyim. O sırada ben masaya yaklaşıyorum, bana dönüyor kadın. Manalı bir bakışa maruz kalıp masaya oturuyorum. Ne düşündüklerini anlıyorum. Ona içecek birşey getirin diyor kadın, bir bardak soğuk su. Yok diyorum ben, ben bir scotch alayım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s