h1

NO WAY OUT!

24 Aralık, 2013

Şubat 2012, Alman Cumhurbaşkanı -ki böyle birinin ismini çok duymadığınızdan da tahmin edebileceğiniz gibi, aynı bizdeki gibi sembolik değeri ağır basan bir mevkidir- istifa eder.

Cumhurb. Christian Wulff, 2009’da Aşağı Saksonya eyaleti başkanı iken Miami’ye yaptıkları aile gezisi sırasında Air Berlin’in hediye olarak ekonomi biletlerini first class’a çevirdiği ortaya çıkar. Eyalet yasaları 10 euro’nun üzerinde hediyeyi yasakladığından Wulff, durum ortaya çıkınca 3000 euro farkı öder. Bunun üzerine adamın tüm şahsi işleri araştırılır. Yeşiller Partisi, parlamento soruşturmasında adama yerel bir işadamı olan Geerkens’le bağı olup olmadığını sorar, hayır cevabı gelir.

Wulff’un ev alırken aldığı borçla ilgili dedikodular üzerine Der Spiegel araştırmak için adamın tüm finansal dosyalarına ulaşma izni ister 2010 sonunda -ki bu arada adam cumhurbaşkanı seçilmiştir. Reddedilir, mahkemeler, filan sonunda dosyaların bir kısmına izin çıkar yaklaşık 1 yıl sonra. Aynı dönemde der Spiegel, Wulff’un ev alırken bir bankadan yarım milyon euro borç aldığını öğrenir ve kendisinden (bankadan değil cumhurb.’ndan) bunun bilgilerini ister. Wulff da belgeleriyle borcu Geerkens’in karısından aldığını açıklar. Düşük bir faizle ne zaman ödeneceği belirtilmemiş bir borçtur.

O zaman yerel parlamento soruşturmasına yalan cevap verip vermediği konusu ortaya çıkar. Wulff, Geerkens’le bir bağı olmadığını, parayı karısından aldığını söyler, yanlış anlaşma için özür diler. O borcu birkaç ay içinde, bir bankadan aldığı kredi ile ödediğini açıklar. Ama Bay Geerkens, para karısından hesabından çıksa da borcu verenin kendisi olduğunu söyler. Bankadaki kredi anlaşmasında da aracı olduğu ortaya çıkar.

Der Spiegel bu araştırmayı yayınlamadan bir gün önce Wulff gazeteciyi arar ve onları mahkemeye vermekle tehdit eden bir mesaj bırakır. Der Sp. makaleyi -tabi ki- yayınlar ve bu mesajdan da bahseder. Bu sırada Cumhurb. tv programlarında bu konuda soruları yanıtlar. Der Sp.’i aradığında sadece bir gün ertelemelerini rica ettiğini söyler. Der Sp. kendisinden tüm mesaj kaydını açıklamak için izin ister, Wulff vermez. (Bu aşamada çoktan Orta Dünya’da geçen bir fantezi romandan bahsettiğimi düşünmenizden korktum.)

Bu sırada, eskiden Wulff’un Geerkens’in avukatı olduğu ortaya çıkar. Başka konular da ortaya atılır. Wulff çiftinin Audi’den aldıkları bir arabada indirimli taksitler ödediği iddiası karşılıklı reddedilir. Wulff çiftinin bir başka işadamı ile gittikleri tatilde tüm masrafların o işadamı tarafından ödendiği iddia edilir. Wulff, masrafların kendi kısmını ödediğini iddia eder.(Yok, eminim, çoktan uydurduğumu düşünüyorsunuz.)

Aynı işadamı ile ilgili başka iddialar da çıkar. Wolff eyalet başkanıyken bu işadamı eyaletten birkaç milyonluk bir kredi garantisi almıştır. Ve yine birkaç yıl önce Wolff çiftini Oktoberfest sırasında Münih’e davet edip otel masraflarını değil, iyi oda farkını(!!!) ödemiştir -muhtemelen Wolff’un haberi olmadan.

Bu konulardan sonra savcılık Wolff’un dokunulmazlığının kaldırılmasını ister. Bir gün sonra da, Bild’in olayın üzerine gitmesinden yakl. 2 ay sonra, Wolff istifa eder.
(teenager ağzıyla: gerzeaak, bir ‘Amerika, komplo’ diyememeeş).

_____________________

Tüm bunlar bana son derece normal görünüyor. Biz abartılı derecede ‘memur devletten geçinir’ kültürüyle yaşıyoruz. Bir bürokrat tanıdığınız varsa bilirsiniz, yüksek derece memurların özel harcaması diye birşey yoktur, herşey devlettendir. Tabi ki bu olaylar onun çok üzerinde ama bahsim, normallerin 2 farklı kültürde nereye konduğu. Tepkiler de ona göre.

Açıkçası, ben yıllardır büyük bir skandal bekliyorum. Ama ben daha çok Tayyyip’in çocuklarıyla ilgili bekliyordum bunu, diğer çocuklardan çıktı. Tabi, Tayyyip hala dokunulabilir değil. Şu an onu koruyanlar (hatta ölmeye hazır olanlar), o zaman nasıl bir terör estirirdi, düşünsenize. Yoksa, şu an, onlar dahil herkes biliyor nasıl yediklerini. Aynı nazi Almanya’sında Musevi komşularının ortadan kaybolmasını görmezden gelen Almanlar gibi.

Neler döndüğünü yıllardır hep beraber biliyoruz. Şimdi toplasam onlarca imar skandalı haberi çıkarırım. O kadar alıştık ki vaka-i adiyeden oldu.
“Adamlar yiyor, ama çalışıyor” geyiğinin bir kesimdeki gerçekliği bir yana,
“Adamlar yiyor, ama Kürt sorununu çözüyor” diyen bir kesim,
“Adamlar yiyor, ama dindarları koruyor, öne çıkarıyor” diyenler, hatta
“Adamlar yiyor, ama hayatıma (hayat tarzıma) karışmıyor” diyenler vardı (yaklaşık geçen yıla dek).

Yıllardır bu chp ne zaman bu konuların üzerine gidecek diyorum mesela ben. Hatırlayın, Kılıçdar böyle dosyalarla sivrilmişti ama genel bşk olalı beri partiden böyle bir hamle hiç gelmedi. Oysa Özal’ı zamanında bitiren (cumhurb.’na kaçıran) ‘davulu delen Jaguar’ olmuştu.

O yüzden şimdi “adamlar da amma yemiş”, “iddialar çok vahim” diyenleri, hele köşecileri filan hiç anlayamıyorum. Anlamanız için bir savcının harekete geçmesi mi gerekiyordu? Üstelik, daha neler var. Remzi Gür, Zapsu, Çalık, pat diye akla gelen isimler. Gemiler uçuşuyor, görmezden geliyoruz. Daha neler, kimler, serpilenler, semirtilenler, çok, çoook büyük bir parsa. Herkesin bildikleri vardır. Eski bir arkadaşımın eşinin babası mesela, anlaşılan, akp yakınlığıyla madenler işletiyor, servet büyük.

Komployla savuşturmaya çalışmaları, onlara hala inanan bir kesim ve bakanların hala istifa etmemesi (etmişler de Tayyyip geri çevirmiş: istifa sunulmaz ki, edilir, gidilir) tabi tamamiyle inanılmaz şeyler. Kendilerinin AB’ye uyum için değiştirdiği polis yönetmeliğini geri değiştirmeleri, atanan ek savcılar filan, yapabilecekleri herşeyleri yapıyorlar. Ama bundan sonra ne yapsalar yetmez. Ayakkabı kutuları yeni Jaguar’ımız oldu. Bundan sonra Çıkış Yok.

Bu arada, zavallı Amerika. Ülkede kim bok yese suçlusu onlar oluyor. Üstelik, uzunca bir dönem boyunca gördüğümüz en TR dostu hükümetti bu. Daha birkaç ay önce 3 rating kuruluşu da notumuzu artırdı -sonuncusu Tayyyip oradayken. Obama İsrail’e gittiğinde Mavi Marmara için özür dilenmesini sağladı. Tayyyip yanlılarına bunları söylediğinde bilgisayar devrelerini yakacak cevaplar geliyor. Kandırılabilme düzeyi bu kadar düşük olunca da bir türlü yaranamıyor şu Amerika. (Yalnız, büyükelçiyle ilgili yalan ve tehditlere bir süre içinde sağlam bir tokat gelecek, dediydin dersiniz).

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s