h1

CHP dediğimizde asıl dediğimiz

26 Aralık, 2014

Yatalı biraz olmuştu ve aklımda birsürü şey varken hemen uyuyamayacağım belli olmuştu. O sırada alt komşunun bağırarak telefonla konuştuğunu duydum. Benim minik odamın hizası onun da çalışma odasıymış, arada konuştuğunu duyuyorum. Yıllar önce bahsetmiştim, eski vekil.

“Atatürk’e … diyen birinin partide … yapılması…” herşeyi duymuyordum. Ama bu kadarını duyar duymaz Mehmet Bekaroğlu’ndan bahsediyor herhalde dedim. Nitekim bir süre sonra Bekaroğlu dedi. Bekaroğlu konusunda yorumum yok.

Ondan 1-2 hafta önce bir kuzenim (kuzenlerimin sayısını bilmiyorum, bir ara sayayım) “Kılıçdaroğlu partiyi ne hale getirdi, Muharrem İnce seçilmeliydu” diyordu. Ondan da 1 yıl kadar önce onun anne-babası ve o taraftan akrabalar varken “chp’de çok fikir değişikliği olup durduğu, akp gibi olunamadığı” gibi bir cümle geçmişti.

Biz içerik değil, duruş arıyoruz. Güçlü duruş ve söylediğinin arkasında durma, dediğini yapabileceği görüntüsünü verme. Yoksa, tayyyip’in, önceden de vardı da, özellikle son 1.5 yılda fikir değiştirmediği konu az. Ama öyle bir görüntü vermiyor. Tüm sülalece aynı söylemi (her zaman her konuda birkaç cümle basitliğine indirgenmiş ezberler) kafamıza kakıyorlar. O bakımdan, hiç sevilen bir figür olmasa da Baykal’ın duruşunu arıyor sanki insanlar. Bu arada, Ümit Kıvanç’tı galiba, “biz eskiden tavır derdik, artık duruş diyorlar” diyen.

Ben, birazdan açık edeceğim gibi bu chp’den genelde memnunum. Ama ben bile bazen bir sağlamlık-ilkelilik eksikliği hissediyorum. Kılıçdar’ın birçok konudaki tavrı o kadar “isteyen istediğini yapsın” oldu ki mesela ilkokulda türban konusunda “isteyen aile çocuğunu örter” der diye korkuyordum. Çünkü, türbana kamuda ve mecliste evet derken bu kırmızı çizgiyi çekmek gerekiyordu, çekmediler.

Chp’nin sorunu, genel başkanın kim olduğu değil, yukarıdaki 3-5 kişinin kim olduğu. Kılıçdar çok iyi bir 2. adam olurdu mesela, aynı yolsuzluk dosyalarıyla ilk çıkışında olduğu gibi. Veya şu an yanında çok iyi 2.-3. adamlar olsa iyi bir başkan da olabilir. Şu an mesela Kılıçdar’a iyi akıl verir dediğiniz kim var, veya chp’de 2. adam kim? Gürsel Tekin mi? Başka kim var etkili? İşte sonra Ekmel gibi çok kötü (tanınmadığı için aday olarak bile düşünülmemesi gerekirken) kararlar alınıyor. MYK’ya bakınız.

Ben uzun yıllardır ’87-91 dönemi shp’sini sayıklıyorum. Yönetiminden adamlarına, enerjisinden Kürt raporu gibi ürettiklerine. İşte bu chp, o shp’ye en çok benzeyen parti. Başörtüsü ve Kürt politikası gibi Baykal döneminin en kemik 2 konusunda önemli bir dönüşüm yaptılar. Bunun sonucunda çok küskün oldu tabi. Bir de oy kazanma-ilkelilik ayrımını yapamadıkları yerler oldu, oluyor. Ekmel gibi Sarıgül’ün de yanlış bir karar olduğu bugünlerde görülüyor. (Ama İst çok önemliydi ve kazanmak istediler ve  Sarıgül’ün aldığı oy, chp’nin o seçimde İst’da alabileceği maksimum oydu [ama İst akp’nin kalesi ve İst’u kaybetmesi mümkün değildi, o yüzden Gürsel Tekin aday olmalıydı, cb için de kesin Şafak Pavey]).

Ama elimizde başka bir alternatif yok. Hdp’lilerin hem Gezi’de hem yolsuzluk konusunda akp’ye arka çıkmak için sınırlarını zorlamaları benim için kabul edilemez ölçüde. 2 konuda da “ama”sız ve “darbe”siz açıklama gelmedi resmen hdp’den. Sonra, Irak ve Suriye’de Kürtleri değil, İslamcı teröristleri desteklediği çok bariz bir hükümetle beraber hareket etmelerini kendileri de açıklayamayacak bence birkaç yıl sonra. O cenahta sanki herşey Öc alan’ın çeşitli aşamalarda serbest kalmasına endeksli gidiyor.

Ülkece chp’ye giydirmeyi seviyoruz, sosyal medya chp’yle alay etmeye bayılıyor. Ama bütçe konuşmaları oluyor, chp’ye kulak veriyoruz. Gezi’den Soma’ya chp’li vekiller öne çıkıyor. Yolsuzlukla, Roboski ile onlar ilgileniyor. Kaç meclistir görmediğimiz sayıda chp vekili yaptıkları herşeyle takdir topluyor.

(Dün Levent Gök Roboski için vur emri verildiği sırada mgk olduğunu, yani devletin tüm üst kademesinin o karardan haberdar olduğunu ve mit’in 28 Aralık’tan birkaç gün önce pk k’nın önde gelenlerinden Bah oz Erd al’ın ülkeye girip eylemlerde bulunacağı raporu verdiğini anlatıyordu. Ayrıca, sınır köyünün hemen yukarısında bir tugayın olduğunu ve tugay komutanlığının oradan sadece köylülerin geçiş yaptığını bildiğini de. Homeland senaryosu olsa bu kadar salaklık olur mu dersin.)

Gezi’den sonraki yaz birkaç koldan parti kurma girişimleri olmuştu. Ama içinde olduğun geminin gittiği yerden tam memnun değilsen yeni gemi inşa etmezsin. Zaten o kadar çoksak gemimizin yönünü değiştiririz. Ama biz beraber çalışmayı bilmiyoruz. Nasıl, gezi’den sonra bir parti politikasında uzlaşamayacaksak chp’de de aynı sorunu yaşıyoruz. Bkz. Emine Ülker Tarhan çapsızlığı. Veya Muharrem İnce: sevimsiz buluyorum, ama o kadar çok oy aldıysa yönetimde yukarılarda olmalı. Veya, ’87 döneminin çok önemli 2 ismi, Ercan Karakaş-Fikri Sağlar, yıllardır 2. adam olmaları gerekirdi. Parti meclisinde hep çok oy alırlar, ama Fikri Sağlar’ı Mersin b.şehir adayı bile yapmadılar, en azından E.Karakaş artık myk’da. Diğer yandan, Karayalçın’ın İst il bşk’ı olması iyi bir gelişme.

Hepsini toplarsak chp’yi pamuklara mı sarmalı, katran ve tüye mi bulamalı? 2 alternatif varsa bence pamuklara sarmalı, bunun için de gerekirse işgal etmeli. Öyle gidip çay-börek yemelik, bir gün konuşmalar dinleyip sonra bırakıp giderek değil. Fikirle ve sürekli zorlayarak. Mesela, cb seçiminde de, yerel seçimde de aday açıklamaları çok geciktiğinde gerekirse gidip gn mrkz binasında uyuyarak. Çünkü siyaset birarada yapılıyor.

Bunu da yine geçen yılın yazında forumlar sırasında farkettim. Benim ülkeyi idare etmek için kendi başıma muhteşem fikirlerim vardır. Senin muhteşem fikirlerin vardır. Ama seçime girersek ikimiz de muhteşem birer oy alırız. Yani biraraya gelmemiz gerekir. Ülke yönetimi için birbirimizden bağımsız geliştirdiğimiz yüzlerce, hatta binlerce konudaki fikirlerimizin tamamen aynı olması da imkansız olduğuna göre karşılıklı olarak oradan buradan çekiştireceğiz biraz.

%0.1’lik parti olmak kolay. Ama siyasetin varlık sebebi ülkeyi yönetmek. Tabi bunu söylediğim forumda herkesin tkp’li olduğunu çok geç farkettim. Tek niyetleri 15-20 yıl sonrası için adam toplamaktı. Hatta en son gittiğim gün, ülkede hararetli olaylar olurken birisi “Venezüella ile ilgili şu filmi izleyelim” dediğinde dönüp yanımdakine “ah, tkp’liler” dedim. Oğlan “ben de tkp’liyim” dedi. En azından anlayışlı çocuklar, dayak atmıyorlar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s